KHK'lileri mağdur etmenin yeni yöntemi: Gizemli genelge

15 Temmuz darbe girişimden beş gün sonra ilan edilen OHAL kapsamında onbinlerce kişi Kanun Hükmünde Kararnamelerle işlerinden edindi. KHK mağdurların mağduriyetleri bitmek bilmiyor. 

Bunlardan biri olan KHK’li doktor Mesut Kuran aylarca uğraşmasına rağmen bankada hesap açamadı.

Yine KHK ile ihraç edilen Hüseyin Baktır’ın aracıyla yaptığı kazada, sigorta şirketi maddi zararın karşılanmasını reddetti. KHK’li öğretmen Suzan Uzpak’a havaleyle gelen parası ‘Yasaklı TC uyarısı’ gerekçe gösterilerek verilmedi. Bütün bunların üzerine yeni bir gelişme daha yaşandı.

Duvar'dan Haci Pişkin'in haberine göre, KHK ile kamu görevinden ihraç edilen İlker Okatan’ın özel bir bankadaki kredi talebi onaylanmasına rağmen savcılık soruşturması gerekçe gösterilerek ve kendisine ‘KHK’lisiniz’ denilerek kredi talebi iptal edildi.

Bankaların KHK’lilere uyguladığı politikalara bir yenisi daha eklendi. Eskişehir’deki özel bir banka KHK’li İlker Okatan’ın iş kurmak için 20 bin liralık kredi talebine önce olumlu yanıt verdi.

Daha sonra banka, ‘Genel müdürlük KHK’li olduğunuz için kabul etmiyor’ diyerek bu talebi geri çevirdi. Okatan bankaya giderek duruma tepki gösterince kendisine bağırıldığını söyleyerek, “Rencide oldum, gururum kırıldı” dedi.

Okatan bankanın bu uygulamayla bütün KHK’lileri açlığa mahkum ettiğini belirterek şunları söyledi:

“Bu mesele sadece benim değil mağdur olan 135 bin KHK’linin meselesi. İş istersin iş vermezler, borç verecek zaten dostun kalmamıştır, sigorta yaptırmak istesen, ‘Sana sigorta yaptıramam başımı derde sokma’ derler. İş kurmak için kredi istersin vermezler. Aş istersin ‘ağaç kökü yesinler’ diye haykırırlar.”

Doğa Sigorta Şirketi de kaza yapan eski polis memuru Hüseyin Baktır’a KHK’li olduğu için ödeme yatırmadı. Ancak bu haberlerin basına yansımasının ardından şirket, dün parayı Baktır’ın avukatının hesabına yatırdı. KHK’li olduğu için kendisine yapılanları ‘kabul etmediğini’ söyleyen Baktır şöyle konuştu:

“İhraç edildim, cezaevine girdim. Devletime hiçbir zaman düşman olmadım ama küstüm. KHK’lilerin çoğu, ‘küsmedim’ diyor ama ben böyle diyemiyorum. İmkanlar el verse mesleğime bir daha dönmeyi düşünmüyorum. İşe geri dönmek için yaptığım başvurularımın nedeni de hak kayıplarımdan dolayı. Eğer mesleğime geri dönsem de hiçbir şekilde ne kendimden ne de ailemden fedakarlık etmeyeceğim. Millete de kırıldım. Bu olaylar nedeniyle millet çok sessiz kaldı. Bu olayda da millet yine güçlüyü destekliyor. Terörle mücadelede çalışırken katıldığımız operasyonlarda hep yanımızda yer aldılar. Şimdi de diyorlar ki keşke ‘Katılmasaydınız’. Bu konuda yetkililere de hiçbir çağrım olmayacak. Açlıktan ölsek, cezaevine girsek umurlarında bile değiliz. Onlardan da merhamet istemiyorum. Hakkımı istiyorum. Adil yargılama yapılıp kim suçlu kim suçsuz ortaya çıksın.”

KHK ile ihraç edilen tıp doktoru Mesut Kuran özel bir bankadan hesap açtırmak istedi. Ancak banka, KHK’li diye hesap açtırmadı. Kuran tepkisini şu cümlelerle dile getirdi:

“Normalde yolundan bile geçmeyeceğim bir banka bu. Ama onların tekeline düştük. Şu an tekelliğin zulmünü yaşıyoruz. Bütün bunlar KHK’li olduğumuz için yapılıyor.”

KHK’li Ömer Özdemir’e de özel bir banka önce hesap açmadı sonra ise ‘şartlı’ hesap açtı. Banka, açtığı hesabı Özdemir’in kısıtlı kullanabileceğini söyleyerek, “Sadece maaş ödemeleriniz üzerindeki tasarruf haklarınız hariç olmak üzere dijital kanallar (internet bankacılığı, mobil bankacılık gibi) dahil olmak üzere tarafınıza başkaca ürün ve hizmet sunulmayacak” dedi.

Ancak bu durumun da basına yansımasından sonra banka bu kararından vazgeçerek tüm sınırlamaları kaldırdığını Özdemir’e iletti.

Bu konuda birçok KHK’liden başvuru alan HDP Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu şirketlere “Bu yanlıştan dönün” çağrısında bulundu. Gergerlioğlu daha önce de bu tür olayların yaşandığını ancak yeni duyulmaya başlandığını söyledi. Bunun nedenini ise şöyle açıkladı:

“OHAL mağdurlarına yönelik yapılanlar gün yüzüne çıkmaya devam ediyor. KHK’lıya hesap açtırmayan bankalar, kredi kartı vermeyen bankalar, kredi başvurusunu iptal eden bankalar, eşi KHK’lı diye kredi vermek istemeyen bankalar… Bu bankalardan bazıları da şöyle: TEB, Garanti Bankası, Vakıf Bank. Bu örnekleri artık daha sık duymaya başladık. Bunlar eskiden de yaşanıyordu ancak şunu net bir şekilde söyleyebiliriz: Eskiden insanlar korkuyordu, çekiniyordu. Bunları dile getirmiyordu. Artık kimse korkmuyor. İnsanlar cesaretlendi. Asıl burada sorgulanması gereken şey kaynak. Bu şirketlere bir yerlerden belli ki talimat gitmiş. Bir genelge de gittiği söyleniyor. Şirketler de çok temkinli davranıyor. Sonra bu olaylar duyulduğunda da paçaları tutuşuyor ne yapacaklarını bilemiyorlar. Bu şirketler yarın hukuken çok zor duruma girecekler. Bu Nazi uygulamalarını derhal terk etmeliler. Onlara bu yazıları gönderen, bu talimatı verenler onların arkalarında durmayacak. Bunların emriyle hukuk dışı işler yapmamalılar.”