Metropoll'den Özer Sencar uyardı: Kararsızları AKP'ye yazıyoruz ama...

24 Haziran Pazar sabahı, 56 milyondan fazla seçmen sandık başına gidecek ve cumhurbaşkanlığı ile genel seçimlerde oy kullanacak. 

Son bir ay içerisinde çok sayıda kamuoyu araştırma şirketi, art arda anketler açıklayarak seçmenlerin tercihini yansıtmaya çalışsa da, hemen hepsinin bağlı bulunduğu, birlikte çalıştığı bir siyasi parti olması, sonuçların güvenirliği konusunda ciddi bir güven eksikliği yarattı.

Hatta kimi araştırma şirketleri, siyasi partilerin resmi çalışma ortağı olarak çözümler ve stratejiler üretiyor. Bu nedenle, anketlerin ne kadar tarafsız olduğu konusunda kaydadeğer ölçüde bir kaygı mevcut. 

Amerika'nın Sesi'nden Hilmi Hacaloğlu haberinde, anket sonuçlarının güvenirliğinin yanısıra uygulanan metotlardan biri olan kararsızların siyasi partilere dağılım oranı ile ilgili de konuyu da gündeme getiriyor. Tartışılan bir diğer husus da, anketlerin oy veren kitleler üzerinde ne denli bir etkiye sahip olduğu.  

Bilgi Üniversitesi öğretim üyesi Emre Erdoğan, 3 Kasım 2002 seçimlerinde işadamı Cem Uzan’ın liderliğindeki Genç Parti için de benzer 'baraj üstü' gösterme olayını hatırlatıyor.

Erdoğan, anketlerin tercihler üzerinde etkili olacağını düşünüyor olsa gerek ki, bu konuda şu yorumu yapıyor:

"Siz Genç Parti’nin barajı geçeceğini, DYP’nin barajı geçemeyeceğini söylerseniz insanlar DYP’den Genç Parti’ye oy kaydırırlar. Ne oldu? GP %7.24’le baraj altı kaldı, DYP 100 binlerle sayılacak bir oyla %9.52’yle baraj altı kaldı. DYP barajı geçseydi AK Parti %34 oyla %52’lik bir meclis sağlayamaz, daha denetlenebilir olurdu. İşte vebal bu. Bunun vebali vardır."

ANAR'ın genel müdürü İbrahim Uslu tam da bu kaygı yüzünden anketleri kamuoyu ile paylaşmamış ve abonelerine göndermiş. 

Uslu, açıklanan anketlerle ilgili, "kakofoni yaratıldı" yorumunu yapıyor ve ekliyor:

"Bu seçimde çok sayıda anket açıklandı ve maalesef kakofoni yaratıldı. Bu süreçte birbiriyle çelişen çok sayıda araştırma yayınlandı. Her seçim döneminde adı yeni duyulan birçok anket şirketi ortaya çıkar ve yönlendirme yapmaya çalışırlar. Ama bu genelde çalışmaz.

Çünkü ben anket sonuçlarının seçimlerdeki seçmen davranışı üzerinde etkisi çok kısıtlı olduğunu evvelce yaptığım araştırmalardan biliyorum. Benim yaptığım son iki araştırmada cumhurbaşkanlığı seçimlerinin birinci turda bitip bitmeyeceği konusunda yakın sonuçlar çıkınca ben yine de açıklama yapmayı uygun görmedim."

Metropoll Araştırma Şirketi'nin CEO'su Özer Sencar'ın uyarısı ise başka bir konuda. Ona göre, Türkiye'de seçmenin yüzde 5'i son dakika kararını veriyor.

Kararsız seçmenin dağılımı ile ilgili de önemli bir tespitte bulunuyor Sencar:

"...Biz bu kararsızları oransal olarak dağıtırız ama gerçekte oransal dağılmaz. Eğer bunlar son anda karar verip oy verirlerse büyük kısmı muhalefete gider. Çünkü iktidara yakın duran seçmen çoğunlukla cevap vermeme eğilimi içinde olmaz."

https://www.amerikaninsesi.com/a/son-se%C3%A7im-anketleri-se%C3%A7menin-oy-tercihini-etkiliyor-mu-/4450109.html