Haz 05 2018

Kılıçdaroğlu: Karamollaoğlu dahil hepimizin telefonları dinleniyor

Erken seçim sürecinde telefon dinleme iddiası bir kez daha gündeme geldi. Bu kez suçlama muhalefet partisi CHP’den AKP’ye.

Önce Muharrem İnce Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, annesinin bazı konulardan rahatsız  olduğu yolundaki iddiasına cevap verirken “Rahatsız olduğunu nereden biliyorsun. Yalancının dik alası. Telefonlarımı mı dinliyorsun. Alışıksındır sen” sözleri ile gündeme gelen iddia CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun daha ciddi açıklaması ile farklı bi boyuta taşındı. 

Hürriyet’te yer alan habere göre, Çanakkale dönüşünde uçakta gazetecilerin sorularını yanıtlayan Kılıçdaroğlu, “Eğer telefonda konuşurken bile kaygı duyuyorsak ülkede demokrasi yok demektir. Genel başkan olduğumdan beri benim ve parti yöneticilerimin telefonları dinleniyor. Bu dinlemeler bir kişiye akıyor” diye konuştu.

Erdoğan’ın kendisi için bir ara, “Ey Kılıçdaroğlu, senin nefes alışını bile biz takip ediyoruz” dediğini hatırlatan Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

““Türkiye bir istihbarat devleti oldu. İstihbarat örgütlerinin Erdoğan’a çalıştığı bir devlet oldu. Biz düşman değiliz ki bizi dinliyorsun sen. Bu özel bir hastalık aslında. Devleti yönetememe hastalığı ve kendi geleceğinden endişe duyma hastalığı. Temel Bey (Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu) açıkladı. Filistin dolayısıyla miting yapacaklardı. Telefonları dinlemişler, yurtdışına hemen haber veriyorlar; ‘Efendim miting yapacak muhalefet’ diye. Oradan (Londra) açıklama yaptı ‘Şu tarihte miting yapıyoruz’ diye. Düşünebiliyor musunuz?”

Kılıçdaroğlu, İnce’nin performansına ilişkin olarak da bazı değerlendirmelerde bulundu. 

“Muharrem Bey büyük başarıyla götürüyor kampanyasını” diyen CHP lideri, “Genç, enerjik, dinamik, kendisinden emin. Bu ülkenin en iyi cumhurbaşkanlarından birisi olacak. Bozan ve işlemeyen bütün çarkları hem tamir edecek hem de çalıştıracak. Türkiye’ye yeniden saygınlık kazandıracak” ifadesini kullandı.

“AK Parti artık su alıyor” diyen Kılıçdaroğlu, “Özellikle sivil toplum kuruluşları, iş dünyası, odalar, borsalar ve sendikalarla oturup konuşurken basına kapalı bölümde iktidara yönelik eleştirileri daha net ortaya koyup, bizden çözüm istiyorlar. Fikir bekliyorlar. Daha önce biz anlatırdık, dinler giderlerdi. Şimdi öyle değil. Daha aktif olmamızı, daha çok şey yapmamızı istiyorlar” görüşünü dile getirdi.