Mecliste kayyım tartışması, Diyarbakır'dan AKP'ye 'Kürt düşmanlığı' çağrısı

Türkiye koronavirüs ile boğuşurken, AKP iktidarının HDP'li belediyelere yönelik kayyım atamaları yeniden gündemde. Son iki gündür HDP’li belediye eşbaşkanlarının görevden alınarak yerlerine kayyım atanmasına tepkiler büyüyor. Konu meclisin de gündemindeydi. HDP, kayyım atamalarının irade gaspı olduğunu belirterek, AKP’nin Kürt düşmanlığı yaptığını söyledi. CHP’li Abdurrahman Tutdere, kayyım atamalarının demokrasiye verilen en büyük zarar olduğunu ifade etti. AKP'liler tepki gösterdi. 

Diyarbakır Emek ve Demokrasi Platformu ise ortak açıklamayla  AKP’ye “Kürt düşmanlığından vazgeçin” çağrısında bulundu.

Halkların Demokratik Partisi (HDP), belediye eşbaşkanlarının gözaltına alınması ve görevden uzaklaştırılması ardından yerlerine kayyım atanmasının irdelenmesi ile söz konusu durumun yarattığı zararların tespit edilmesi amacıyla Meclis araştırması istedi.

Genel Kurul’a sunulan önerge üzerine HDP Ağrı Milletvekili Dilan Dirayet Taşdemir kürsüde söz aldı. Taşdemir, 2016 yılından bu yana belediyelerin gasp edilmesi, kayyımların talan ve yolsuzluklarını anlattıklarını belirtti. Kayyım uygulamalarının dört yıldır sürdüğünü belirten Taşdemir, “Bu durum Meclis için de demokrasi tarihi açısından da utanç vericidir. Bu utanç verici durumu sahipleniyorsunuz, bunun bir parçası oluyorsunuz” dedi.

Kayyımları “İrade hırsızı” olarak nitelendiren Taşdemir, şöyle dedi:

“AKP bu salgını Allah’ın lütfuna çevirerek, politik fırsatçılık yapıyor. AKP Kürtlerle, belediyelerimizle mücadele ediyor. İnsanlar can derdinde sizin aklınıza ise gelen ilk şey belediyelerimizi talan etmek geliyor. Şu günlerde faşizmle uğraşmak zorunda kalıyoruz. Algı operasyonlarıyla gerçeği ters yüz etmek isteyebilirsiniz ama halkımız biliyor ki belediyelerimiz halk belediyeciliğinin, şeffaf belediyeciliğinin örnekleridir. Siz bu halkı hizmete layık görmüyorsunuz. Halkın kaynaklarını bu salgın döneminde talan etme peşindesiniz. Toplumsal kaynaşma, birlik, beraberlik dilinizden düşmedi ama ne yaptınız Kürtleri bu toplumsal bütünün bir parçası olarak görmüyorsunuz. AKP Kürt düşmanıdır. Bu politikalarınızın karşısında kimse susmayacak, boyun eğmeyecek."

Taşdemir’in konuşması sonrası AKP Grup Başkanvekili Mehmet Muş söz aldı. Muş, Kürtlere düşmanlık yapmadıklarını ileri sürerek, “Burada bizim vatandaşlarımıza yönelik böyle bir içgüdüyle hareket ediyormuşuz gibi eleştiriler yapılmasını kabul etmiyoruz. Toplumumuza karşı nefret değil, ancak muhabbet besleriz. Onlarla ancak beraber yürümeyi düşünürüz” şeklinde konuştu.

