Yaşar Yakış
Eyl 12 2019

Kıbrıs’ın hayalet şehri Maraş, yeniden canlanıyor

Kıbrıs sorunu neredeyse 60 yıldır uluslararası ilişkiler gündeminde kalıcı bir maddedir. Bu kez de, Kıbrıs'ın Gazimağusa'daki banliyösü olan hayalet kasaba Maraş’ın yeniden açılması nedeniyle gündemde.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Dışişleri Bakanı Kudret Özersay, ilçeyi yeniden canlandırmayı planladıklarını açıkladı. Maraş; Türk ordusu, adanın Yunanistan'a ilhakını durdurmak için askeri bir operasyon gerçekleştirdiğinde boşaltılmıştı. O zamandan beri, bölge askeri alan edildi ve sadece Türk askerleri ile BM askeri personelinin girmesine izin verildi. Maraş; 1974'ten önce, sadece Kıbrıs'ta değil, tüm dünyada çok popüler bir turizm merkeziydi.

Yaklaşık 40 bin kişilik nüfusuyla; 45 otel, 60 apart-otel, 99 eğlence yeri, 21 banka ve 380 bitmemiş binaya sahipti.

Şu anda uzmanlar; mevcut otel ve binalar olmadan tek başına arazinin değerini, 100 milyar dolar olarak tahmin ediyor.

Pek çok Kıbrıslı Türk siyasetçi zaman zaman, bölgeyi ekonomik açıdan canlandırma fikrini gündeme getirdi. Son girişim, öncelikle bölgenin askeri alan statüsünü sona erdirmeyi hedefliyor. Daha sonra, Osmanlı tapu kayıt arşivlerine dayanarak mülkiyet durumunu inceleyecek bir uzman ekip oluşturulacak.

Bölgenin önemli bir kısmının üç büyük vakfa (dini vakıflar) ait olduğuna inanılıyor: Plaj Alanı Abdullah Paşa Vakfı'na, iç kısmı da Lala Mustafa Paşa Vakfı'na, küçük bir kısmı ise Bilal Ağa Vakfı’na aitti.

Bölgenin; İngiliz yönetimi altındayken İngiliz hükümeti tarafından 1,5 milyon sterlin karşılığında çeşitli vakıflardan satın alındığına dair iddialar var. Aslında İngiliz hükümeti tarafından Türk tarafına 1.5 milyon pound ödendi, ancak bu tamamen farklı bir amaç içindi: Kıbrıs'ın İngiliz sömürge yönetimi, bu vakıflara ait gayrimenkullerin kiralarını çok düşük tutuyordu. Bu nedenle gayrimenkuller uygun şekilde korunamadı. İngiliz sömürge yönetimi hatasını kabul etti ve gayrimenkullerin restorasyonu ve bakımı için vakıf yönetimlerine 1.5 milyon pound ödedi.

Bu arka plan, 1960 Londra ve Zürih Anlaşmaları'nın Ek U bölümünde açıklanmıştır. Kıbrıs'ın İngiliz Valisi’nin Kıbrıs Cumhuriyeti’nin o zamanki Cumhurbaşkanı Yardımcısı’na gönderdiği mektubu içeren ekte şu ifadeler yer alıyor: “İngiltere ve Kuzey İrlanda Birleşik Krallık Hükümeti'nin Kıbrıs'taki Türk toplumuna vakıf mülkiyeti, eğitim, kültürel ve benzeri amaçlarda kullanılması için 1 milyon 500 bin pound hibe etmeye karar verdiğini size bildirmekten onur duyuyorum.”

Mevcut Kıbrıs Türk makamları; bireysel olarak, vakıflara ait olan alanda otel veya diğer binalar inşa etmiş olan girişimcilerle müzakere etmeye hazır olduklarını söylüyorlar. İki taraf da kabul ederse, girişimciler vakfa arazinin değerini geri ödeyecek. Aksi takdirde, toprakları vakfa iade etmeleri istenecek.

1984’te kabul edilen 550 Sayılı Birleşmiş Milletler Kararı’na göre “Maraş’ın herhangi bir bölümüne sakinleri dışında başkalarının yerleşme girişimi kabul edilemez bulunuyor ve bu durumda alanın Birleşmiş Milletler’e (BM) devredilmesi çağrısı yapılıyor.” Kıbrıslı Türkler bölgeyi BM'ye devretmeyi kabul etmeyebilir, ancak Türk veya Yunan girişimcilerin KKTC'nin yetki alanı altındaki otelleri veya diğer binaları işletmeye devam etmesine izin verebilirler. Ancak bu konuyu Kıbrıs Rum makamlarıyla görüşmeye hazır değiller, çünkü ikincisinin bu anlaşmayla hiçbir ilgisi olmadığına inanıyorlar.

Kıbrıs sorununu çözme amaçlı bir planda, ilk olarak eski BM Genel Sekreteri Kofi Annan halkın Maraş’a dönmesine izin verilmesi yönünde girişimde bulunmuş, ancak bu plan 2004 yılında yapılan referandumda Kıbrıs Rumları tarafından reddedilmişti.

Eğer bir anlaşma yapılabilirse, 45 yıldan uzun süredir boş duran büyük bir potansiyel yeniden canlanacak.


© Ahval Türkçe

Bu makale yazarın görüşlerini yansıtır. Ahval’in yayın politikası ve editoryal bakış açısı ile her zaman uyumlu olmak zorunda değildir.

Bu makale yazarın görüşlerini yansıtır. Ahval’in yayın politikası ve editoryal bakış açısı ile her zaman uyumlu olmak zorunda değildir.