Kıbrıs'ta iki devlet mi? Öyleyse neden üniter olmasın…

Nisan ayı sonlarında Cenevre’de Kıbrıs’la ilgili gayrı resmi bir zirvenin,  Türk-Yunan ilişkilerinin iyi olmadığı ve daha geniş bölgede gerginliğin yüksek olduğu bir dönemde yapılması planlanıyor. Birleşmiş Milletler'e göre toplantının amacı, "öngörülebilir bir gelecekte Kıbrıs sorununa kalıcı bir çözüm bulmak için tarafların ortak zeminde buluşup buluşamayacaklarını belirlemek olacak."

Türkler gevşek bir federasyonda iki devlet talebiyle masaya geliyor. Yani daha açık bir ifadeyle - şu anki tek çözümün bu olduğunu iddia ediyorlar.

Bu yaklaşım, iki bölgeli, iki toplumlu bir federasyon adına standart uluslararası konumdan tam bir sapma anlamına geliyor. Uluslararası toplum anlaşılır bir şekilde ilerleme kaydedilmesini istediğinden, bazıları iki devletli bir çözüm gibi maksimalist taleplere bile ses çıkarmıyor.

Lefkoşa'daki hükümetler, iki bölgeli, iki toplumlu bir federasyon fikrini, ideal veya arzu edilir olarak gördükleri için değil, dürüst ve uygulanabilir bir uzlaşma olarak geniş çapta kabul edildiği için desteklediler şu ana kadar.

Ancak Türk tarafı aniden onlarca yıllık bir normdan kopar ve federal çözümden ayrılırsa, Rum tarafının kendi hedefi olan - her yurttaşın eşit oy hakkının olduğu ve adadaki diğer üç küçük azınlık Maroniler, Ermeniler ve Latinlerle birlikte sayısal olarak önemli Kıbrıslı Türk azınlığın haklarına saygı duyulacağı - “bölgeleri” olmayan birleşik bir Kıbrıs Cumhuriyeti hedefiyle Nisan ayı toplantısına gideceği düşünülebilir.

Siyasi eşitliğin nasıl algıladığına dair çarpıtmalar, özünde ada sakinlerinin ezici çoğunluğunun haklarını büyük ölçüde ihlal eden, sadece sağduyuya değil, aynı zamanda Avrupa Birliği bağlamında işlevsel olacak bir çözüm beklentisine de meydan okuyan tekliflerle sonuçlanmıştır.

Aslında 1977 ve 1979'un üst düzey anlaşmalarının ruhuna uygun olmadığı için, böylesi bir çözüme Türkiye’nin de karşı çıkması gerektiği gibi, bunun gibi hem demokratik hem de işlevsel bir çözüm uluslararası toplum ve özellikle AB tarafından da tercih edilebilir.

Ancak federasyon yerine üniter çözüm fikrini maksimalist, hatta tamamen yanlış bulanlar varsa, Türklerin iki devletli çözüm taleplerini nasıl kabul edilebilir bir başlangıç noktası olarak görebilirler?


© Ahval Türkçe

Bu makale yazarın görüşlerini yansıtır. Ahval’in yayın politikası ve editoryal bakış açısı ile her zaman uyumlu olmak zorunda değildir.