Tem 13 2018

703 sayılı KHK ve Erdoğan’ın anonim şirket hayaline kavuşması

Türkiye’nin başkanlık sistemine geçişteki ilk kabinesi bir şirket yönetim kurulu benzetmelerine yol açtı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın farklı platformlarda dile getirdiği bir şey vardı: “Türkiye anonim şirket gibi yönetilmeli.” 

Cumhuriyet’te yer alan analize göre Erdoğan, 703 No’lu KHK ile “hayal ettiği” anonim şirketi kurma imkânına da sahip oldu. Saray birçok şirket kurabilecek. Kamu iktisadi teşebbüslerine ilişkin KHK’ye eklenen madde uyarınca, Cumhurbaşkanı’nca anonim şirket şeklinde kurulan kamu sermayeli şirketler, Türk Ticaret Kanunu hükümlerinden muaf tutulacak.

Olağanüstü Hal'in bitmesine sayılı günler kala peş peşe Kanun Hükmünde Kararnameler (KHK) yayımlandı. Yayımlanan 703 sayılı KHK ise Merkez Bankası'yla ilgiliydi.

Yapılan düzenlemede Merkez Bankası başkan yardımcılarının seçiminde "ve meslekleri ile ilgili olarak en az on yıl çalışmış" ibaresi ile "Başkanın (Guvernör) önerisi üzerine müşterek kararla beş yıl süre ile" ibaresi metinden çıkarıldı. Merkez Bankasının Hükümetle ilişkisi, Cumhurbaşkanı veya görevlendireceği bir bakan aracılığıyla sağlanabilecek.

Ayrıca savunma, güvenlik veya istihbarat alanlarına ilişkin anonim şirket olarak kurulacak teşebbüslerdeki Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) denetim ve şirketlerde kamunun pay sahipliğine dayanan oy, yönetim, temsil, denetim gibi hak ve yetkiler, Cumhurbaşkanı tarafından kullanılacak. Bu anonim şirketler, çıkarılan KHK ile teşebbüslere tanınan tüm hak, istisna ve muafiyetlerden yararlanacak. Bu bağlamda, Cumhurbaşkanı’nın kurduğu anonim şirket, yatırım görevini kendi imkanı ile karşılayamazsa bu kısım o yıl içinde devlet bütçesinden karşılanacak. Anonim şirketlerin yurtdışında şirket kurmasına ve kurulmuş şirketlere ortak olmasını belirlemede Cumhurbaşkanı yetkili olacak.

Yapılan değişikliklerle KİT ve bağlı ortaklıklar da Cumhurbaşkanı tarafından kurulacak. Bu KİT’lerin genel müdürlerinin ve yönetim kurulu üyelerinin atanmasına ve sahip olmaları gereken zorunlu niteliklerine ilişkin hükümler uyum KHK’si ile kaldırıldığı için, bu kişilerin nasıl seçileceği ve atanacağı hâlâ belirsiz. Teşebbüslerin yatırım ve finansman programlarında yapılan değişikler de, şirket imkânları ve yatırım kapasiteleri göz önüne alınmadan Cumhurbaşkanı kararına bağlanacak. Cumhurbaşkanı, KİT’lere kendi imkânlarıyla karşılayamayacakları yatırım görevi verdiğinde özkaynaklardan karşılanması gereken kısım, yine devlet bütçesinden karşılanacak.

Uyum KHK’si yapılan değişiklik ile teşebbüslerin ve bağlı ortaklıkların işletmelerinde üretim yapılması şartı da kaldırıldı. Değeri 10 milyonun üzerinde olan işlevsiz durumdaki işletmelerin ederlerinin altındaki devri de yine Cumhurbaşkanı’na bağlandı.