Ara 10 2017

Kendi vatanında sürgün yaşayan halk: Kürtler

Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi'nin başkenti Erbil yada Kürtçe adıyla Hewlêr, bugünlerde yine göç edenleri misafir ediyor.  Bu kez gelenler çok uzaktan değil, yaklaşık 100 kilometre uzaklıktaki Kerkük’ten.

Irak hükümeti ile IKBY arasında 25 Eylül’de gerçekleşen referandum nedeniyle başlayan gerginlik, beraberinde Kerkük operasyonunu getirdi.

Irak Başbakanı Haydar El Abadi’nin ulusal güvenliğin sağlanması adı altında, Irak ordusuna 140. madde kapsamında olan Kerkük ve tartışmalı bölgelerde Kürt güçlerinin çıkarılması talimatı verdi.

16 Ekim 2017’de operasyon başlatıldı. Irak Ordusu, Haşdi Şabi güçlerinin desteğiyle gerçekleştirdiği operasyonla Kerkük’e girince on binlerce kişi kenti terk etti.

Kerkük

Daha önce Haşdi Şabi’nin yaptıklarını duyan Kerküklüler can korkusuyla kentten kaçtı. BM’ye göre yaklaşık 180 bin kişi Kerkük’ü terk etmişti.

Kaçanların ilk adresi Erbil oldu. Onlarca aile Kesnezan nahiyesindeki, sahiplerini dahi bilmedikleri boş olan lüks villalara yerleşti.

Bu, Kerküklü ailelerin yurttaşların ilk göçü değil. Birçoğu daha önce de birkaç kez göç etmiş. Bu aileler 1975 yılında Bağdat yönetiminin baskılarından kaçarak İran’a sığınmış.

Bu yurttaşlardan biri de Bahtiyar Rahim Abdulrahman... Abdulrahman Kürt hareketinin 1975 yılında yaşadığı kırılma sürecinde henüz 5 aylıkmış. Babası Peşmerge olduğundan dolayı, Saddam rejiminin korkusu ile İran’a kaçmış. Abdulrahman Kerkük’e gidişini Ahval’e şöyle anlattı:

‘‘1991 yılında gerçekleşen Kürt isyanının ardından Kürdistan’a döndük ve Süleymaniye yerleştik. Amerika’nın 2003 yılında Saddam rejimini yıktığı ve ortadan kaldırdığı döneme kadar orada kaldık. Ondan sonra ilk kez Kerkük’e gittim ve Kerkük’ü ilk kez o zaman gördüm.’’

Bahtiyar Rahim Aldulrahman
Bahtiyar Rahim Aldulrahman

Abdulrahman, Irak ordusunun Kerkük’e girdiği gün yaşadıklarını ise şöyle dile getirdi:

"Ölümden korktuğum için Kerkük’ten çıkmadım, sadece namusumu Haşdi Şabi’den korumak için Kerkük’ten çıktım. İkinci kez yerimden yurdumdan oldum. Bundan 42 yıl önce Saddam’ın korkusundan İran’a gittik. Fakat bu kez de İran’a bağlı milis birliklere olan korkumuzdan dolayı yerimizi ve şehrimizi terk ettik."

Ahmed Fettullah
Ahmed Fettullah

Kerkük’ün İmam Kasım mahallesinde yaşayan 75 yaşındaki Ahmed Fettullah da benzer bir hikayeye sahip.

Fettullah 1962 yılında Peşmerge olmuş ve 1975 yılına kadar da devam etmiş. O da 1975 yılında İran’a sığınan Kürtlerden. Fettullah’ta Ahval’e şunları anlattı:

‘‘Kürt hareketi kırıldığında, ne İran, ne Türkiye, ne de Avrupa ülkeleri hiç kimse Kürtlere kucak açmadı. Amaç sonsuza dek Kürt hareketini teslim almaktı ve o temelde bize kucak açtılar. Kürtlere karşı oynanan oyunun halay başını İran çekiyor.’’

‘‘Neden Kerkük’ü terk ettiniz?’’ sorusuna ise Fetullah; ‘‘Biz de insanız ve etten kemikten oluşmuşuz. Demir ve ateşe karşı durmamız imkânsız. Bizim üzerimize gelen güç ile aramızda her anlamda muazzam bir dengesizlik vardı. Bunun dışında da kırılmanın temel sebebi Kürtlerin kendi iç sorunlarıdır” yanıtını verdi.

