Meral Danış Beştaş: Musa Orhan’ı kim koruyor?

Bu hafta kadınların izlediği iki önemli dava vardı. İlki Kadir Şeker davası. Kadir Şeker, Konya’da şiddet gören bir kadının yardım çığlığına koştuğu ve kadının yanındaki erkeği öldürmek zorunda kaldığı için 12 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı. Uzman Çavuş Musa Orhan ise günlerce İpek Er’e cinsel saldırıda bulunmasına ve İpek’in intihara sürüklenmesinde sorumlu olmasına rağmen tutuklanmadı… 

Batman’ın Beşiri ilçesine bağlı Kurukavak Köyü’nde çobanlık yapan bir ailenin kızıydı İpek Er. 18 yaşında hayatına son vermeye karar verdiğinde, arkasında şu satırların yer aldığı bir mektup bırakmıştı:

“Ben ne ölüyüm ne sağım. Keşke ölseydim, bu mesajım benim gibi saf kızlarımızın başına gelmesin. Çakal mahvetti hayallerimi yıktı benim. Ne suçum vardı. Bana tecavüz etti. Ve inkar etmiş. Benim hayatımı umutlarımı tüketti…”

16 Temmuz’da intihar eden İpek, 18 Ağustos’ta hayatını kaybetti. 

İpek’in intihara teşebbüs etmesinden bir gün sonra gözaltına alınan Musa Orhan hakkında tutuklama istendi ancak adli kontrol kararıyla serbest bırakıldı. Jandarma Genel Komutanlığı Musa Orhan’ı açığa aldı. Sosyal medya üzerinden başlayan tepki üzerine teslim olan Orhan, yeniden tutuklandı. Ancak avukatı Mehmet Erkan Akkuş tutuklama kararına itiraz etti. Akkuş itiraz dilekçesinde, müvekkilinin kaçma şüphesi bulunmadığı ve sabit ikametgâh sahibi olduğunu öne sürdü. İtirazı Siirt 2. Ağır Ceza Mahkemesi değerlendirdi. Mahkeme, avukat Akkuş’un itiraz dilekçesinde belirtilen hususları yerinde görerek Musa Orhan’ın tahliyesine karar verdi.

Siirt 2. Ağır Ceza Mahkemesi, hukuki ve vicdani kanaatle alındığını belirttiği Musa Orhan’ın tahliye kararında özetle şu gerekçeleri sıraladı:

“Mağdur 24 Haziran’da ikâmetini terk ettikten sonra Kurtalan’da bir gece, Siirt’teki bir otelde de 3 gece kaldı. Ardından sanık ile birlikte kaldıkları ikâmete geçti. Rızaya dayalı cinsel yönden yakınlaşma mağdurun ifadelerine de yansıdı. Rıza dışı gerçekleştiği iddia edilen cinsel saldırı eyleminden sonra, rızaya dayalı olarak yeniden cinsel birlikteliklerde bulunulması olağan yaşam koşulları ile bağdaşmıyor.”

Halbuki İpek mektubunda bu ilişkinin rızaya dayalı olmadığını şu sözlerle anlatıyordu:

“Yalnızdık. İlişkiye girmek istedi. Evlenmeden olamayacağını söyledim. Ertesi akşam geç saatlerde geldi. Alkol aldığını söyledi, içmem konusunda çok ısrar etti. Bana 'Benimle ol, yarın nikâh kıyalım' dedi. Ben de alkolün etkisiyle gücümü yitirmiştim, ilişki yaşadık. Hatırladığım kadarıyla bana bir hap da içirdi. Sabah işe gitmek üzere ayrıldı."

İpek artık aramızda değil. Geriye İpek’in beyanlarını esas almayan bir yargılama serüveni kaldı. Musa Orhan, 16 Ekim tarihinde Siirt 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde “Nitelikli Cinsel Saldırı” suçlamasıyla ilk kez hakim karşısına çıktı.  Ancak tutuklama talebi reddedildi. 

Mahkemeyi izleyen HDP Siirt Milletvekili ve avukat Meral Danış Beştaş mahkeme sürecini Ahval’e değerlendirdi. 

Musa Orhan’ın duruşmaya SEGBİS üzerinden katıldığını ve susma hakkını kullandığı söyleyen Beştaş, “Dün adalet bir kez daha büyük bir yara aldı ve Musa Orhan tüm delillere rağmen, Adli Tıp Raporu ve İpek’in ifadesine rağmen tutuklanmadı. Musa Orhan’ın sabit ikametgah sahibi oluşu, kaçmayacağı ve delilleri etkilemeyeceği şeklinde bir gerekçe ortaya konuldu. Oysa milletvekilleri, belediye başkanları, avukatlar, yazarlar asıl sabit ikametgah sahibi olanlar iktidara karşı geldikleri için cezaevindeler”  dedi.

Musa Orhan’ın tüm delillere rağmen tutuklanmayışının ise Orhan’ın korunduğu anlamına geldiğini ifade eden Beştaş, “Erkekleri koruyan yargı, üniformalı ve silahlı olan erkekleri daha fazla koruyor. Kolluk güçlerinin işledikleri suçlarda bir cezasızlık politikası var. Bu hiç değişmedi. Devlet erki kendi görevlilerini koruyor” diye konuştu. 

Musa Orhan duruşmasında neler yaşandı, Orhan hangi bulgulara rağmen tutuklanmadı? HDP Siirt Milletvekili ve avukat Meral Danış Beştaş anlattı, tamamını Soundcloud ve Spotify’dan dinleyebilirsiniz.