Uzmanlar uyardı: 'Kanal İstanbul projesinin hayata geçirilmesi İstanbul’un sonu demek'

103 emekli amiralin bildiri yayınlanması ve soruşturmalık olmasıyla sonuçlanan Montrö Boğazlar Sözleşmesi’ne ilişkin tartışmalar devam ederken, Erdoğan’ın 'çılgın projesi’ Kanal İstanbul da tekrar gündemde.

Erdoğan, dün proje ihalesine yakında çıkacaklarını ve projenin temelinin yaz aylarında atılacağını açıkladı.

Uzmanlar ise projenin İstanbul’a vereceği olumsuz etkileri konusunda uyarmaya devam ediyor. 

Uzmanlar projenin, İstanbul’un mevcut tarım, orman ve mera alanları ile su kaynaklarını geriye döndürülemeyecek şekilde tahrip edeceği görüşünde. 

TMMOB Şehir Plancıları Odası İstanbul Şube 2. Başkanı Doç. Dr. Pelin Pınar Giritlioğlu, Kanal İstanbul’un bir ulaştırma ve lojistik projesi değil, gayrimenkul ve rant projesi olduğunu söyledi.

Cumhuriyet’in haberine göre Giritlioğlu, özetle şöyle dedi: 

“Ortada bir acele var. Bu acelenin tek açıklaması aslında arazilerin el değiştirme süreçlerini inceleyerek ortaya konabilir. Kanal İstanbul’u bir milli güvenlik meselesi olarak sunup, yasal yollarla yok edilemeyecek ormanları, kıyıları, tarım alanlarını bir milli mücadele olarak göstererek ortadan kaldırmanın yolunu açmaya çalışıyorlar. Bu oyunun, ısrarın ve aceleciliğin farkındayız. Odalar Bakan Kurum’un açıkladığı gibi ‘takozcu odalar’ değildir. Sürecin önüne ket vurmak değildir amaç. İstanbul ve bölgemizi sonunu kadar savunmaktır. Yani gelecekteki asıl garantimiz olan doğal alanlarımızı korumaktır asıl amaç... Bunun dışında bir amacımız yoktur."

Projenin hatalı olduğunu söyleyenlere kulaklarını tıkayan iktidarın bu kesimlerin karşısına başka bir söylemle çıkması gerektiğini belirten Giritlioğlu, “Bilimsel bir açıklama yapılamadı. Sadece inatla yapılacağı söyleniyor. Bu proje kendi içinde bir ekokırım doğuracak. Orman alanlarını, su havzalarını, tarım alanlarını mera alanlarını ortadan kaldıracak bir projenin hayata geçirilmesi İstanbul’un sonu demektir” diye konuştu.

Çevre Mühendisleri Odası İstanbul Şube Yönetim Kurulu Üyesi Raşit Fırat Deniz, projeyle birlikte İstanbul’un su kaynaklarının yok edileceğini belirtti. Deniz, “Kanal İstanbul ve Yenişehir Rezerv Alanları Projesi, 3. Havalimanı ve 3. Köprü ile beraber bir cazibe merkezi haline getirilmeye çalışılıyor. Nitelikli nüfusun bu bölgeye yerleşmesi isteniyor. İstanbul’un kuzeyinde artan nüfusa bağlı olarak su ihtiyacı da artacak” ifadelerini kullandı.  

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın damadı Berat Albayrak’ın proje güzergâhında henüz güzergâh belli olmadan aldığı tarla vasfındaki arazi uygulama imar planlarıyla “konut + ticaret alanı”na dönüşmüştü. Çok sayıda itiraz üzerine revize edilerek tekrar askıya çıkarılan son planlarda söz konusu araziye verilen “konut + ticaret alanı” fonksiyonunun değişmediği görülüyor. Aynı şekilde Suudi Arabistanlı iş insanı Sulaiman Al Muhaidib’in aldığı dokuz dönümlük ‘tarla’ vasfındaki arazi de “kısmen konut, kısmen yol, kısmen de anaokulu ve ilkokul alanı”nda kalıyor.

Kanal İstanbul imar planları, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nca onaylanarak geçen günlerde askıya çıkarıldı. Arnavutköy, Başakşehir, Avcılar, Küçükçekmece, Bakırköy, Eyüp, Bağcılar, Esenler ve Bayrampaşa olmak üzere dokuz ilçeyi kapsayan planlar, 90 bin futbol sahası büyüklüğünde bir alanı etkileyecek.