Selçuk Mızraklı: Minareyi çaldılar kılıfını hazırlamaya çalışıyorlar

Yerine kayyım atanan DBB Eşbaşkanı Selçuk Mızraklı, İçişleri Bakanlığı’nın İdare Mahkemesi’nde açtıkları davaya gönderdiği savunma için “Başta minareyi çaldılar sonra kılıfını hazırlamaya çalışıyorlar. Ama bu defa mızrak çuvala, minare kılıfa girmiyor” dedi.

İçişleri Bakanlığı tarafından görevinden uzaklaştırılıp, yerine kayyım atanan Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi (DBB) Eşbaşkanı Selçuk Mızraklı, Bakanlığın yürütmesinin durdurulması ve iptaline ilişkin açtıkları davaya gönderdiği ve hukuku tahrif ettiği savunmayı değerlendirdi.

Yerine kayyım atanması üzerine Diyarbakır 1’inci İdare Mahkemesi’nde açtıkları davaya Bakanlığın 10 sayfalık savunma gönderdiğini belirten Mızraklı, çelişkilerle dolu olan savunmada yasalar esnetilerek başka bir tarif yapılmaya çalışıldığını söyledi.

Mızraklı, savunmanın ne ortaya koydukları içtihat hükümleriyle ne de işaret etmiş oldukları yasalarla örtüşmediğini de ifade etti. Kayyım ataması sonrası İdare Mahkemesi’ne çok ayrıntılı bir itirazda bulunduklarını belirten Mızraklı, Türkiye’nin altında imzası bulunan uluslararası sözleşmelerle, Anayasanın değişmez temel hükümleri ve 127’inci maddesiyle örtüşmeyen yanlarına kadar kararı birçok yönüyle işlediklerini anımsattı.

Ancak İçişleri Bakanlığı’nın savunmasının yasaları tekrarlayan özü itibariyle ‘Nereye koyarsam buradan bir haklılık payı çıkartabilirim’ kaygısı ile hazırlandığını söyleyen Mızraklı, tepkisini şu sözlerle gösterdi:

“İşaret ettikleri içtihatlar bile hukuk marifetiyle ortaya konmuş. Örneğin dikkatimi çeken başlıklardan bir tanesi adeta Yüksek Mahkeme ve YSK kararını da tartışmaya açar gibi mevcut tarif ettikleri soruşturma ve kovuşturmaların bile esasında ‘seçilme hakkı’ için bir engel teşkil ettiğine işaret eden bir dil söz konusu. Burada hadlerini mi aşmışlar, yoksa hukukun çok özel bir alanına ilişkin çok ölçek dışı bir yorum mu yapmışlar? Bakanlığın savunması hepsine uygun bir durum. Her şeyi tamamlasanız bile kamu vicdanında var olan bir durumu ortadan kaldırdınız.” 

Savunmada ilgili yasa maddelerinde cımbızlama yapıldığını vurgulayan Mızraklı “Birçok yanı ile kendi içinde çelişen ve ortaya koymuş olduğu içtihatları, mevcut durumla uzaktan yakından ilişkisinin bulunmadığını gözlüyoruz. Savunmada ‘Biz haksız bir işlem yaptık. Seçimlerde kazanamadığımız yerlere kayyım atayarak orayı kazanmak için bu yolu seçtik’ gibi tutum almayacaklardı. Onun yerine eğip bükmeye, yasaları esnetmeye başka bir tarif yapmaya çalışmışlar. Başta minareyi çaldılar sonra kılıfını hazırlamaya çalışıyorlar. Ama bu defa mızrak çuvala, minare kılıfa girmiyor” ifadelerini kullandı.

Mızraklı, idarenin tasarrufu olan kayyım kararının yasal olarak iki aylık süresinin bitmiş olmasına rağmen kendisine herhangi bir bildirim yapılmadığını da paylaştı. Mızraklı, “Son dakikaya kadar bekliyor olabilirler. Tersi durumda kayyumun Pazartesi’nden itibaren varlığı gayri meşrudur. Mardin ve Van’a bu tebligat yapılmış. Bir yere farklı davranacaklarını düşünmüyorum. Dün Hakkari’den Yüksekova’ya, Nusaybin’e bu tür işlemleri nasıl yaptıklarını görmüş olduk. Bunun için de böyle bir beklenti içinde değilim” diye konuştu.

İdare Mahkemesinin hukuka, vicdana ve hakikate yaslanarak bir karar vermesi gerektiğini söyleyen Mızraklı, oradan gelecek karar çerçevesinde gerekli adımları atacaklarını söyledi.

(Mezopotamya Ajansı)