'K. Kıbrıs mafya, kaçakçılık merkezi, kontrol dışı arka bahçe olsun isteniyor' - Hasan Kahvecioğlu

Ahval Genel Yayın Yönetmeni Yavuz Baydar Sıcak Takip'te Sedat Peker videolarıyla tekrar gündeme gelen Kutlu Adalı cinayeti ve Kuzey Kıbrıs'ın uyuşturucu ve kara para merkezi olduğu iddialarını Kıbrıslı gazeteci Hasan Kahvecioğlu ile değerlendirdi.

Sıcak Takip’te öne çıkan başlıklar şöyle;

Yavuz Bayar:

Sedat Peker’in videolarının sonuncusuyla birlikte fotoğraf net bir şekilde Kuzey Kıbrıs’ı da içerisine aldı. 1996 Temmuz’undaki Kutlu Adalı cinayeti ile… Sedat Peker’in ifadelerine göre Korkut Eken cinayetiyle ilgilli görüştüğünü ve bir süre sonra kendisine Eken’in, “o mesele hal oldu” dediğini aktardı. Gelinen noktayı 90’lı yıllar ve o günün aktörleriyle mukayese ettiğinde sen nasıl yorumluyorsun bugünleri…

Hasan Kahvecioğlu:

Ben Kutlu Adalı ile çok yakın dost idim. Kıbrıs için çok büyük hizmetler yaptı. 1990’lı yıllara geldiğimizde ise Kutlu Adalı Denktaş’a muhalefet yapan biriydi… Kutlu, Magosa’da düzenlenen bir operasyonun peşine düştü. Operasyon ile birlikte de tehditler almaya başladı. Onu tehdit eden iki telefon numarasını bana da vermişti ve ben o günkü yazılarımda numaraları teşhir etmiştim. Bu operasyona bağlandı cinayeti ama Kıbrıslı Türkler tarafından bu cinayetin bir derin devlet cinayeti olduğu biliniyor. Cinayet ondan sonra da örtüldü. Hatta bu cinayetin sorumlu polis subayı bugün Kıbrıs Türk teşkilatının başındaki genel müdür oldu. O her şeyi bütün detaylarıyla biliyor. Bununla birlikte AİHM Adalı cinayetinde Türkiye’yi yargıladı, suçlu buldu ve tazminat cezası verdi. Arkasından da dosya kapandı ve bugünlere gelindi…

Bugün Peker’in söyledikleri hikayenin yarısını doğruluyor ama diğer yarısına yeni isimleri ekliyor. Birincisi Mehmet Ağar’ın bununla ilgili olduğu söyleniyor. Burada dosya tekrar açılacak ama ben buradaki yapıyı bilen biri olarak umut beslemiyorum. Bunu söylemek zorundayım. Çünkü buradaki bütün güvenlik birimleri Türkiye Genel Kurmayı’na bağlıdır. Dolayısıyla buradaki bir dosyanın üzeri örtülürse bu kararı Türkiye Genelkurmayı vermiştir. Kamuoyunun vicdanında da giderek derinleşiyor ki Kutlu Adalı cinayeti derin devletin bir işi idi….

Yavuz Baydar:

Genel olarak Peker’in anlatımlarına bakıldığında bir ucunda uyuşturucu kaçakçılığı, kara para aklama işleri var… Bir takım iş adamları üzerinden yapılan karmakarışık işler var diğer ucunda da Kıbrıs üzerinden kumarhaneler, bahis ve en son Halil Falyalı işi… Bunların tamamı kayıt dışı ekonomi ve genel olarak da bir çürüme hali ortaya koyuyor. Tabi Sedat Peker’in iddialarında yer alan Falayalı iddiaları da önemli.

Hasan Kahveci:

Kutlu Adalı cinayetini bir tarafa bırakırsak. Ancak asıl mesele, son bir iki yılda buradaki siyasetin DNA’sını değiştirmeye yönelik faaliyetler ve işin özünde Doğu Akdeniz’de bizim bir arka bahçemiz olsun, oraya kimse karışamasın orada hem para aklayalım hem de uyuşturucu ticaretini rahat yapalım. Bunlar harika imkanlardır… Sizin kara para, mafya, uyuşturucu işleriniz varsa Kıbrıs’ın kuzeyini bu statü ile kullanmak işlerine gelir. Burada yapılan islami kurumlarla, siyaset kurumlarıyla çökmenin dışında mafya bağlantıları ile çökme... Galiba esas işin asıl özü de burada yatıyor. Biz bütün bu işlere bakınca Türkiye'deki mevcut iktidarla ilişkili olan bir çok kişinin Kıbrıs’la ayrıca parasal ilişkileri olduğunu görüyoruz. Hatta doğrusunu söylemek gerekirse oradaki büyük mafyaların acenteleri gibi hareket ediyor buradaki mafyalar…