Türkiye'de doktorların 5. madde isyanı

OHAL'de ihraç edilen ve güvenlik soruşturmasına takılan doktorların çalışmasını sınırlayan düzenlemeye tepki büyüyor. Doktorlar çalışma haklarının ellerinden alındığını düşünüyor.

Türkiye günlerdir AKP’nin yeni düzenlemesi olan doktorlarla ilgili yasa teklifini konuşuyor. Doktorlar düzenlemenin 5. maddesine tepkili.

Tıp fakültesinden bir yıl önce mezun olan Selçuk Çelik “Çalışma hakkımız keyfi bir şekilde elimizden alınıyor. Açlığa mahkum edilmeyi kabul etmeyeceğim” diyor.

Çelik, hakkındaki güvenlik soruşturmasından neden geçemediğini bilmiyor. Bildiği tek şey var: Bundan böyle devlet hastanelerinde çalışamayacak, özel hastanelerde çalışma şansı da çok düşük.

DW Türkçe’de yer alan habere göre, 25 yıldır acil tıp uzmanı olarak çalışırken OHAL kararnamesiyle (KHK) işten atılan Mustafa Karakuş ise özel hastanede bulduğu işinden de olmak üzere. Kimin kendisini “terörist” olarak suçladığını, bu yüzden de ihraç edildiğini anlayamayan Karakuş, “Devletin beni şimdi de sivil ölüme terk edecek olmasını anlamıyorum” ifadelerini kullanıyor.

İktidardaki AKP milletvekillerince sağlıkta şiddeti önlemek için meclise getirilen yasa teklifi meclis sağlık komisyonunda muhalefet partileri CHP ve HDP’nin sert tepkilerine karşın kabul edildi. AKP milletvekillerine “Hedefiniz doktorlara şiddeti önlemek değil, doktorları açlığa mahkum etmek” çıkışında bulunan muhalefetteki vekiller, sağlık örgütleriyle birlikte yasa teklifini protestoya başladılar.

Protestoların hedefinde teklifin beşinci maddesi var. Bu maddeye göre OHAL döneminde çıkarılan KHK'lar ile kamudan ihraç edilen doktorlar, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ile anlaşmalı hiçbir yerde çalışamayacaklar. Bu doktorların yazdıkları raporların adli ve idari geçerliliği olmayacak. Yasa teklifi, tıp fakültesi mezuniyeti sonrası devlette mecburi hizmet sorumluluğu olan ancak güvenlik soruşturmalarından geçemeyen doktor adaylarını da kapsıyor. Onlar da sadece SGK ile anlaşmalı özel sağlık kuruluşlarında çalışabilecekler, tıpta uzmanlık sınavı kazanmış olsalar bile asistanlık yapamayacaklar.

Selçuk Çelik, özel hastanelerin de güvenlik soruşturmasından geçemeyen doktorları istihdam etmekten çekindiğine dikkat çekiyor ve devam ediyor:

“Ben 6 yıllık tıp eğitimi almışım. Üstüne eğitim alma, mecburi hizmetimi yapma hakkım doğrudan engelleniyor.  Ben de bu ülkeye hizmet verme hakkına sahibim. Benimle ne dertleri var. Devlet bunu bize açıklasın.”

KHK ile işinden olan Mustafa Karakuş, OHAL Komisyonu’na da başvurmuş, bir yandan işine dönme umudu taşıyor. “Aslında umutlu muyum, değil miyim? Bazen tamamen sorulara boğuluyorum” diyen Karakuş, ihraç edildikten sonra aylarca iş aramış. 

Karakuş’un “Kimse bana iş vermek istemedi. Özel sektörde iş bulmak hiç de kolay değil. KHK’li olduğumu duyan bana yüz çevirdi” sözleri OHAL’in sağlık personeline etkilerine de ayna tutuyor.

Karakuş, şimdilerde çalıştığı özel sağlık kuruluşunun da yeni yasa teklifinin mecliste onaylanmasıyla birlikte kendisini işten atacağını anlatıyor.

Türk Tabipleri Birliği (TTB) Başkanı Sinan Adıyaman KHK’li ve güvenlik soruşturmasından geçemeyen doktor sayısının yedi bini aştığına dikkat çekiyor. Adıyaman, “Doktorlar sivil ölüme terk ediliyor, iktidar seyrediyor. Bunu kabul etmemiz mümkün değil” diye konuşuyor.

TTB ve SES'le birlikte hareket eden doktorlar Ankara'da hükümeti protesto eden sokak eylemlerini Kuğulu Park’ta başlattı.