Karar yazarı: ‘Fırıncıya söyleyin ekmek de vermesin’ demek olacak şey değil

15 Temmuz darbe girişiminin üzerinden iki yıl, dört ay gibi bir süre geçti. Türkiye ağır bir değişime uğrarken olağanüstü hâl kapsamında yüz binlerce insanın hayatı değişti.

Birçok insan hapishaneye giderken yine sayıları yüz binlerle ifade edilen çok sayıda kişi de kamudaki işlerinden oldu.

Karar yazarı Hakan Albayrak, “Çözüm adımları beklenirken ne yazık ki tam tersi oluyor, mağduriyetlerin üzerine tuz biber ekilmeye çalışılıyor” yorumunu yapıyor.

Son olarak KHK ile kamu görevinden ihraç edilen doktorların Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ile anlaşmalı özel hastanelerde çalışmasını da engellemeye yönelik kanuni düzenleme teklifinin gündemde olduğunu hatırlatan yazar, “Bir hukuksuzluk ve insafsızlık vesikası. Adalet ve Kalkınma Partisi’nin bu teklifi hangi akla hizmetle hazırladığını anlamak mümkün değil. O aklın adil bir akıl olmadığı kesin” diyor.

Bugün ‘FETÖ’ iddiasına dayanan suçlama ile uzaktan yakından alâkası olmayan kişilerin dahil bir yalan ihbarla KHK’lik olmuş olabileceğine dikkat çeken Albayrak, sözlerini şöyle sürdürüyor:

“Velev ki ‘irtibat’ yahut ‘iltisak’ delillerle sabit olsun; ‘Cemaat’in önünün bizzat devlet tarafından alabildiğine açıldığı ve ‘Cemaat’le irtibatın değil irtibatsızlığın risk teşkil ettiği yıllarda (ki ilgili yasa tasarısının altındaki 1 numaralı imzanın sahibi olan milletvekili de o vakitler  F.Gülen’le fotoğraf çektirme gereğini duymuştu) “Cemaat”in kapsama alanına girdikleri için KHK’lık olan doktorlara da reva değil.”

“Suç işlemiş olan doktorlar varsa yargılanır ve cezalandırılırlar” diyen Albayrak, “Mahkeme kararına ihtiyaç duymaksızın, hatta hukuki manada bir suçlama bile olmaksızın doktorluk mesleğinin icrasını engellemek -adeta ‘Fırıncıya söyleyin ekmek de vermesin’ demek- olacak şey mi Allah aşkına?” diye soruyor.


Yazının tamamına buradan ulaşabilirsiniz.