Trabzon’daki kazanın nedeni pilotlara zorunlu hizmet KHK’si mi?

Geçtiğimiz günlerde Trabzon Havalimanı'na iniş yaptıktan sonra pisten çıkan ve denize metreler kala duran uçağın kontrolden çıkmasına dair incelemeler sürüyor.

Bu kazanın detayları yavaş yavaş şekillenirken bir kaza  haberi de Isparta’dan geldi. Isparta'nın Yalvaç ilçesinde Hava Kuvvetleri Komutanlığı’na ait CN-235 CASA tipi askeri uçak düştü. Kazada 2'si pilot, biri tekniker olmak üzere üç asker hayatını kaybetti.

Hava yolu taşımacılığı hem dünya genelinde hem de Türkiye’de gelişmeye devam ediyor. Bu gelişmeyle birlikte, en çok tercih edilen ulaşım araçlarının başında uçaklar geliyor.

Ama özellikle son zamanlarda art arda yaşanan bu kazalar hava yolu taşımacılığının güvenliğini sorgulatır hale getirdi. Geçmişte yaşanan uçak kazalarına bakıldığında; bazen mekanik bir arızadan bazen de pilot hatalarından kaynaklanan bu kazaların sonuçları çok ağır olabiliyor.

Mesela, 27 Mart 1977'de İspanya'nın Tenerife Adasında yaşanan en büyük uçak kazası. Tarihe ‘’Tenefire Faciası’’ olarak geçen bu kazada Los Rodeos Havalimanı'nda iki Boeing 747 uçağı yerde çarpışması sonucunda 583 kişi hayatını kaybetti.

Yine bir başka örnek 1985 Japonya’sından. Japon Hava Yollarına ait Boeing 747SR tipi uçakta kalkıştan on iki dakika sonra dikey kuyruğun büyük bir kısmı koptu, pilotların yoğun çabası sonucu otuz iki dakika daha uçan uçak Ueno yakınlarında Takamagahara dağına düştü. On beşi mürettebat 520 kişi ölürken sadece dört kişi kurtuldu. Bu kaza aynı zamanda tek uçağın karıştığı en çok ölümlü kazaydı.

Türkiye ve Türkiye ile bağlantılı en büyük uçak kazalarının başında ise 1974 yılında yaşanan ‘Ermononville’  faciası var. Türk hava yollarına ait DC 10 tipi uçağı İstanbul-Paris-Londra seferi sırasında kargo kapısı kalkıştan kısa bir süre sonra açıldı ve uçak Paris yakınlarında düştü. On bir kişilik mürettebatta dahil 346 kişi yaşamını yitirdi.

Ayrıca yine bir Türk şirketi olan Birgen Air’e ait TC-GEN tescilli Boeing 757, Puerto Plata’dan kalktıktan dakikalar sonra Atlas Okyanusu’na düştü.

Haftalarca apronda bekleyen uçağın pilot tüplerinin korunmamış olması ile başlayan bir hatalar zinciri sonucu düşen uçakta 189 kişi hayatını kaybetti.

Ama dünyanın son yirmi yılını incelersek uçak kazalarındaki ölümler istikrarlı bir şekilde azalıyor. Sivil havacılıkta hala riskler devam etse de bir yandan da güvenlik genişliyor.

Örneğin, 2017 yılı içinde tüm dünyada 36 milyon 800 bin uçuş gerçekleşti. Hollanda merkezli danışmanlık şirketi To70 ve Havacılık Güvenlik Ağı’nın (ASN) yayımladığı raporlara göre, tarihte en fazla uçuş yapılan yıl.

2017 sivil havacılık tarihinin de en güvenli yılı olarak kayıtlara geçti. Araştırmalara göre uçak kazasından ölüm ihtimali on altı milyonda bire düştü.

Verilerini en az 14 kişi taşıma ruhsatı olan sivil uçaklar üzerinden toplayan ASN, geçen yıl toplam 10 ölümcül kaza yaşandığını ve 79 kişinin hayatını kaybettiğini belirtti. Bu havacılık tarihinin mucize yılı oldu.

Yılın en büyük kazası ise Ocak 2017'de Kırgızistan'da bir Türk kargo uçağının düşmesi sonucu dört mürettebat ve yerdeki 35 kişinin öldüğü olaydı.

