Şub 01 2018

Halkta ‘devletçi’ damar kabardı: Güvenlik kurumlarına güvende rekor artış

 

Afrin'e yönelik operasyon Irak sınırına kadar genişleyeceği duyurularak devam ederken Türkiye medyasında bir “bahar havası” olarak yanısıtılıyor tüm gelişmeler.

Şu ana kadar Türk ordusu ve ÖSO’dan 20 asker hayatını kaybederken, 1000’e yakın militanın da öldüğü bilgisi veriliyor resmi makamlarca.

Operasyonda sivillerin de hayatını kaybeden dış basın kaynaklı haberler var. En son Rusya Dışişleri yüzlerce sivilin öldüğünü öne sürmüştü operasyona dair. 

Türk hükümeti ise bunların gerçeği yansıtmadığı iddiasında. Hatta bölge halkının operasyonu sevinçle karşıladığı yolunda bir iddiayı da gündemde tutuyor.

Harekatın sahadaki sahadaki gerçek yansımaları ise halk nezdinde farklı tablolar olduğunu ortaya koyuyor. 

Aslında bir anlamda Türkiye kamuoyu Gezi’den bu yana yaşadığı iki kutba ayrılmış izlenimini burada da gösteriyor. SAMER’in araştırması, Afrin harekatına Diyarbakır halkının yüzde 82’sinin karşı çıktığını söylerken, Kadir Has Üniversitesi’nin son araştıması ise, hükümetin Suriye konusunda izlediği politikayı başarılı bulanlardaki artış eğiliminin bu yıl daha da yükseldiğini ve yüzde 56,4 gibi bir orana yükseldiğini gözler önüne seriyor.

Ancak burada Kürt ağırlıklı HDP seçmeninde istisna var. Bu kesimde harekata destek sadece yüzde 8,4’le sınırlı…

7 Haziran öncesi askıya alınan, HDP’nin barajı aşmasının ardından da fiilen sona eren ‘çözüm süreci’nin halk nezdinde de hemen hemen bitmiş izlemimi var araştırma sonucuna göre.

“Çözüm süreci”nin yeniden başlaması konusunda sadece yüzde 23,2’lik bir kesimin isteği var ve bu oran son 3 yılın en düşük seviyesi. 

Kadir Has Üniversitesi Türkiye Çalışmaları Merkezi’nce 2011’den bu yana düzenli olarak gerçekleştirilen “Türkiye Sosyal-Siyasal Eğilimler Araştırması”, Türk halkının farklı konulara yaklaşımını ortaya koyuyor.

11 Aralık 2017 ile 7 Ocak 2018 tarihleri arasında Türkiye genelinde, 26 ilde bin kişiyle yüz yüze görüşülerek yapılıyor son araştırma. 

“Türkiye demokratik bir ülkedir” diyenlerin oranı 2016’ya göre yüzde 4’lük bir düşüş sergiliyor ama “Türkiye’de demokrasi zayıflamaktadır” diyenlerin oranı 8 puanlık artışla yüzde 36,1’e yükseliyor.

Araştırmanın dikkat çeken sonuçlarından biri de halktaki “devletçi” eğilimin yıldan yıla yükseliyor olması. Burada 15 Temmuz darbe girişiminin algıyı büyük oranda değiştirdiği sonucu çıkarılabilir. 

Son iki yılda hükümetin PKK ve ‘FETÖ’yle mücadesini başarılı bulanların oranında artış söz konusu. 15 Temmuz öncesi Türkiye’nin bölünme tehlikesi altında olduğunu düşünenlerin sayısı ciddi oranda iken bu oranda ciddi bir düşüş eğilimi yaşanıyor son iki yılda yine. 2015’te halkın yüzde 54,2’si Türkiye’yi bölünme tehlikesi altında görüyordu ancak bu oran 2016’da yüzde 37,5’a, bu yıl ise yüzde 28,8’e gerilemiş.

Kadir Has Üniversitesi Rektörü Mustafa Aydın, rapora ilişkin T24’te kaleme aldığı değerlendirmesinde, “Bir anlamda halkın devlete olan güvenindeki artışın yansıması bu durum” diyor.

Öyle ki, “Kurumlara güven” oranlarındaki genel artışta bunu doğrular nitelikte ve güvenlik kurumları göze çarpıyor. İlk defa yüzde 62,3 ile polis, yüzde 60,8 ile Jandarma ve yüzde 60 ile TSK, ilk üçü paylaşıyor kurumlara güvende.

Aydın’a göre bu gelişme, ülkenin özellikle güvenlik-haklar dengesi açısından çok da olumlu olmayan bir noktaya evrilme potansiyeline işaret ediyor.

Öte yandan anketlerde oy oranları yüksek çıkan İYİ Parti’ye de parantez açılıyor Kadir Has araştırmasında.

AK Parti seçmeni haricindeki halk yüzde 66 oranıyla Türkiye’de siyasi bir boşluk olduğu ve bunun da İYİ Parti tarafından doldurulabileceğini düşünüyor. Öte yandan, hem yargının siyasallaştığı (%50,6), hem de genel bir siyasi kutuplaşma olduğuna (%52,7) inanan kamuoyu, kutuplaşmanın ekseni olarak da yüzde 52 oranında dindar-laik ayrımını görüyor.