Ardından CHP adına Adıyaman Milletvekili Abdurrahman Tutdere önerge üzerine konuştu. Kayyım uygulamalarını eleştiren Tutdere, halkın özgür iradesiyle seçilmiş belediyelere kayyım atanması ve belediye eşbaşkanlarının görevden alınmasının hukukla ilgisi olmadığının altını çizdi. Tutdere, kayyım uygulamalarının demokraside yerinin olmadığını dile getirdi ve devam etti: 

“Anayasamıza göre belediyeler, seçmenler tarafından seçilerek oluşturulan kamu tüzel kişileridir. Kayyum uygulamanız belediyeleri kayyumlar tarafından seçilen tüzel kişiler haline getirdi. Kayyım uygulaması siyaseti son dönemlerde iktidar tarafından olağan bir duruma getirildi. İktidar özellikle sandıkta yenemediği belediyeleri, iktidar gücünü kullanarak kayyum siyasetiyle devirmeye çalışıyor. Demokrasinin en temel ilkesi egemenlik kayıtsız şartsız milletindir diyor. Kayyum halk egemenliğini ortadan kaldırıyor. Anti demokratik uygulamalardan vazgeçin."

AKP milletvekillerinin HDP belediyelere yönelik “terör” suçlamasına karşı söz alan HDP Grup Başkanvekili Saruhan Oluç, “Bir tek belediye eşbaşkanımız yoktur ki ‘teröre’ kaynak oluşturduğu için gözaltına alınsın, bu konuda ceza alan tek bir belediye eşbaşkanımız yoktur. Yalan söylüyorsunuz. Halkı kandırıyorsunuz. Kürt halkının iradesini gasp ediyorsunuz. Sandık adaletini çiğniyorsunuz.  Özellikle koronavirüsün bu dönemde Kürt halkının seçmiş olduğu belediyelere dönük düşmanca uygulamalarınızı, Kürt halkına dönük koronavirüs ile ilgili tehdit yaratma olarak algılıyoruz” diye konuştu.

HDP’nin oylamaya sunulan önergesi, AKP ve MHP oylarıyla reddedildi.

Diyarbakır Emek ve Demokrasi Platformu ise yaptığı yazılı açıklamayla HDP’li belediye eşbaşkanlarının görevden alınarak yerlerine kayyım atanmasına tepki gösterdi.

Koronavirüs tehlikesine dikkati çekilen açıklamada, öncelikle bu salgın ile mücadelenin, toplumsal bir mücadele olarak örgütlenmesi gerektiği vurgulandı. Meselenin siyasi ikbal ve ekonomik kar ekseninde ele alındığı ölçüde bütün bir ülkenin “bağışıklığı”nın zarar gördüğünü ifade edilen açıklamada, “Son birkaç günlük uygulama ve politikalardan sonra dün de Batman, Silvan, Lice, Eğil, Ergani, Güroymak, Halfeli ve Gökçebağ belediyelerine kayyum atanması, belediye eşbaşkanlarının evleri basılarak gözaltına alınmaları AKP’nin salgın sonrası daha da otoriter bir yönetim anlayışının oturması için süreci fırsata çevirdiğini göstermektedir. Böyle bir gün 8 belediyeye kayyum atanması ülkede sağlıklı olmayan demokrasiye virüs bulaştırmadır” dedi.

Belediye eşbaşkanlarının gözaltına alınması, yerlerine kayyum atanmasının demokratik yaşama müdahale olduğu vurgulanan açıklamada, şu ifadeler yer aldı:

“Demokrasinin olmazsa olmazı olan seçme ve seçilme hakkına ağır bir saldırıdır. Toplumsal yaşam dokularına müdahaledir. Hukuk devleti olmanın kriterlerine ciddi bir saldırıdır. Diyarbakır sendika, emek ve meslek örgütleri olarak iktidara bir kez daha çağrıda bulunuyoruz, milyonların evlerine çekilmek zorunda kaldığı böylesi tarihi ve dramatik bir dönemde toplumsal ilişkileri daha fazla tahrip etmeyin. Kürt düşmanlığından vazgeçin. Bir arada yaşama iradesine daha fazla zarar vermeyin. Kamuda hukuksuzca ihraç ettiğiniz bilim insanlarına, sağlık emekçilerine ve daha binlercesine bugün ne kadar ihtiyaç duyulduğu ortada iken bir başka OHAL uygulaması olan kayyum politikasından derhal vaz geçin. Halkın iradesine dokunmayın.” 

(Mezopotamya Ajansı)