Ayrıca, AirlineRatings.com’un 2017 yılının en güvenilir 20 hava yolu şirketi listesinde Türkiye nitelik olarak listenin en aşağılarında kendine yer buluyor. İlk 50 içinde Türkiye’den Atlasjet, Pegasus ve Onur Air gibi hiç bir özel hava yolu yok.

Listede dünya çapında yer alanlar ise Qantas Hava Yolları, Yeni Zelanda NXZ, Alaska ALK, Nippon Hava Yolları, Britanya Hava Yolları, Cathay Pasifik Hava Yolları, Delta Hava Yolları DAL, Etihad Hava Yolları, Eva Hava Yolları, Finnair, Hawaii Hava Yolları, Japonya Hava Yolları, KLM, Lufthansa LHA, İskandinav Hava Yolları, Singapur Hava Yolları, İsviçre Hava Yolları, United UAL, Virgin Atlantic ve Virgin Avustralya Hava Yolları.

Yine günümüze kadar en çok uçağı düşen havayolu şirketlerinin ilk onunda da; İngiltere Hava Yolları Hindistan Hava Yolları, Çin Hava Yolları, Pakistan Hava Yolları, Türk Hava Yolları, Fransa Hava Yolları, Filipin Hava Yolları, Kore Hava Yolları ve Mısır Hava Yolları geliyor.

Karıştıkları kazalar incelendiğinde en riskli uçak ise uçuşları iptal edilen Concorde. Kaza riski en yüksek olan uçaklar listesinde Concorde'u, McDonnell Douglas MD-11, Embraer 110 Bandeirante ve Fokker F-28 izliyor.

Peki tüm gelişmiş teknolojiye rağmen uçak kazalarının sebepleri neler? Aslında Uçak kazalarının; uçuş ekibi hatasından tasarım hatasına, sabotajdan kötü hava koşullarına, kuş çarpmasından uçak kaçırılmasına kadar pek çok nedeni olmasına karşın kazaların yarısından fazlası uçuş ekibinin hatalarından kaynaklanıyor.

Güntay Şimşek

Ahval’e konuşan Havacılık alanında uzman olan Güntay Şimşek de uçak kazalarının çoğunluğunun iniş ve kalkışlarda meydana geldiğini belirterek, bu durumun kayıtlara pilotaj hatası olarak geçtiğini dile getirdi.

 


‘’Bu kazaların arka planında pilotun içinde bulunduğu ruh hali, yorgunluğu, yanında bulunan diğer ikinci pilotun tecrübesi var. Türkiye’deki kazaların büyük çoğunluğu denetim eksikliğinden kaynaklanıyor. Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü tarafından zamanında yapılmayan denetimler pilotların rahat hareket etmesini sağlıyor. Ortada ciddi denetim eksikliği var. ’’

Ayrıca Şimşek’e göre kaza sonrası oluşturulan raporların içerikleri kamuoyunda çok fazla tartışılmıyor. Raporlar tamamlandıktan sonra da kamuoyunu aydınlatacak şekilde açıklanmıyor. Türkiye’de şirket prosedürleri, yönetmelikler ve uluslararası alanda sivil havacılık mevzuatlarına tam uyumlu olarak icra edilmemesi kaza riskini artırıyor.

"Uzun bir uçuşta bir Boeing 777 uçağında kabin ortalama tecrübesinin en az 15 sene olması gerekir. Özerk olmasına rağmen daha çok kamu kurumu gibi davranan Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü’nün işleyişi oldukça yavaş. Mesela, havada sorun yaşatan pilotları takip eden ve denetleyen iyi bir mekanizması yok. Yine personel maaşları tecrübeli insanların istihdam edilmesine engel oluyor. İyi pilotlar çalıştırılamıyor."

Uçak kazalarına sebep olan sorunların bir diğer kısmı ise teknik açıdan. Şimşek’e göre teknik arızaların uçuş güvenliğini riske sokacağına dikkat edilmeli, özellikle de motorun bakım kriterlerine ile uçağın bakımına özen gösterilmeli ve sık sık kontrol edilmeli. Çünkü bu konularda hata kabul edilmiyor.

