Başakşehir'de ev sahibi-kiracı savaşları yaşanıyor

Bir süre ev ve ihtiyaç kredilerinde düşürülen faizlerle birlikte binlerce insan ev, araba ve ihtiyaç için kredi kuyruklarına girdi. Durum böyle olunca da hem ev fiyatları hem de ev kiraları oldukça yükseldi. Emlakçıların aktardığına göre ev sahipleri evlerin fiyatlarını en az yüzde 20-40 arası arttırdı. 

Fakat o dönemde evlerini satamayan bazı insanlar ise şimdi düşük kaldığını düşündüğü kiraları artırmaya çalışıyor... Bazı semtlerde çok sayıda ev sahibi kiracılara “çık” baskısı yapmaya başladı. Buradaki amaç ise eski kiracıyı çıkarıp yeni kiracıya yüksek fiyattan evi kiralatmak. 

Başakşehir 2. Etap’ta oturan I. D. son zamanlarda bunun çok yaşandığını ve kendisinin de başına geldiğini söylüyor. 16 aydır aynı evde ikamet eden I. D., dört ay evvel kira kontratını yeniledi. Sözleşme aylık 1700 TL kira olarak bir yıllık olarak imzalandı. Ancak iki hafta önce arayan ev sahibi kendisine evden hemen çıkması gerektiğini söyledi. I. D. yaptığı sözleşmeyi hatırlatsa da ev sahibini ikna edemedi. Zira kendisine o daireye oğlunun yerleşeceği iddia etti.

Ancak olay bununla kalmadı. Ev sahibi iki gün sonra tekrar arayıp oğlunun başka daireye geçeceğini ve dolayısıyla buradan alacağı kiranın o daireyi karşılaması gerektiğini ifade etti. Bu yüzden kiracının oturduğu eve zam yapacağını belirtti. Fiyat olarak da 2500 TL istedi. I. D. ise bunu kabul etmedi. Ev sahibi o zaman kendisine taşınacak ev bulmasını söyleyerek telefonu kapattı. I. D.’ye göre emlakçılar bu süreçte ev sahiplerini arayıp fazlasıyla kışkırtıyor. Evin daha yüksek fiyattan kiraya gidebileceğini böylece eski kiracıyı çıkartmalarının onlara kar getireceğini söylüyorlar. Ev sahipleri de gelecek fazla gidersen dolayı kiracıyı mağdur eden bu işlere kalkışıyor. 

Başakşehir

Bölgede neden ev kiralarının yükseldiğini sorduğumuzda ise I.D. birinci neden olarak artan ev fiyatlarını gösteriyor. Yani emlakçılar eskisi kadar ev satamıyor. Geçimlerini daha çok kira komisyonlarından temin etmeye çalışıyorlar. İkinci olarak bölgede açılan  Başakşehir Şehir Hastanesi’ni  ve metroyu sıralıyor. Tüm bunlar ev sahiplerinin gözünden kaçmıyor ve kira fiyatlarını yükseltmek istiyorlar. 

Yıllardır bölgede emlak işi yapan Fehmi Menteş’in aktardığına göre Kayaşehir bölgesinde Araplar ve Türkler çoğunlukta. Arapların önemli bir kısmı üst ve orta sınıfları teşkil ediyor. Kiralarını da düzenli olarak ödüyorlar. Bölgede gecekondu veya kenar mahalle yok. Siteler ve bahçelerin bol olduğu bir bölge... Kira listesine baktığımızda lüksten orta yere doğru bir seyir var. Mesela 4+1 Park Mavera evleri için yaklaşık 7 bin lira kira isteniyor. Emlak Konut evleri 3.500 civarında… TOKİ konutlarında ise 3+1 daire yaklaşık 2500 TL civarında…

Bölge sürekli geliştiği için fiyatlar da paralel şekilde yükseliyor. Hastane ve iki metronun gelmesi bölge fiyatlarındaki artışı daha da yükseltti. Menteş, Başakşehir Millet Bahçesi, Kayaşehir Millet Bahçesi ve belediye binasının da burada olmasını da fiyatları artıran nedenler olarak sıralıyor. 

Bölgenin artık yeni bir İstanbul olarak tarif edildiğini kaydeden Menteş, “Başakşehir’in genelinde kira artırma durumu var. Bu bölge depreme dayanıklı bir bölge. Deprem her olduğunda veya gündem olduğunda Avcılar, Beylikdüzü’nden buraya talep oluyor. Her sallantıda talepler artıyor.  Kiralar da sürekli artar. Sitelerden oluşmasının da etkisi var. Burası Kuzey Yakası veya Üçüncü İstanbul diye geçiyor. Benim kiracılara tavsiyem ev satın almaları. Çünkü sürekli artacak. Onun için kiracılar çok kalıcı olmaz. Bir kiracının 4-5 sene boyunca bir evde oturması mümkün değil. Eskiden 10 yıl bir dairede oturulurdu. Burada mümkün değil. Bu daireler sürekli artıyor. Altı ayda bir zam geliyor. Kira yerinde sayıyor ama devletin enflasyonu artıyor. Onu da dengelendirmek lazım” diyerek ev sahipleriyle kiracılar arasındaki dengede devletin koyduğu vergi ve enflasyonun da etkili olduğunu belirtiyor. 

