Kiracı, şoför, doktor... herkes konkordato ilan edebilecek

Konkordato, borçlarını ödeyemeyen şirketlerin mahkeme aracılığıyla iflaslarını ertelediği, hacizlere karşı koruma zırhı kazandıkları ve borçlarını yapılandırdıkları bir gerçeklik olarak hayatımıza girdi.

Şimdilerde ise, sadece şirketlerin değil, toplumun borcu bulunan hemen her kesiminin konkordato ilan edebileceği görüşü ortaya atıldı. Hatta bunun bir hak olduğu ve yasa ile sınırlarının çizildiği belirtildi.

Milliyet Gazetesi yazarı Prof. Erol Ulusoy da, şoförden doktora, kiracıdan memura hemen herkesin konkordato ilan edebileceğini yazdı.

"Konkordato esas tacirleri iflastan korumak için düşünüldü ama memurdan fırıncıya her borçlu kullanabilir" yorumunu yapan Ulusoy, yazısını şöyle sürdürdü:

"Önceden iflas erteleme vardı, kaldırıldı. Yerine, İcra ve İflas Kanunu’ndaki mevcut konkordato hükümlerine, icra takiplerine karşı bir kalkan oluşturup borçluyu koruma altına alacak şekilde borçlu lehine bir konkordato getirildi.

Aslında konkordato, tacirleri iflastan korumak için düşünülmüştü. Halen de bu amaç, “Muhtemel bir iflastan kurtulmak için konkordato talep edebilir” denilerek tacirler yönünden devam ettiriliyor.

O yüzden, önceden sadece tacirler konkordatodan yararlanabilirken, şimdi tacir olup olmadığına, ticaretle uğraşıp uğraşmadığına bakılmaksızın, her borçlu konkordato başvurunda bulunabilir.

Kanun 'herhangi bir borçlu' diyor. Aslında hukuk sistemimizde tacir olmayan ama yine de iflasa tabi olanlar da var: Kolektif şirket ortakları, komandit şirketlerde komandite ortaklar, şirketler topluluğunun (grup şirketlerinin) hâkim ortağı, bankaların yöneticileri ve hâkim ortakları bunlardan sadece bazıları.

Bu kişiler dahi eskiden konkordato başvurusunda bulunamıyorlardı. O günler mazi oldu!

İstisnasız herkes konkordato başvurunda bulunabilir. Borçlunun kim olduğu, işi hiç önemli değil, asker, polis, memur, şoför, fırıncı, öğretmen, doktor, kısaca herkes."

Ne için borçlanıldığının da önemli olmadığını ifade eden Ulusoy, bankaya kredi borcunu ödeyemeyen müşterinin, cep telefonu, elektrik faturası borcunu ödeyemeyen, taksitle beyaz eşya alıp da taksitlerini ödeyemeyen herkesin konkordato başvurusunda bulunabileceğine dikkat çekti.

"Hatta daha ileri gideyim, bir kiracı iki kere kira ödemezse, kiralayan iki haklı ihtarla kiracıyı tahliye ettirebilir. Ama ya kiracı konkordato başvurusunda bulunur ve mahkeme talebini haklı bulup, kiracıya “kesin mühlet” verirse, kiracı bir yıl daha evde oturmaya devam mı edecek, tahliye mi edilecek? Sadece hacizleri düşüren konkordato düzenlemesi karşısında, buyurun cevaplayın!" görüşünü dillendiren Ulusoy, şöyle devam etti:

"Konkordatonun en önemli şartı, borcu vadesi geldiği halde ödeyememe veya vadesi henüz gelmese de ödeyememe tehlikesinin bulunmasıdır. Borcun henüz vadesi gelmemiş ama ödeyememe tehlikesi varsa, borçlu yine de konkordato başvurusunda bulunabilir.

Konkordato nereden talep edilecek? Bunu da İcra ve İflas Kanunu cevaplıyor: Borçlunun yerleşim yerindeki ticaret mahkemesi yetkili ve görevlidir! Borçlunun yerleşim yerinde ticaret mahkemesi yoksa, asliye hukuk mahkemesinden talepte bulunacak."

Yazının tamamını buradan okuyabilirsiniz