Kara para operasyonu Sabah yazarını endişelendirdi    

Salı sabahı MASAK ve Emniyet’in ortak operasyonuyla başlatılan kara para operasyonu ve ardından yaşanan gelişmeler yeni soru işaretlerini de beraberinde getirdi. Türkiye’den yasadışı yollarla döviz çıkartıp ekonomiye sabotaj yaptıkları iddiasıyla 417 kişi hakkında gözaltı kararı verilirken, bunların 240’ı güvenlik güçleri tarafından yakalandı. Savcılıktan gelen bilgilere göre söz konusu şahıslar yaklaşık 2.5 milyar TL karşılığında dövizi ABD’de bulunan 28 bin 88 hesaba küçük miktarlar kullanarak yatırmıştı. ABD’deki hesaplar bu ülkede yerleşik İranlılar’a ait hesaplardı.

Söz konusu  haber, iktidara yakın medya kuruluşları tarafından son dönemde gündeme getirilen dış ekonomik komplo iddialarının bir bacağı olarak yansıtıldı. Ancak Türkiye’den yurtdışına para çıkarma serbestisi olduğu için bu haber başlangıçta ‘Sermaye kontrolü mü geldi’ yorumlarına da neden oldu.  Ve saatler içinde işin rengi değişmeye başladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ekonomi danışmanlarından Cemil Ertem twitter hesabından yaptığı paylaşımda şu sözlere yer verdi:

“Bu sabah MASAK ve Savcılığın yaptığı operasyon yurtiçi yerleşiklerin yurtdışına döviz transferine ilişkin değildir. Operasyon, yurtdışında konumlanmış terör örgütü mensuplarına aktarılan dövizle ilgili olup terörün finansmanı kapsamındadır.”

Aynı saatlerde Reuters’a açıklama yapan bir bankacı da Ertem’in sözlerini doğrularken ‘Bu şahısların ABD’deki hesaplara yolladığı para daha sonra üçüncü şahıslara aktarılmış ve kara para aklama kuralları çiğnenmiş’ bilgisini verdi. Bu açıklamadaki, paraların üçüncü kişilere aktarıldığı sözleri ancak ABD’den alınabilecek bir bilgi olduğu için MASAK’ın operasyonu ABD’yle birlikte yaptığına ilişkin kanı oluştu.

Bu gelişmelerin ardından konu bir anda şüpheli şekilde medyanın gündeminden düştü. Fakat bugün Sabah Gazetesi’nde yer alan bir yazı konuyu bambaşka bir aşamaya taşıdı.

Sabah yazarı Dilek Güngör MASAK’ın dün yaptığı operasyonuyla ilgili endişesini satırlarına taşırken ‘Yeni Zarrab vakıası mı çıkarmak isteniyor’ sorusunu ortaya attı.

Güngör şunları ‘Belli ki, organize bir iş var. Olayın perde arkasında, Türkiye'yi ABD'de Reza Zarrab benzeri bir davayla karşı karşıya bıraktırmak isteyenlerin olup olmadığını birkaç güne anlarız’ diye yazdı.

Güngör konuyla ilgili yanıtlanması gereken bazı soruların bulunduğunu da belirterek ilginç bir takım tespitler de yaptı:

“Birincisi, gözaltı listesinde İran'la ticaret yapan kazançlarının bir kısmını yurtdışına gönderen tacirler de var mı?

İkincisi, Türkiye'ye sıcak para zaten bu tür insanlardan geliyor. Operasyon yanlış duyurulduğu için sıcak para ürker mi?...

Uzun lafın kısası, operasyonda sapla samanın iyi ayırt edilmesi gerekiyor. Bu yüzden İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı ve İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'ne büyük iş düşüyor.”

Sabah gazetesinde yer alan bu yazı konuyla ilgili şüpheleri artırırken, dün büyük bir sansasyon yaratan haberle ilgili gelişmelerin bugün medyada yer bulamaması ise dikkat çekiyor.