Oca 27 2018

Dünden bugüne: 'İdeal' kadın vücudu nasıl olmalı?

Mükemmel kadın vücudu algısı son 100 yıl içerisinde hızla evrildi. 20.yüzyılın başında kıvrımlı - ya da ‘balık etli’ - olmak bir kadını ideal yaparken, 1990’larda başlayan ‘sıfır beden' furyası büyük ölçüde devam ediyor denebilir.

‘İdeal şekli’ ne olursa olsun, kadın vücudu reklamcılıktan politikaya kadar hayatın her alanında mercek altına alınmaya devam ediyor.

women

New York'taki Moda Teknolojisi Enstitüsü'nde (FIT) yer alan sergide 18. yüzyıldan bu yana değişen moda akımları inceleniyor.

Burada ayrıca, bir beden biçiminin moda haline gelmesinin kültürel bir inşa sorunu olduğu ve daha farklı beden biçimlerinin kabulünü sağlamak için buna karşı çıkılması gerektiğinin altı çiziliyor.

18. yüzyılda modaya uygun beden esas olarak elitlere özgü bir kaygıydı. Elbisenin altına giyilen dantelli korse sadece vücudu ince göstermek için değildi. Korse rahatsızlık vermesine rağmen zarif bir görünüm sağladığı ve soyluluğun göstergesi olarak zorunlu görülüyordu. Ayrıca o dönem kadınların yapı gereği zayıf ve desteğe muhtaç olduğuna inanılıyordu.

Fransız Devrimi sonrasında ise aristokrat görünümüne sempatiyle bakılmadı. Böyle olunca da korse rağbet görmez oldu. Artık biraz daha rahat olan ama yine vücudu dik tutacak bir içlik içeren giysiler revaçtaydı.

1845-70 yıllarına gelindiğinde yüksek kemerli elbiseler dikkatleri vücudun üst kısmına yöneltiyordu. Paris'teki Dekoratif Sanatlar Müzesi moda bölümü küratörü Denis Bruna’ya göre, "Batı kültüründe vücudun alt kısmına önem verilmez, bu yüzden kadınların bacakları yüzyıllar boyunca uzun eteklerin altında saklı kalmıştır".

1870'lerden itibaren elbisenin arkasını biraz daha kalkık gösteren bir tarz popüler oldu. Bu dönem modanın biraz daha demokratikleştiği bir dönem sayılıyor.

daydress

Teknik gelişmeler ve her tür eşyanın satıldığı mağazaların açılması ile farklı sosyal sınıflar benzer stilleri satın alabilir hale gelmiş, ideal görünüm standardının oluşması ve tüm sosyal sınıflar içinde bu modaya uyma baskısının gelişmesine kapı aralamıştı.

Giysilerde reform talep edenler ve doktorlar korsenin sağlık üzerindeki olumsuz etkileri konusunda uyarıda bulunsa da, korsenin daha geniş kitlelerin satın alabileceği bir şey haline gelmesiyle kadınlar mağazalarda buldu kendini.

Ancak korse bedenlerinin 46 cm'den 76 cm'e kadar olması tüm kadınların ideal olarak görülen ince bele sahip olmadığının işaretçisiydi.

20. yüzyıl başlarına gelindiğinde, zarif uzun elbiselerde ifadesini bulan estetik giysi hareketi kadınları korsenin sınırlarından kurtarmaya çalışıyordu. Sanat çevrelerinde rağbet gören bu giyim tarzı genel halk tarafından ‘eksantrik’ olarak algılanıyordu.

1920'lerde korsenin gözden düşmesiyle beraber farklı giyim tarzları ortaya çıkmaya başladı. Ama korse giymiyor diye kadınlar artık özgürleşmiş sayılmazdı.

Yeni moda akımı kadın bedeninin kıvrımlarını gizliyor, ona erkeksi bir havaya büründürüyordu. Bunun için baseni ince gösteren, korseden daha rahat ama yine bedeni sınırlayan bir içlik giymek durumundaydı kadınlar.

1930s

1930'larda beli ince gösteren uzun elbiselere geri dönüldü. Bazı moda tasarımcıları daha büyük beden kadınlara da hitap etmeye başladı.

1940'lara geniş omuz ve dar kalça damgasını vurdu; ta ki Christian Dior'un dekolteyi öne çıkaran, belde daralıp etekte genişleyen ve kimi zaman 20 metreyi aşkın kumaşın kullanılmasını gerektiren "Yeni Görünüm"ü sunana dek. Savaş yıllarının yoksunluğuna karşı çıkış yapan bu tarz ise 1950'lerde popülerleşti.

Twiggy

1960'larda ise İngiliz manken Twiggy'de ifadesini bulan zayıf ve erkeksi görüntüye dönüş oldu. Ama 1920'lerin aksine vücudun daha geniş kısmını çıplak bırakan tarz nedeniyle destek amaçlı içlik giymek artık imkansızdı.

Korse gözden düşmüştü ama kadınlar 1970'lerde ve 80'lerdeki sade tasarımlar için de zayıf olma, bunun için diyet ve egzersiz yapma baskısı altındaydı. 1980'lerin moda dergileri ince beden ve ona tamamen zıt büyük göğüsleri sayfalarına taşıyordu. Bunu başarmanın tek yolu ise ameliyattı.

1990'larda zayıf İngiliz model Kate Moss'un ‘pejmürde kılığı’ ön plandaydı.

kate moss

21. yüzyıla gelindiğinde ise sosyal medyanın ve bireye özgü moda bloglarının yayılması ile insanların moda ile ilişkisi tamamen değişti. Bu sektör çok farklı kesimlerden ve kültürlerden çeşitli insanların etkide bulunduğu bir alan haline geldi.

Artık moda gösterilerinde zayıf, tek tip modeller yerine her renk ve farklı bedenlerden insanlara yer verilmeye başlandı. 

Related Articles

مقالات ذات صلة

İlgili yazılar