Tatar, Kıbrıs’ta Türkiye’nin “iki devletli çözüm” modelini mi savunacak?

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde artık Türkiye’nin seçtiği aday iktidarda. Başbakan Ersin Tatar, salgın nedeniyle seçimlerin altı ay ertelenmesinin ardından Pazar günü yapılan ikinci tur oylamada mevcut Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı'yı yenerek cumhurbaşkanı seçildi. Analistler başlangıçta seçimi kendisi için bir referandum haline getiren Ankara’nın rakibine verdiği geniş desteğe rağmen Akıncı’nın yeniden seçilmesini bekliyorlardı. Ancak kutuplaşmanın, ilk turu önde bitiren ve ikinci turu da az bir farkla kazanan Tatar'ın lehine işlediği açıktı.

Egemenlik Askıya Alındı: Sözde Devleti İnşa Etmek kitabının yazarlarından Utrecht Üniversitesi öğretim görevlilerinden Rebecca Bryant Ahval'e yaptığı açıklamada “Akıncı'ya bir yandan 2017’deki Crans Montana görüşmelerinden beri yüzünün üstüne yattığı için, diğer yandan Türkiye ile çatışma yarattığı için çok fazla kızgın vardı" diyor. 

İsviçre'nin Crans Montana kentinde yapılan görüşmeler, sadece Türkiye’nin tanıdığı KKTC ile 2004 yılında AB üyesi olan ve uluslararası alanda tanınan Rum nüfuslu Kıbrıs Cumhuriyeti arasında yapılan barış anlaşması görüşmelerindeki son girişimdi.

Eylül ayında BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, etnik açıdan bölünmüş adada liderler arası gayrı resmi görüşmeler yaparak KKTC seçimlerinden sonra barış sürecini canlandırma niyetini yineledi.

Kıbrıs Cumhurbaşkanı Nicos Anastasiades Pazartesi günü Tatar'ı zaferinden dolayı tebrik etti ve onu BM öncülüğündeki yeni bir barış girişimini desteklemeye çağırdı. Tatar, yeni mevkidaşının bölünmüş başkent Lefkoşa'daki BM binasında tanışma amaçlı bir toplantı için yaptığı daveti kabul etti.

Tatar, barış sürecinde Ankara'nın tercih ettiği bir tutum olan iki devletli çözüm için kampanya yürüttü. İlk turda üçüncü olan ve ikinci turda ise Akıncı’yı destekleyen merkezdeki Cumhuriyet Türk Partisi (CTP) adayı Tufan Erhürman da tıpkı Akıncı gibi adayı yeniden birleştirecek federalist bir çözümü savunuyor.

Kıbrıs, Yunanistan’ın adayı birleştirmek için tasarladığı bir darbe girişiminin Türkiye'yi 1974'te etnik Türklerin çıkarlarını korumak için işgale sevk etmesinden bu yana bölünmüş durumda. Ateşkes anlaşması ile halk arasında Yeşil Hat olarak bilinen BM Tampon Bölgesi kuruldu ve kuzey daha sonra 1983'te KKTC olarak bağımsızlığını ilan etti.

Akıncı seçim sonuçlarını kabul etse de Ankara’nın seçime müdahale etmesine yönelik eleştirilerini de yineledi. Akıncı Jurnal Türkiye’ye göre “Bu olaylar, müdahaleler bir daha asla olmamalı. Kıbrıs Türk halkı bunu hak etmiyor” dedi.

"Türkiye'nin seçim sonucunu değiştirdiğine dair bir gösterge yok, ancak Tatar'a desteklerini göstermek için kesinlikle her şeyi yaptılar" diyen Bryant Ankara’nın müdahalesi olmasaydı Akıncı’nın yeniden seçileceğini bekliyordu.

Birinci ve ikinci turlar arasında gerçekleştirilen seferberlik hali, sonuç üzerinde kritik bir rol oynadı. Bryant, "Tatar'ın partisi, bu sefer Türk büyükelçiliğinin güçlü desteğiyle gerçekten tüm mekanizmaları harekete geçirdi" dedi.