Menteş

Emlak işi yapan Ubeyd Seyidoğlu da son zamanlarda kiracıların evden çıkartma ve kira artırma baskısı ile karşı karşıya kaldığını doğruluyor. Ev satışlarının neredeyse durma noktasına geldiğini, buraya yeni bir insan dalgasının geldiğini ekliyor. Seyidoğlu’na göre hastane ve metronun gelmesiyle birlikte buraya doktor ve hemşireler de gelmeye başladı. Onlar gelince ve artan nüfusla beraber evlerin kira fiyatları birden arttı. Öbür yandan kredi faizlerinin düşmesiyle ev sahipleri dairelerini yüksek fiyatlardan satışa çıkardı. Ancak talep eden pek olmadı.  O yüzden de birçok ev sahibi kiracısını arayıp ya zammı kabul etmesini ya da kendine başka bir ev bulmasını söylüyor. İstedikleri zammın ortalaması ise 500 TL ile 1000 TL arasında değişiyor. 

Seyidoğlu “Evet maalesef bazı ev sahipleri bu süreçte daha fazla gelir elde etmek için kiracısını arayıp zam istedi. Normalde yüzde 10 civarı olması gerekse de insanlar istediği gibi fazla para isteyebilir. Eğer kiracı kabul etmezse kendine başka yerden ev bul deniliyor. Bir de burada her şey gittikçe yükseliyor. Kiraların düşüşü de olmayacak bence. Ancak kiracıların ellerinde bizzat kontratları var. Oradaki haklarını kullanabilirler. Sonuçta iki tarafın da imzası var” diyerek kimsenin kimseye haksızlık etmemesini söylüyor. 

Seyidoğlu

Başakşehir’de bir restoran işleten Yusuf A. ise mülk sahibinin kendisine zam yaptığını ancak pandemi nedeniyle dükkanının şu an hiç yapmadığını vurguluyor. Pandemiyle işlerin düştüğünü kaydeden Yusuf A., “Bakın görüyorsunuz. Kimse yok... Lokanta bomboş... Gelen ancak gideri karşılıyor. Zam yapmamasını söyledik. Ancak mülk sahibi işinize gelirse dedi. Biz de mecburen kabul ettik. Ancak şu anda gerçekten çok zor durumdayız” diyerek bir çıkmaza girdiğini kaydediyor. 

Peki meselenin hukuki boyutu nasıl? Avukat Serin Çiçek, kiralanan taşınmazların sözleşme süresi dolmadan tahliye edilmelerinin ancak belirli bazı koşulların oluşması halinde söz konusu olabileceğini kaydediyor.  Kiracıların ve ev sahiplerinin sahip olduğu hakları hatırlatan Çiçek, “Ancak belirtmek isterim ki, o taşınmaza daha yüksek kira verecek bir kiracının bulunması bu koşullardan biri değildir. Ayni şekilde  daha yüksek bir bedelle kiraya verilebileceğine olan inanç da bu koşullardan biri değildir. Bir bölgede kiralık evlere talebin artması ve fiyatların yükselmesi henüz sözleşmesi devam eden kiracılar aleyhine bir sonuç doğurmaz. Bu sebebe dayanılarak kira bedeli yükseltilemeyeceği gibi ondan evi boşaltılması da istenemez" diyor. 

Hangi şartlarda kiracının evi tahliye etmesi gerektiğini anlatan avukat, şu bilgiyi verdi:

“Normalde taraflar kendi aralarında bir kira kontratı imzalarlar. Bu sözleşmede  belirli bir süre tayin edilir.  Kira kontratı, bu sürenin bitiminden 15 gün önce ancak kiracı tarafından bildirimde bulunulursa sona erer. Eğer süre sonunda taraflar herhangi bir işlem yapmazlarsa kira kontratı bir yıl daha uzamış sayılır. Belirli sürenin bulunduğu kira sözleşmelerinde de ev sahibi,  kira süresinin bittiğini gerekçe göstererek evi tahliye edemez. Ancak 10 yıl sonra belirli koşullara uyarak tahliye edebilir. Belirsiz süreli kira sözleşmelerinde de kiracı her zaman kiraya veren ise yine ancak 10 yıl sonra belirli koşullara bağlı olarak tahliye edebilir.Ev sahibi kira kontratında hüküm bulunması halinde kirayı artırabilir, eğer kira kontratında herhangi bir hüküm yoksa ancak mahkeme kararı ile kirayı artırabilir. 

Kiracının kirasını düzenli ödemesi halinde ev sahibi, kirayı arttırma talebi kabul edilmediği için kiracıyı tahliye edemez. Daha yüksek kira veren başka bir kiracı bulduğu için de kiracıyı çıkartamaz. Ya da kira kontratında  belirlenen sürenin sona erdiğini gerekçe göstererek kiracıya çık diyemez. Başakşehir’de yaşanan duruma baktığımızda sözleşmenin dışında çeşitli yaptırımlara giden ev sahipleri hukuken haksız görünüyor.” 

Related Articles

مقالات ذات صلة

İlgili yazılar