Ara 20 2017

Ömer Dinçer üzerinden 'Obez devlet' analizi

 

Şimdi ‘Tüm dünya bize düşman’ denmesine rağmen AKP iktidarının Batı ile ilişkileri bir dönem olağanüstü iyiydi.

Örneğin 2008’deki kapatma davası sırasında Batı tüm ağırlığını AKP’den yana koydu. Mevcut statükonun temelleri ancak o günden sonra iktidar partisi tarafından sarsılmaya başlandı.

Bu hayati destek sermaye alanında da yaşandı. Türkiye 10 yıldan az sürede 100 milyar dolar doğrudan yabancı sermaye çekmeyi başardı ve Cumhuriyet rekoru kırdı.

Bu yatırımlar da bugün giderek şeytanlaştırılan Batı’dan gelmişti. Ki hala da geliyor. Tabii AKP’nin dönüşümü sadece politikalarında değil, kadrolarında da oldu.

Birçok isim sayabiliriz ama bugün artık AKP’nin kurucu kadrosunun bir şekilde tasfiye olduğunu söylemek pek ala mümkün.

Karar’dan İbrahim Kahveci de tasfiye edilenlerden bir ismi hatırlatıyor. Şu sözlerle: ‘AK Parti Hükümetleri döneminde Başbakanlık Müsteşarlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığı görevlerinde bulundu.

“Türkiye’de Değişim Yapmak Neden Bu Kadar Zor” kitabını yazdı. Gerçi şimdi yazmıyor...Veya yazamıyor. ‘Kendisine zulmeden biri var mı?’ bilmiyoruz, ama önce İSO danışmanlığı bitti. Şimdi de yazarlığı...’

Anlayacağınız üzere Habertürk’teki köşe yazılarına geçen hafta aniden son verilen Ömer Dinçer’den bahsediyor.

Dinçer’i ‘Devlet obez olmayacak’ sözleriyle özetlenen kamuda daha az çalışanla daha verimli iş yapma reformunun öncüsü olarak niteliyor Kahveci.

Onun etkili olduğu 2002-2007 döneminde kamuda çalışan sayısının sadece 65 bin artışla 2 milyon 188 bine çıktığını, devletin görevlerini daha kötü değil, daha iyi yaptığını yazıyor ve ekliyor:

‘Ya şimdi kamuda kaç kişi var? Kadrolu personel: 2 milyon 806 bin... Sözleşmeli personel: 239 bin… Sürekli işçi: 384 bin…

Diğer: 119 bin… Toplam kamu personeli: 3 milyon 573 bin 496 kişi.

Ve son reform: Devletimiz OBEZleşti diyen Sayın Cumhurbaşkanımıza rağmen herkes kadroya alınıyor. Artık yakında herkes 657’li memur mu olacak? Yoksa, 2002’de başlayan reformlar ters reforma mı tabi tutuluyor? Nereden...nereye.’