Kawa Fettullah
Kawa Fettullah

Ahmed Fetullah’ın büyük oğlu olan Kawa Fettullah, ailesi 1975 yılında İran’a yerleştiğinde bir yaşındaymış.

İlk kez 2003 yılında Kerkük’ü gören Kawa, o günkü duygularını Ahval’e şu cümlelerle anlattı:

‘2003 yılında bir grup Peşmerge ile birlikte Erbil’den Kerkük’e doğru yola çıktık. Bizi gece lastiklerden yapılmış bir botla tehlikeli bir sudan karşı tarafa geçirdiler.

Sorduğumda da Pirde suyu olduğunu anladım. Sonra bir yere yetiştiğimizde de oranın Hesar olduğunu ve 11 Mart 1970’te Bağdat ile Kürtler arasında yapılan anlaşmadan sonra en büyük kutlamaların yapıldığı yer olduğunu biliyordum.

Yüksek bir tepeden aşağıya doğru indik ve gün doğumu ile petrol rafinerisini gördüğüm de oranın Kerkük olduğunu anladım. Çok farklı, tarifi imkânsız, az yaşanır ve güzel bir duyguydu.

Babamın doğduğu yere gitmek istedim, neresi olduğunu bilmediğim için, ilk olarak kız kardeşimin İmam Kasım mahallesindeki evine gittim. Hayatım boyunca hiç görmemiştim, sadece 1991 yılında Raperin (başkaldırı) zamanında bir kez görmüştüm.

Erbil

43 yaşında olan Kawa Ahmed Fettullah 16 Ekim 2017’de Kerkük’ten ayrılmalarına ilişkin olarak da şunları söyledi:

Şehrin komple çembere alındığını anladığımızda, PDK’nin Kerkük yönetim binasına geldik. Orada planlanan savaşın yürütülmediğini anladım. Moralim çok bozuldu.

Moralsizliğim hemen sonuç alamadığımızdan dolayı değildi. Çünkü çok iyi biliyorum ki; hak elde etme mücadelesinde birçok iniş-çıkış vardır ve bedelsiz de olmayacağını da iyi biliyorum.

Fakat benim moralsizliğimin nedeni farklıydı, Kürtlerin iç birlikten yoksunluğuydu bendeki moralsizlik. Düzensiz geri çekilen Kürt güçleri, biz sivil halkı savunmasız bıraktılar. Açık söyleyeyim bu olay karşısında dizlerimin bağı çözüldü.

Erbil

Erbil’in lüks villalarına yerleşen Kerkük’lü göçmenler o villa ve evlerin kime ait olduklarını da bilmiyorlar.

Ferman Cemal

Ferman Cemal ve ailesi de bir villaya yerleşmiş ve o da hayatında beşinci kez aynı türden olaylarla karşılaşıyor.

Başına gelen bu olayların ilk halkasını o da İran’a göç ederek yaşıyor:

Şu ana kadar hayatımda beşinci kez zorunlu göç ediyorum, evimden ve yerimden kopuyorum. Bağdat’ın birbirinin peşi sıra gelen iktidarları ve Saddam Hüseyin beş kez bizim zorunlu göç etmemize neden oldu.

Köylerimizi yakıp yıktılar, Enfal’a tabi tuttular. Ben hayatımda dört kez mültecilik yaşadım. Babam 1974 yılında İran’a göç etti. Eğer şimdi göç etmekten bahsedecek olursak, bu şimdi gerçekleşen yeni bir projedir. Kerkük hiç bir zaman zulmü kabul etmedi. Tüm mezhepler, etnik azınlıklar ve gruplar orada kardeşçe yaşadılar.

Erbil

Her ne kadar son günlerde Kerkük’te hayatın normale döndüğü iddia edilse de Kerküklü göçmenler kendi ülkelerinde adeta mülteci durumundalar.

Erbil

Bundan dolayı da hayatın Kerkük’te normale döndüğü yönündeki iddiaları da reddediyorlar ve "Ne zaman döneceğimizi bilmiyoruz" diyorlar.

Erbil

Çünkü onlara göre 16 Ekim 2017 de gerçekleşen depremin etkisi, 12 Kasım 2017'de Derbendihan ve Halepçe'de gerçekleşen depremden çok daha büyük.

Erbil

Dolayısıyla hangisine sorarsanız Haşdi Şabi’nin yaratmış olduğu korkudan bahsederek, Kerkük’e dönmeleri önündeki en büyük engelin Haşdi Şabi’nin varlığı olduğunu dile getiriyorlar.

Kerkük