Kas 18 2018

Hükümet krize karşı kadınlara dağıttığı 'sosyal yardımlara' mı güveniyor?

2019 yılı için bakanlıklar ve merkezi yönetim bütçesine ilişkin görüşmeler Meclis Plan Bütçe Komisyonunda devam ediyor. En önemli bütçelerden biri de, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'nın bütçesi.

Evrensel'de yer alan haber analize göre, hükümet krize karşı aile subap olarak kullanacak ve bunun en önemli dayanağını da bu bakanlığa ayrılan bütçe oluşturacak.

Haberde, kadınların “aile adına sosyal yardımları alan ve bununla aileyi ayakta tutmaya çalışan görevliler” olarak atandığı bilgisi yer aldı.

Bakanlığın bütçesinin önemli bir kısmı “sosyal yardımlara” ayrılırken, bütçe görüşmeleri sırasında ekonomik krizin yarattığı sorunlara ilişkin tartışmalarda “aile bütünlüğü”ne vurgular yapıldı.

Bakan Zehra Zümrüt Selçuk bütçeyi sunarken Bakanlığın “vizyonunu” şu sözlerle açıkladı: “Aile yapımızın güçlendirilmesi, fonksiyonlarının arttırılması, sosyal yardım ve hizmetlerde aile yanında çözüm odaklı destek politikalarının hayata geçirilmesi, çalışma hayatının iyileştirilmesi, mesleki eğitim ve işgücüne katılımın arttırılması Bakanlık olarak yeni vizyonumuzu ortaya koymakta.”

Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının 2019 yılı için toplam bütçesi 103 milyar 91 milyon 801 bin TL.

Bakan Selçuk’un açıklamasına göre, bu bütçeden Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığına 63 milyar 778 milyon 447 bin TL, Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğüne 3 milyar 117 milyon 649 bin TL kaynak aktarılacak.

Evrensel haberinde; Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, bütçeye ayrılan pay bakımından bakanlıklar arasında 3’üncü sırada yer alıyor ama aslında bu rakam aldatıcı olduğu belirtiliyor. Çünkü bu Bakanlığın bütçesinin büyük bir bölümünü sosyal yardımlar oluşturuyor.

Sosyal Yardımlar Genel Müdürlüğü’nün bütçesi 2014 yılından itibaren yaklaşık yüzde 50 oranında arttı. 2019 yılı bütçesinde Sosyal Yardımlar Genel Müdürlüğü için 21 milyar 58 milyon 796 bin lira ayrılmış.

Bakanın verdiği rakamlara göre son 16 yılda yaklaşık 283 milyar lira tutarında sosyal yardım yapıldı, 2018 yılı sonunda bu yılki rakamın 43,4 milyar lira olarak gerçekleşeceği öngörülüyor. Sadece 2017 yılında 3 milyonu aşkın kişi bu yardımlardan yararlandı.  

Bakan Selçuk patronlara verilen “kreş teşvikini” kadın istihdamına verilen destek olarak sundu. Bu kapsamda “İş’te Anne Projesi”, “Annemin İşi Benim Geleceğim Projesi” gibi projeleri sıralayıp, şartları taşıyan kadınlara aylık 400 lira verildiğini anlattı. Hükümetin kadın istihdamına yönelik temel hedefinin “iş ve aile yaşamının uzlaştırılması” olduğunu söyleyen bakan, yarım çalışma ödeneğinden 2016 yılından bu yana kadar 18 bin kişinin faydalandığını, bu kapsamda 35,5 milyon lira ödendiğini açıkladı. Ancak bu ödemeler işverene teşvike dönüşürken, kadın istihdamını artırmak yerine aslında kadınları işverenin insafına bırakmak anlamına geldi.

 

Bakanın açıklamasına göre 2007-2017 arasında kadın istihdamı 3 milyon 375 bin kişi arttı. Ancak yine bakanlığın verilerine göre 422 bin 898 kişi evde bakım aylığı alıyor ve bu sayılar da istihdam rakamlarına ekleniyor. Oysa bunlar güvenceli ve emeklilik vs. gibi haklar sağlayan çalışma biçimleri değil.

Evrensel'in hükümetin kadın politilarıyla ilgili dikkat çektiği noktalar ise şöyle:

♦ Her gün en az 1 kadının kadın cinayetine kurban gittiği Türkiye’de kadınların yaşam haklarının güvenceye alma sorumluluğu olan Bakanlığın bütçe görüşmelerinde kadına yönelik şiddet konusunda bile ana vurgu “aile bütünlüğünün korunması” üzerine yapıldı.

