Ankara'dan AB yaptırımlarına cevap: 'Dördüncü gemiyi de göndereceğiz'

Türkiye'nin Rusya'dan aldığı S-400 hava savunma sisteminin gölgesinde Doğu Akdeniz'de sular gitgide ısınıyor.

Avrupa Birliği, Türkiye için bir dizi yaptırımlar açıklarken Ankara'dan tepkiler gelmeye başladı.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, "Türkiye'ye yönelik böyle kararlar alırsanız faaliyetlerimizi artıracağız. Doğu Akdeniz'de üç gemimiz var, dördüncü gemiyi de göndereceğiz" yanıtını verdi.

Çavuşoğlu, AB'nin Türkiye kararlarına ilişkin olarak "Aldıkları kararların uygulanmasının mümkün olmadığını kendileri de biliyor" görüşünü savunuyor.

Pazartesi günü Avrupa Birliği (AB) Dışişleri Bakanları toplantısında, Kıbrıs açıklarındaki doğal gaz arama faaliyetleri “uluslararası hukuka aykırı olduğu” gerekçesiyle Türkiye’ye yaptırım uygulama kararı alındı.

AB'nin, Türkiye’ye dört başlıkta yaptırımlar uygulanmasını öngörülüyor.

AB yaptırımlarla, Türkiye’nin sondaj faaliyetlerini durdurmasını sağlamayı hedefliyor. Üye ülkelerin mutabık kaldıkları kararda, “Türkiye’nin yapılan çağrılara rağmen faaliyetlerine son vermemesinden ötürü üzüntü duyulduğu” belirtiliyor.

Yaptırımlar, Türkiye’nin AB’den 2020’de alması öngörülen katılım öncesi mali yardımlarda kesintiye gidilmesini, ortaklık konseyi gibi ekonomi ve ticari ilişkilere ilişkin kurumsal ve yine üst düzey siyasi diyaloğun askıya alınmasını öngörüyor. Havacılık Anlaşması müzakerelerinin de askıya alındığı belirtilirken, ayrıca Avrupa Yatırım Bankası’ndan Türkiye’ye verilecek kredi desteğinin de gözden geçirmesi talep ediliyor.

Kararda sondaj faaliyetlerinin devam etmesi halinde ilave yaptırımlar öngörülebileceğine dikkat çekiliyor. Kararda, sondaj faaliyetlerine iştirak eden şirketler ve gerçek şahısların da yaptırım kapsamına alınabileceği uyarısına yer veriliyor.

Kıbrıs Cumhuriyeti’nin de üyesi olduğu AB, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki doğal gaz arama faaliyetlerini “yasa dışı” olarak nitelendiriyor ve Türkiye’yi Kıbrıs Cumhuriyeti’nin egemenlik haklarını ihlal etmekle suçluyor.

Kıbrıs’ta garantör olduğuna vurgu yapan Türkiye ise Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin doğal kaynaklarla ilgili haklarını savunduğunu belirterek sondajdan geri adım atmayı reddediyor.


Haberin kaynağına buradan ulaşabilirsiniz.