Şub 13 2018

Ege’nin diğer yakasından stratejik tehdit

Alexis Papachelas - Yunan toplumu Novartis rüşvet davası ve ‘Makedonya’nın ismi gibi konuları hararetle tartışırken, sınırı boyunca uzanan stratejik tehdidi unutma riski taşıyor.

Türkiye büyük ve dengesiz bir güç ve son dönemdeki gelişmelere bakacak olursak, şimdi de yeni bir döneme girdi.

Suriye’de bir çıkmazla karşı karşıya ve ABD ve Avrupa ile sürekli yüzleşme halinde. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, siyasi hegemonyası için verdiği savaşı güvenlik alanına kaydırdı.

Birçok analist bu ‘güçlü Türk’ün’, Kürtlere karşı açtığı cephenin o kadar da kolay ve hızlı bir zafer getirmeyeceğini fark ettiği zaman, ne yapacağını sorguluyor.

Yunan yetkililer, Ankara’nın Ege Denizi ya da Doğu Akdeniz bölgesinde yeni bir cephe açma ihtimalinin görmezden gelinmemesi gerektiğini söylüyor.

Cuma günü Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar, Türkiye’nin Afrin ve Ege’de aynı anda askeri operasyon yürütme becerisine sahip olduğunu söyledi. Atina kendi kırmızı çizgilerini belirledi.

Atina’nın anlayışının temelinde, ‘Türk askerinin Ege’deki insansız Yunan adalarından birine ayak basması durumunda, anında karşılık alacağı’ kararı var.

Havada ya da denizde yaşanan bir kaza sonucunda tansiyonun yükselmesi tehlikesi her zaman mevcut. Gerginliğin yüksek olduğu dönemlerde ise, geleneksel arabulucular Ankara’yla iletişim kurmakta zorlanır.

ABD Başkanı Donald Trump ulusal güvenlik danışmanını ve dışişleri bakanını Ankara’ya, Türk-Amerikan ilişkileri enkazından kalanları kurtarmaya gönderiyor.

Bu noktada Amerikalıların, Türkiye’yi gözden tamamen çıkarmadığı ve ülkeyi kaybetmemek için ellerinden gelen her şeyi yapacakları kesin. Bu da, şu anki durumu hem şüphe verici hem de tehlikeli hale getiriyor.

Avrupalılar da Türkiye’yle zorluk yaşıyor. Türkiye’nin AB üyeliğinin hala Ankara üzerinde gerçek bir kaldıraç kuvveti olduğuna inanan, hayal dünyasında yaşıyordur. Türkler hiçbir zaman gerçek bir AB üyesi olmayacaklarını anladılar ve planlarını buna göre yapıyorlar.

Yunanistan ve Türkiye, İmia adaları ve tüm Ege üzerinden kedi-fare oyunu oynamaya devam edecek. Atina’daki deneyim sahibi yetkililer; bir kaza, karışıklık ya da anlaşmazlıktan doğabilecek ve kontrol edilemeyecek bir gerilimden kaçınmanın en iyisi olduğunu biliyorlar.

İnsan, siyasi liderimizin bu tehlikeli durumu, en azından gayriresmi olarak, gayriresmi kanallardan tartışmasını bekliyor. Ne yazık ki, ne böyle kanallar mevcut, ne de iki ülke arasında gereken güven var.

Bunun sorumlusu da hükümet. Tam aksine, köprüler geri dönülmez biçimde yakılırken; siyasi partileri aşabilecek, tarafları bir araya getirecek ve temel bir anlayışı uygulamaya koyabilecek kişilerin de eksikliğini çekiyoruz.

http://www.ekathimerini.com/225718/opinion/ekathimerini/comment/strategic-threat-across-the-aegean