Şimşek, uçak kazalarının dışarıdan bir etkiyle de olabileceğini sözlerine ekledi. Şimşek özellikle yolcuların yanında taşıdığı İPad, cep telefonları, bilgisayarlar ve bunların enerji kaynağı bazen sıkıntı oluşturabileceğini söyledi. Ayrıca uçak içi yangınların elektronik cihazlardan kaynaklı oluşma riski de bir hayli fazla.

“Yanıcı parlayıcı madde taşınması ile ilgili yönetmelik mevzuatı var. Bu çok riskli bir şey değildir hangi yüklerin hangi yüklerle taşınacağı bellidir. Uçak kazaları ya dışarıdan bir etkiyle olur, ya uçakta taşınan riskli kargo (yanıcı, patlayıcı madde) kaynaklı olabilir, ya da teknik bir sorundan meydana gelebilir. Havacılık uluslararası bir taşımacılık işi olduğu için Türkiye'deki makamların onay vermesi yetmiyor.’’

Şimşek’e göre, Uçak içinde taşınan piller ve enerji kaynaklarından riskli olanlara Avrupa Havacılık Otoritesi izin vermiyor.

Yıllarca kaptan pilot ve eski bir savaş pilotu olan Bahadır Altan,  uçak kazalarının hava trafik kontrolünden, teknik bakım hizmetinden ve eğitimden oluşan bir zincir olduğunu belirtiyor. Bütün halkalar bir araya geldiğinde kazanın kaçınılmaz olacağı görüşünde.

"Sivil havacılık  Genel Müdürlüğü bu kazaların önüne geçebilmeli. Ve bunun için kontroller ve denetimler olmalı. Bizdeki kazaların yüzde 75’i insan faktörü bunun nedeni de eğitimdir."

Altan, OHAL kapsamında çıkarılan 693 ve 694 sayılı KHK'lerle yapılan düzenlemelerde 18 yıldan az hizmeti olan pilotların TSK'da görev alması zorunlu hale getirildiğine dikkat çekti. Böylece, pilot açığının kapatılması önce ‘FETÖ’ suçlaması ile emekliliğe zorlanan savaş pilotlarının dönüşü sağlandı.

Bahadır Altan

Ardından açık kapanmayınca da Kanun Hükmünde Kararname ile sivil havacılık alanında görevli tecrübeli pilotlar göreve çağırıldı. Bahadır Altan, yaşanan bu durumun sivil havacılıkta nasıl bir boşluk yarattığını gözler önüne serdiğini belirtti.

‘‘Bu insanlar mecburi hizmetini dolduranlardı. Bu pilotlara gelmezsen lisansını iptal ederim denildi. Bu şekilde Trabzon’da uçağı kaza yapan şirketten (Pegasus) 30 eğitimli genç pilot ayrıldı. Bu büyük bir boşluk oluşturdu.’’

Uzmanlara göre uçaklarda kazayı azaltmanın yolu pilota verilen eksiksiz eğitimden geçiyor. Giderek gelişen elektronik ürünlerin içindeki lityum iyon pilleri, bataryaların uçaktaki kullanımı da yönetmeliklere göre düzenlenirse, risk büyük oranda azalıyor.

Tüm bu faktörlerin etkisi altında Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği (IATA), yılın her ayında yayımladığı hava yolu yolculuğu raporunda dünya genelinde bir artış var. Ama oran çok büyük değil.

2017’nin Temmuz ayında yüzde 6.8 büyüyen hava yolu yolcu trafiğinin Ağustos ayında yüzde 7.2’ye çıktığı görülüyor.

Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) Genel Müdürlüğü hava yolu uçak, yolcu ve yük istatistikleri raporuna göre, Türkiye’de de 2017’nin ilk 9 ayında direkt transit dahil toplam hava yolu yolcu trafiği, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 9,9 artışla 146 milyon 989 bin 680 olarak gerçekleşti.

Özellikle, düşük fiyat talebi, bu büyümeyi etkileyen çok önemli bir faktör olarak öne çıkıyor. Yolcu, hem güvenli ve ucuz, hem daha çok hizmet ve daha çok alaka istiyor. Bunu başarabilen de ayakta kalıyor.

Pegasus
Fotoğraf: AA