May 28 2018

New York Times, 'Erkekler Krallığı'nda Türkiye'li kadınları yazdı

Türkiyeli kadınlar... Manşetlerde ya da üçüncü sayfa haberlerinde, ölümle, cinayetle, tecavüz ve tacizle isimleri hep yan yana getirilmek zorunda bırakılan kadınlar. 

The New York Times Gazetesi'nden Dalia Mortada ve Nicole Tung, kapsamlı bir kadın dosyasına imza attılar. 

Erkeklerin krallıklarını ilan ettiği Türkiye'de, kadınların payına düşense ölüm, gözyaşı ve mutsuzluk:

Handan Aşkın’ın vurulmasından bir kaç dakika sonra çekilmiş videodaki görüntüler titrek, ama sahne gayet net bir şekilde seçilebiliyor. Aşkın parke taşlarının üzerinde sırt üstü yatıyor, bacakları açılmış. Kolları dirseklerinden kıvrılmış, komşusu ona “ne oldu” diye sorarken, ellerini oynatıyor.

Olaydan dokuz ay sonra, hastanedeki odasında, kocası tarafından vurulmadan evvel olanları anımsıyor: “Ondan ayrılmak istediğimi söylediğimde Emre beni tehdit etti ve çocuklarımı kullanarak boşanma belgelerini vermemi engellemeye çalıştı.”

30 yaşındaki Handan Aşkın Istanbul’daki Hastane odasında. Aşkın kocası tarafından 2016 yılında vuruldu. (Fotoğraflar: Nikol Tung)

Aşkın’ın belden aşağısı artık felçli. Ama bazılarına göre Aşkın şanslı bile sayılabilir, zira en azından hala hayatta.

Kadına yönelik fiziksel şiddet Türkiye’li kadınlar için uzun süredir bir sorun olmakla birlikte, yakın zamana dek güvenilir istatistiki veriler bulunmuyordu. Örneğin Adalet Bakanlığı’nın verilerine göre 2009’un ilk yedi ayında 953 kadın katledilmişken, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın verileri aynı dönemde 171 kadının öldürüldüğünü söylüyordu. Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu ve Kadın Cinayetleri Haritası gibi kadın hakları örgütleri daha doğru ve güvenilir kayıtlar tutmaya başladılar.

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’na göre Türkiye’de eşleri veya bir akrabaları tarafından öldürülen kadınların sayısı 2013 yılında 237 iken, bu sayı 2017 yılında 409’a yükseldi. Bu senenin Ocak ile Nisan ayları arasında 130 kadın cinayeti kaydedildi.

2010 yılından bu yana Türkiyeli kadınlara yönelik şiddet vakalarını takip eden Kadın Cinayetleri Haritası, son sekiz yıl içinde ülke çapında 2000 Kadın Cinayeti işlendiğini belirtiyor.

Çoğu insan bu artıştan dolayı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı ve onun İslami kökenli Adalet ve Kalkınma Partisi’ni suçluyor. Geçtiğimiz yıllarda  hem Erdoğan, hem de diğer yetkililer kamuoyu önünde kadını aşağılayan konuşmalar yaptılar.

2014 yılının Temmuz ayında, o dönem Başbakan Yardımcısı olan Bülent Arınç “kadınsa o da iffetli olacak. Mahrem namahrem bilecek. Herkesin içerisinde kahkaha atmayacak,” şeklinde konuştu. 2016 yılında Erdoğan çocuksuz kadınlar için “eksiktir, yarımdır” dedi.

Türkiye Hükümeti kadınları korumak için bazı programlar başlattı ve 2012 yılında “Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair” bir kanun çıkardı. Ancak Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’nun İstanbul temsilcisi Fidan Ataselim yasaların uygulanmadığını söylüyor.

Yetkililerin daha çok kadın sığınağı yapılacağını vaat etmelerine rağmen, sığınakların hala yetersiz olduğunu belirten Ataselim, kadınların yardım için yetkililere başvurduğu durumlarda da yardımın çoğu zaman iş işten geçtikten sonra geldiğini anlatıyor.  