Başlangıçta, Türk müdahalesi geri tepti. İlk turda Akıncı, Ankara KKTC’deki rolünü referanduma dönüştürdüğü için muhtemelen alacağından daha fazla oy aldı.

Bryant, “Kudret Özersay veya Serdar Denktaş gibi adaylara oy vermek yerine Akıncı'ya oy veren çok kişi vardı. Ve ikinci turda CTP parti disiplinini uyguladı ve taraftarlarının Akıncı için sandık başına gitmesini sağladı ”dedi.

Bununla birlikte, Tatar’ın iktidardaki Ulusal Birlik Partisi (UBP), ilk tura çıkan seçmenlerini sandık başına götürmede başarılı oldu. Bryant, partinin köyde insanlara oy vermeleri için baskı uygulayan büyük bir ağa sahip olduğunu belirtiyor. Ayrıca, “Hükümet, sözde pandemiden dolayı yaşanan kayıplar için geçen hafta her biri iki bin TL'lik 10 bin çek çıkardı” diyor.

“Türk hükümeti, özellikle özel üniversite sahipleri başta olmak üzere bazı işadamlarını da tehdit etti. Kuzey Kıbrıs'taki üniversiteler Türkiye Yüksek Öğretim Kurulu (YÖK) tarafından akredite edildi ve görünüşe göre Türk hükümeti akreditasyonları iptal etmekle tehdit etti, bu da Kıbrıs'a artık Türk öğrenci gelmeyeceği anlamına geliyordu. Türkiye'ye bel bağlayan büyük işletmelere yönelik başka tehditler olduğuna dair söylentiler de vardı” diyor Bryant.

Türkiye’nin artık KKTC'de, Akıncı'nın tam tersine, gergin bölgesel meselelerde, özellikle Doğu Akdeniz'de deniz sınırları ve bununla bağlantılı hidrokarbon rezervleri üzerindeki rekabet konusunda enerjik bir şekilde Ankara ile birlikte çalışacak bir müttefiki var.

Kıbrıs'ın yeniden birleşmesini destekleme eğiliminde olan uluslararası toplum, Tatar’ın Ankara’nın tercih ettiği iki devletli çözümü onaylamasıyla karşı karşıya kalacak. Bu duruşun BM’nin herhangi bir yeni arabuluculuk girişimini tam olarak nasıl etkileyeceği görülecek.

Tatar'ın seçilmesi aynı zamanda daha çok kutuplu gelişmelere de kapı aralıyor. “Türkiye, askeri desteği karşılığında Azerbaycan'dan KKTC'yi tanımasını isteyebilir ve İngiltere de genellikle bunu bir seçenek olarak tuttu. Kosova'nın yaptığı gibi kısmi tanıma amaca hizmet eder” diyor Bryant. Türkiye şu anda Dağlık Karabağ konusunda Ermenistan ile savaşında Azerbaycan'a geniş destek sağlıyor.

Bryant ayrıca, uluslararası topluluğun Gürcistan sınırları içinde kabul ettiği Moskova destekli fiili Abhaz devletine atıfta bulunarak, "Türkiye'nin, özellikle de Abhaz diasporasından Abhazya'yı tanıması için çok fazla baskı altında olduğu göz önünde bulundurulduğunda iki ülkenin de kontrolleri altındaki devletleri karşılıklı olarak tanımaları fikrini tamamen küçümsenmeyeceğini” söyledi. Her ne kadar bunlar olasılık olsa da, bu noktada bu olasılıkların gerçekleşme imkanını belirlemenin mümkün olmadığını kaydediyor.

KKTC'nin bundan sonraki ilk işi yeni bir hükümet kurmak olacak. Özersay’ın Halk Partisi (HP), cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde, Tatar'ın 1974'te Türkiye tarafından ele geçirilmesinden beri kapalı olan tatil beldesi Maraş'ın tartışmalı kısmi açılışı nedeniyle UBP ile koalisyonundan çekildi. Byrant’a göre UBP liderliğindeki yeni koalisyon büyük olasılıkla tamamen sağcı partilerden oluşacak.


@Ahval Türkçe