Ara 25 2017

'696 sayılı KHK’nin benzerine Hitler de imza atmıştı'


Türkiye, pazar sabahı iki yeni Kanun Hükmünde Kararname’ye (KHK) açtı gözlerini. 15 Temmuz davalarının birindeki sanığın “Hero” yazılı tişört giymesiyle başlayan tek tip elbise tartışması son KHK ile hayata geçti.

Ancak bu uygulamadan daha önemli ve tartışma yaratanı ise, 696 sayılı KHK’nin 121. Maddesiydi. Türkiye’de rejim değişikliğinin ilanı niteliğindeki maddeye göre, 'darbe girişimi ve terör eylemlerinin bastırılması için hareket eden' siviller, yargı dokunulmazlığı zırhına girerek cezalardan muhaf tutulacak. 

Bu çok büyük tartışma yaratan ve milis gücünün devrede olacağı anlamına kanun için, CHP “Terörle mücadele ediyorum, diyecek herkesin başkalarını boğazlamasının önü açıldı bu kanunla” diyor. Kimi yazarlar, Meclis’in fiilen askıya alındığını söylerken, kimi de geçmiş dönemlerden örnekler veriyor. 

Sendika.org’un haberine göre bu uygulama, AKP’den önce Nazi’ler tarafından uygulanmıştı. Hitler, muhalefeti ortadan kaldırdığı katliam öncesi AKP ile oldukça benzer bir kararnameye imza atmıştı.

Adolf Hitler’in, iktidar yolculuğunda büyük görevler üstlenen, “kahverengi gömlekliler” olarak da bilinen “Sturmabteilung” ya da kısaca SA denilen vurucu milislerini ortadan kaldırttığı gece “Uzun Bıçaklar Gecesi” olarak anıldı.

İleride kendisine tehdit olacağını düşündüğü Nazi unsurlarının önde gelenlerini ortadan kaldırttıktan sonra Hitler, ordu üzerinde kurduğu sarsılmaz otoriteyle kıyımlarını gerçekleştireceği kanlı yolculuğuna çıktı.

SA’ların ortadan kaldırılmasını anlamakta zorlanan Almanlara Nazilerce, bugünün Türkiyesi’nde yaşayanlara çok tanıdık gelen açıklamalar yapılmıştı. Operasyon gecesi Hitler, kendisini dinleyen kalabalığa, SA’yı “dünya tarihindeki en büyük ihanet” ile suçladığı konuşmayı yaparken, emrindeki Naziler de Almanlara, “SA’nın darbe hazırlığında olduğunu” yaymıştı.

Gesetz über Maßnahmen der Staatsnotwehr adlı kararname ile Hitler, 30 Haziran – 2 Temmuz 1934 tarihleri arasında Nazi paramiliter gruplarının eylemleri meşru müdafaa kapsamına alınarak hukuka uygun kabul edilmişti.  En az 85 kişinin öldürüldüğü, toplamda ölü sayısının yüzü aştığı katliama yol açan kararnamenin altında imzası olan Hitler, şöyle diyordu:

“Vatan hainliğindeki saldırıları önlemek için 30 Haziran, 1 Temmuz ve 2 Eylül 1934’te alınan tedbirler, hukuk devletinin kendini savunması olacaktır.”

Haberin tamamını buradan okuyabilirsiniz