Ara 27 2017

Saray: KHK'da değişiklik yapılabilir, Başbakan: Düzeltme yok

OHAL kapsamında çıkarılan ve '15 Temmuz darbe girişimi ve terör eylemleri ile bunların devamı niteliğindeki eylemlerin bastırılması kapsamında hareket eden sivillere yargı dokunulmazlığı getiren son KHK muhalefetle iktidar arasında krize yol açtı. 

AKP, düzenlemenin arkasında dururken CHP, kararı önce AYM’ye, ardından AİHM’e götüreceğini açıkladı. AKP’nin kurucularından 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün de “Kaygı verici” diyerek eleştirdiği KHK’ye destek Başbakan Binali Yıldırım’dan geldi. 

"KHK'nin dilinde bir şey yok, Hiçbir düzeltme yapılmayacak” diyor Yıldırım. “Bu konuşmaların hepsi boş konuşmalardır, onu açıkça söyleyeyim” diye de ekliyor ama Saray’dan farklı bir ses çıktı bugün.

“KHK’deki ifadelendirmelerde muğlaklık var” eleştirisi hemen tüm hukukçuların dile getirdiği nokta. Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum, ilgili maddeyi “Burada başlangıç darbe kalkışması (15 Temmuz), bitiş darbenin bastırılmasıdır (16 Temmuz’dur). Metindeki devam terimi de bu başlangıç ile bitiş arasındaki olaylar zincirini ifade ediyor” diyor ama bir şerh de düşüyor:

“Bana kalırsa metin açık ve değişmesine ihtiyaç yoktur. Ancak yersiz tartışmaları önlemek, yalan ve çarpıtmaya dayalı siyasi polemiklerin önüne geçmek için esası değiştirmeyen ama lafzı somut tarihle belirgin hale getiren bir küçük değişiklik yapılabilir.”

Uçum, öze ilişkin ise metinde bir değişlik yapılmayacağını şöyle anlatıyor:

“Bunu yangını engellemek için bir evin kapısını kırıp içeri girmek gibi değerlendirmek lazım. Darbeyi halk bastırdı. Bu düzenlemenin amacı da sivil eylemlerde zarar gören kamu mallarına ilişkin soruşturma açılmasın, tazminat davası açılmasın diye... Devletin kurumları bunu yapmak zorunda; ama eğer bir dava açılmışsa da düşmesi için getirildi.”

“Burada başlangıç darbe kalkışması (15 Temmuz), bitiş darbenin bastırılmasıdır (16 Temmuz’dur). Metindeki devam terimi de bu başlangıç ile bitiş arasındaki olaylar zincirini ifade ediyor. Bana kalırsa metin açık ve değişmesine ihtiyaç yoktur. Ancak yersiz tartışmaları önlemek, yalan ve çarpıtmaya dayalı siyasi polemiklerin önüne geçmek için esası değiştirmeyen ama lafzı somut tarihle belirgin hale getiren bir küçük değişiklik yapılabilir.”

AKP Sözcüsü Mahir Ünal da, Dersim olayları sırasında 1931’de de askere yardım eden siviller için benzer bir düzenlemenin yapıldığını öne sürüyor ve “Getirdiğimiz de 1931 metninin aşağı yukarı aynı” diyor ve ekliyor:

“Burada cezalandırmayı kaldıran bir durum yok; sadece 15-16 Temmuz’la ilgili bir muafiyet var o kadar...”

Ankara Barosu Başkanı Avukat Hakan Canduran, bu düzenlemenin 1931’deki düzenleme ile kıyas edilemeyeceğini söyleyenlerden. 

Eski AİHM Yargıcı Rıza Türmen de, düzenlemenin sadece geçmişteki darbe girişimiyle sınırlı olmadığını, aynı zamanda geleceğe yönelik olduğunu belirtiyor ve ekliyor:

“Hukuk devletinde yasalar böyle belirsizlikler içeremez. İçerirse yasa olmaz.”

 

696 sayılı KHK üzerindeki tartışmalar uzun süre bitmeyecek gibi gözüküyor. Tabii burada, KHK’nin yayımlandığı gün Afrika ziyaretine giden Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ne söyleyeceği merak konusu. Şu ana kadar herhangi bir açıklama yapmış değil Erdoğan. Ancak dönüşünde bu kadar tartışma yaratan konuya ilişkin bir açıklama yapması ve iktidarın alacağı pozisyona son noktayı koyması bekleniyor.

 

Haberin tamamını buradan okuyabilirsiniz