Cumhurbaşkanlığı, KCK davalarını ‘kumpas’ olarak tanımladı

Cumhurbaşkanlığı, Kürt siyasetçi, akademisyen, gazeteci ve hukukçuların da yer aldığı binlerce kişinin yargılandığı ve ceza aldığı KCK davalarını “kumpas davası” olarak tanımladı.

Cumhurbaşkanlığı, “15 Temmuz darbe girişimi”nin yıldönümünde “10 soruda 15 Temmuz darbe girişimi ve Fettullahçı terör örgütü" başlıklı bir rapor yayınladı. Cumhurbaşkanlığı’nın internet sitesinden yayınlanan raporda, “FETÖ"nün Türkiye’de seçilmiş ve meşru iktidarı illegal yollarla devirme stratejisinin 2012 yılında açığa çıktığı belirtildi.

2012'de MİT Müsteşarı Hakan Fidan ve eski MİT'çiler Emre Taner ile Afet Güneş'in şüpheli sıfatıyla ifadeye çağrılmasının iktidarı devirmenin ilk belirtisi olduğu ifade edilen raporda, “Bu hadise FETÖ’nün devlet içine, çoğu zaman illegal yollarla sızmış mensuplarının bir vesayet rejimi kurarak, seçilmiş hükümeti hedef almasının en görünür eylemi olacaktı. Bu operasyon ile FETÖ hem Kürt meselesinde çözümü sabote etmeyi, hem de hâkim olamadığı MİT’i ele geçirmeyi hedefliyordu" denildi.

Raporda yer alan "Kumpas davaları" ismi altında Ergenekon, Balyoz, Selam-Tevhid, Tahşiye, Askerî Casusluk davalarının yanı sıra KCK davalarının da yer alması dikkat çekti. Raporda bu davalara ilişkin “FETÖ”nün “sahte delil ve kurgu mahkemeler ile rakiplerini tasfiye ettiği” belirtildi.

Ancak Cumhurbaşkanlığı’nun “kumpas davası” olarak saydığı KCK davaları devam ediyor. KCK davalarının avukatları, söz konusu bu davaların delillerini toplayan polislerin, soruşturmasını yürüten savcıların ve yargılamasını yapan mahkeme üyelerinin “FETÖ”den ihraç edildiğini ve bu nedenle bu davaların düşmesi gerektiğini belirtse de bu yönde bir gelişme yaşanmadı.

"Diyarbakır KCK Ana Davası" olarak bilinen Kürt siyasetçilerin yargılandığı dava başta olmak üzere birçok dava da yüzlerce yıllık cezalar verildi. "İstanbul KCK Ana Davası", "KCK Basın Davası", "KCK Avukatlar Davası", "KCK Önderlik Komitesi Davası" gibi davalar ise devam ediyor.

Raporda "Kumpas davaları" olarak tanımlanan Ergenekon, Balyoz, Askerî Casusluk davalarında sanıklar hakkında “beraat” kararı verilmiş, davalar düşürülmüştü.

AİHM, 2009'da Kürt siyasetçilerinin yargılandığı KCK Ana Davası’nda "uzun süreli tutukluluk" ve "etkin savunma hakkını engellenmesi" nedeniyle Türkiye'yi tazminata mahkûm etmişti.

https://www.artigercek.com/haberler/kck-davalari-cumhurbaskanligi-raporunda-kumpas-olarak-tanimlandi