♦ Bakan, “Aile olmanın, yuva kurmanın sorumluluklarını gençlere aktarmak, ailelerin sorun çözme kapasitesini artırmak amacıyla eğitim ve farkındalık çalışmaları yürütmeye devam edeceğiz” dedi.

♦ Bakan, geçtiğimiz dönem şiddeti önlemek için yaptıklarını anlatırken de “farkındalık” ve “eğitim” dışında somut bir plan ya da hedef açıklamadı.

♦ Şiddet önleme mekanizmalarının geliştirilmesi ve yaygınlaştırılması gibi hedefler bakanlığın bütçe planında ele alınmış ancak 2019 bütçesinde bu konuda herhangi bir araştırma planı bulunmuyor. 6284 sayılı Kanun uygulamaları üzerine bir çalışma ya da dört yılda bir yapılması öngörülen kadına yönelik şiddet araştırması 2019 yılı planlarına dâhil edilmemiş. Ancak “boşanmanın nedenleri” konulu araştırma, hedefler arasında saymış.

♦ Bakanlık bütçesinde kadınlara özgü hizmetler yalnızca sığınakların ve ŞÖNİM’lerin hizmetlerden ve istihdama yönelik kurslardan ibaret.

♦ 2019 hedeflerine bakıldığında, kadına yönelik şiddetle mücadeleye ilişkin somut hedefler oldukça az. Yeni sığınak ve ŞÖNİM açmak, deneyimli personel istihdamı gibi net hedefler ifade edilmiyor. Bakanın açıklamalarına göre, bugün Aile Bakanlığına bağlı 110, yerel yönetimlere bağlı 32, Göç İdaresi Genel Müdürlüğüne bağlı 1, sivil toplum kuruluşlarına bağlı 1 kadın konukevi olmak üzere ülke genelinde toplam 3 bin 454 kapasiteli 144 kadın konukevi var. Oysa Türkiye’de sığınakların en az 8.081 kapasiteli olması gerekiyor, yani Türkiye’deki sığınakların kapasitesi olması gerekenden yüzde 54 daha az.

♦ Sosyal yardımlara ayrılan büyük payın yanında Türkiye’de kadın-erkek eşitliğinden sorumlu tek kurum olan ve AB uyum sürecinde kurulan Kadının Statüsü Genel Müdürlüğüne ne kadar bütçe ayrıldığı ise bütçe sunumunda yer almadı. Kurum, tamamen işlevsiz hâle getirilmiş durumda. Öyle ki Genel Müdürlük, Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Ulusal Eylem Planı 2008-2013 planından sonra, beş yıllık aranın ardından, ilk defa bu yıl Kadının Güçlenmesi Strateji Belgesi ve Eylem Planı (2018-2023)’ü hazırlayabildi. Sosyal yardımlar bütçesi yaklaşık yüzde 50 oranında artmış ama KSGM bütçesi 2004’ten beri giderek düşüş gösteriyor.

♦ Türkiye’de çocukların uğradığı ihmal ve istismar olaylarına her gün yenileri eklenirken, Bakanlık bütçesinde önleme mekanizmaları kurmak ve sorunun çözümü için etkili somut önlemlerden bahsedilmiyor, sıradan bir vatandaş temennisi gibi “çocukların her türlü ihmal ve istismardan korunması gerekliliği”nin ifade edilmesiyle yetiniliyor. Millî Eğitim Bakanlığı ve Diyanet İşleri Başkanlığına bağlı yatılı kuruluşlarda çalışan 4.410 personele, çocuk kuruluşlarında görev yapan 10 bin personele mahremiyet ve değerler eğitimi verilmesi en önemli faaliyet olarak ifade ediliyor.

♦ Çocuk işçi sayısının 2 milyona ulaştığı ve çalışan her 10 çocuktan 8’inin kayıtdışı olduğu Türkiye’de bu konu da Çalışma Bakanlığı ve Aile Bakanlığının ortak gündemi olmasına rağmen 2019 Bakanlık bütçesinde çocuk işçiliğine dair hiçbir vurgu yok.

♦ Bütçede çocuk işçiliğinin önlenmesi, çocuklara ücretsiz okul öncesi eğitim sağlanmasına ilişkin somut hedefler yok ama “Çocuklarımızın akademik başarılarını önceleyip özel okullarda ücretsiz devam eden çocuk sayımızı da yükselttik” ifadesiyle özel okullara para aktarıldığı adeta itiraf edilmiş.

 

Haberin orijinal halini buradan okuyabilirsiniz

Related Articles

مقالات ذات صلة

İlgili yazılar