Alamos Gold’un faaliyetlerini durdurması ne anlama geliyor?

Kaz Dağları’nda altın arama faaliyetleri nedeniyle doğa talanına neden olan Kanada merkezli Alamos Gold şirketinin çalışmaları, ruhsat süresinin Enerji Bakanlığı tarafından uzatılmaması nedeniyle durmuştu. 

Artı Gerçek yazarı Pelin Cengiz, bugünkü yazısında faaliyetlerini durduran Alamos Gold şirketi tarafından yapılan açıklamaya dikkat çekiyor ve “Projede iptal yok, erteleme var, Alamos Gold halen Kaz Dağları’ndaki varlığını sürdürüyor” diyor.

Alamos Gold tarafından yapılan açıklamada Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile ruhsatın yenilenmesi için görüşmelerin sürdüğünü hatırlatan Cengiz, “Anlaşılan o ki, Alamos Gold, Bakanlık ile halen temas halinde ve ruhsat yenileme işlemi için Bakanlığın “tasarrufunu” bekliyor. Bu aynı zamanda ruhsat yenileme başvurusunun işlemde olduğu anlamına da geliyor” ifadelerini kullanıyor.

Sürecin bitmediğini tam tersine “biçim değiştirdiğine” vurgu yapan Cengiz , şunları söylüyor:

“Rehavete kapılmamak gerek. Zira, Çanakkale’de Alamos Gold’a karşı mücadele yeni başlıyor. Zaten, bu proje diyelim ki iptal oldu, bu şirketin Kirazlı dışında Çanakkale Çan ve Bayramiç yörelerinde Çamyurt Altın Madeni ve Ağı Dağı Altın Madeni ruhsatları da bulunuyor. O sebeple mücadele enerjisini kaybetmeden dayanışmayla, direnişle devam etmeli…”

Sözcü yazarı Çiğdem Toker’inde bugünkü yazısının gündeminde Alamos Gold şirketi var. Toker de şirket açıklamasından yola çıkarak “Hayatı ve doğayı savunanların aylardır mücadele ettiği Kazdağları açısından kazanım gibi görünen bu duyuru, doğa tehdidinin bittiği anlamına gelmiyor” diyor.

Toker, “Kanadalı Alamos Gold'un  Türkiye'deki şirketi Doğu Biga A.Ş. için söz konusu olan ruhsat süresinin yenilenmemesi. Şirket açıklamasından da anlaşılacağı gibi, madencilik ruhsatı halihazırda geçerliliğini koruyor. Şirket, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile görüşmelerin sürdüğü mesajını veriyor” ifadelerini kullanıyor.

Toker yazısında AKP’ye yakınlığıyla bilinen Cengiz Holding’in işlettiği Cerattepe bakır/altın madenindeki büyük protesto ve olayların üzerinden üç yıl geçtiğini hatırlatıyor. 

Toker, şöyle devam ediyor:

“Cerattepe madenini yıllar önce Kanadalı Cominco şirketinin keşfettiğini, adı daha sonra Teck'e dönüşen şirketin sahayı yine Kanadalı Inmet'e sattığını, idari yargının ‘Madencilik yapılamaz’ diyerek ruhsatı iptal ettiğini, kararın Danıştay'ca onandığını ve Inmet'in Cerattepe'den gittiğini, en ilgilimizin bile bir çırpıda anımsayamayacağı kadar hızlı. Yargının kesin kararla ‘dur’ dediği bu sahanın daha sonra Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nca sanki hiçbir mani yokmuş gibi ihale edildiğini, Özaltın İnşaat'ın ihaleyle aldığı bu sahayı daha sonra rödovans sözleşmesiyle Cengiz'e devrettiğini hangimiz hatırlıyoruz?”