Hakimler, erkeklerin cezalarında, pişmanlık göstermek ya da namaz kılmak gibi nedenlerle iyi hal indirimi uygulayabiliyorlar ki bu da erkeklerin kolayca yakayı sıyırabildikleri anlamına geliyor. Bu durum, kendisine defalarca tecavüz eden akrabasını öldüren ve kafasını kesen Nevin Yıldırım’a verilen müebbet hapis veya kendisini seks işçiliği yapmaya zorlayan kocasını öldüren Çilem Doğan’a verilen 15 yıllık hapis cezalarıyla büyük bir tezat teşkil ediyor.

2016 yılındaki başarısız darbe girişiminden sonra Türkiye’nin yargı sisteminin darmadağın olmasıyla, zaten yavaş işlen ceza yargılamalarının daha da yavaşlaması, meselenin daha da içinden çıkılmaz bir hal almasına neden oluyor.

Aşkın’ın kocasına karşı açılan ceza davasında beş defa yargıç değişmiş. Son yargıç isnat edilen suçu nitelikli saldırıdan, cinayete teşebbüse yükseltmiş.

Aşkın, öldürülen ve kendileri için adalet arayamayan tüm kadınların sesi olmak istediğini söylüyor.

Gizem Olgun’un arkadaşları ve yakınları Yalıkavak’taki cenazede buluştular. Ongun, Uluslararası Kadın Günü’nünden bir gün sonra katledildi.

Gizem Olgun 2017 yılının Mart ayında, sekiz yıl evli kaldığı ve birlikte bir oğulları bulunan eski kocası tarafından öldürülmüş. Adam, Gizem’in boğazını arkadaşlarının gözleri önünde kesmiş ve vücudunu en az 20 değişik yerden bıçaklamış. Gizem katledildiğinde 25 yaşındaymış. Babası Cenap Olgun “elimde otopsi raporu var. Onu öldürmekle kalmamış, işkence de etmiş,” diyor.

Muhterem Göçmen’in ablası Çiğdem, kızı İram’la.

30 yaşındaki Muhterem Göçmen, 2013 yılında Istanbul’da çalıştığı kuaförde, yeğeninin gözü önünde, kocası tarafından bıçaklanarak öldürülmüş. O tarihte 10 yaşında olan İram, şahit olduğu travma nedeniyle, hala değişik cilt rahatsızlıklarıyla mücadele ediyor.  

38 yaşındaki Eda Okutgen, aynı yıl eski kocası tarafından öldürülmüş. Güvenlik kamerası görüntülerinde, Okutgen’in apartmanın merdivenlerden koşarak indiği, kocasının da onun peşinden koştuğu görülüyor.

Eda’nın lösemi hastaları için saç toplayan bir yardım kuruluşuna vermek için estiği at kuyruğu.

Ferdan Çöl’ün kızı Cansu Berkel (17, ortada), Ferdane’nin Babası Fikret (solda) ve Annesi Suna (sağda) ile birlikte.

Ferdane Çöl, boşanma davalarından sekiz gün önce, kocası tarafından 17 defa bıçaklandığında, 28 yaşındaymış. Ailesi cinayetin para ve tapu meseleleri ile ilgili bir ihtilaf nedeniyle kocası ve ailesi tarafından planlanmış olduğuna inanıyor. Cinayet sırasında kocasının akrabalarının da orada bulunduğunu ve Ferdane’nin öldükten sonra en az üç farklı kişi tarafından cinsel tacize uğradığını gösteren deliller var. Ferdane geride dört çocuk bırakmış.

Halime Köklütaş kızları Imran (solda) ve Menderes (sağda) ile birlikte. İmran elinde öldürülen kardeşi Bedriye’nin bir portesini tutuyor.

Bedriye Köklütaş, 2016’nın Ocak ayında kocası tarafından defalarca bıçaklanmış. Aldığı yaralar nedeniyle 20 gün sonra, 32 yaşında ölmüş.

Bedriye 14 yaşındayken kendisinden 15 yaş büyük bir akrabasıyla evlendirilmiş. Kocası onu sık sık dövermiş. O yaralarını sarmak için ailesinin evine gelirmiş ama her seferinde annesi tarafından kocasına geri yollanırmış.

Kocası akraba olduğu için, Ferdane  boşanma konusunda ailesinden yardım istemekte zorlanmış. Kocası, karısının kendisini aldattığını ve bir sevgilisi olduğunu iddia etmiş ve “kendisini aldatan” karısını bıçaklayarak “kirli kanı temizlediği” için kendisini “kahraman” ilan etmiş.