Erdoğan'dan yerli aşı iddiası

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, "Dünya Sağlık Örgütü'nün listesinde yerli aşı geliştiren ülkeler arasında ABD ve Çin'in ardından 3. sırada yer alıyoruz. İki aşı adayımız hayvan deneylerini başarıyla tamamladı. Biri de klinik aşamaya ulaştı" açıklamasını yaptı.

Gebze'de TÜBİTAK Mükemmeliyet Merkezi'nin açılış töreninde konuşan Erdoğan, TÜBİTAK öncülüğünde oluşturulan Kovid-19 Türkiye Platformu'nun sekiz farklı aşı ve 10 farklı ilaç projesi yürüttüğünü kaydetti ve şöyle devam etti:

"Projeleri yürüten kıymetli hocalarımız ve paydaş kuruluşlarımız da bugün aramızda. Hamdolsun aşı çalışmalarımızda 2 aşı adayımız, hayvan deneylerini başarılı bir şekilde tamamladı. Hatta bunlardan birisi etik kurulu onayını da alarak, insanlar üzerinde klinik çalışma safhasına geldi. Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumumuzun onayının ardından inşallah bu çalışmaları süratle başlatacağız. Tabii aşının yanı sıra ilaç geliştirme faaliyetlerimiz de tüm hızıyla devam ediyor. Hekimlerimiz tarafından yoğun biçimde kullanılan Favipiravir etkin maddesini baştan sona 8 basamağı içerecek şekilde sentezledik, ruhsatlı ve ticari bir ürüne dönüştürdük. Bunun yanında ilaç geliştirme alanında kendi özgün projelerimiz de devam ediyor. Gerek aşı ve ilaç çalışmalarını yürüten bilim adamlarımıza gerekse bu süreçte sorumluluk üstlenen kuruluşlarımıza gereken desteği veriyoruz, vereceğiz. Bu amaçla TÜBİTAK Gebze Yerleşkesi'nde uçtan uca aşı ve ilaç geliştirilmesine imkan veren, büyük deney hayvanları laboratuvarı da dahil olmak üzere ileri seviye bir merkez kuruyoruz. Laboratuvarın hizmete girmesiyle beraber Kovid-19 Platformu'yla başlayan birlikte çalışma ve üretme kültürünü, bundan sonraki projelerde de sürdürmüş olacağız. Milli teknoloji hamlemizi, yeni yatırımlar, yeni projelerle muhakkak devam ettireceğiz."

Erdoğan, ekonominin çok daha iyiye gittiğini ileri sürerek, "Enerjide, tarımda, ulaşımda inşalarını tamamladığımız sulama tesislerini, hidroelektrik santrallerimizi, barajlarımızı, çevre yollarımızı insanımızın hizmetine sunduk. Ekonomide açıkladığımız destek paketleriyle işçisinden sanayicisine, esnafından çiftçisine, emeklisine her kesimden insanımızın yanında olduğumuzu gösterdik. Dünya genelinde belirsizliklerin arttığı, yatırımların yavaşladığı bir dönemde biz ardı ardına açılışlar gerçekleştirdik. Salgın zamanında pek çok ülkede üretim durmuşken biz hiçbir konuda arz sıkıntısı yaşamadık" diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin IMF'e olan 23,5 milyar dolarlık borcunu Mayıs 2013'te ödeyerek sıfırladığını ve Türkiye'nin IMF'e borcu olmadığını belirterek, şöyle devam etti:

"Ekonomimiz güçlendikçe, üretim kapasitemiz arttıkça, sözümüzün de itibarı arttı. Takip eden, tüketen, başka ülkelerin pazarı olan bir ülke konumundan tasarlayan, üreten, ürettiğini dünyanın 200'ü aşkın ülkesine ihraç eden bir ülke konumuna geldik. Hamdolsun tüm bunları da 18 yıl gibi kısa bir sürede gerçekleştirdik. 'Herkesin ufku denizi kadardır.' derler. Biz, kısa vadeli başarıların değil, asırlık hedeflerin peşinde koşuyoruz. Türkiye'yi 21. yüzyılın lider ülkelerinden biri yapmanın hayalini kuruyoruz. Katettiğimiz aşamalar elbette önemlidir, değerlidir, ancak yaptıklarımız hayallerimizin sadece küçük bir parçasıdır. Daha gidecek çok yolumuz, yazacak yeni başarı hikayelerimiz var. Kanal İstanbul gibi daha gerçeğe dönüştürecek muhteşem projelerimiz var. Cumhuriyetimiz 100. yılını 2023 hedeflerimizle taçlandırmak gibi ideallerimiz var. 2053 ve 2071 gibi çağı aşan vizyonlarımız var. Son 18 yılda yaptıklarımız gibi inşallah bu hedefleri, hayalleri, vizyonları da yine birlikte gerçeğe dönüştüreceğiz. Hiç şüpheniz olmasın. Başarı hikayelerimizin, ülkemizin sıkıntıya girmesini bekleyen muhterislerle değil yine sizlerle, gayretli bilim adamlarımızla, araştırmacılarımızla, mühendislerimizle, cesur sanayicilerimizle, gençlerimizle, emekçilerimizle, Türkiye'nin potansiyeline inanan yatırımcılarımızla birlikte yazacağız."

Erdoğan, tüm dünyanın ihtiyacı olan yoğun bakım solunum cihazını rekor sürede ve dünya standartlarında üretebildiklerini dile getirerek, şöyle devam etti:

"Sadece vatandaşlarımıza ulaşmakla kalmadık, bizden yardım talep eden dost ve kardeş ülkelerin de imdadına koştuk. 'İnsanı yaşat ki devlet yaşasın.' ilkesiyle durmadan, zorluklar karşısında pes etmeden milletimize hizmet etmeyi sürdürüyoruz. Birileri fildişi kulelerde ahkam keserken, milletimize karamsarlık yayarken, biz büyük ve güçlü Türkiye hedefimize doğru kararlılıkla yürüyoruz. Bu süreçte yenilikçi projelere imza atan özel sektörümüz, üniversitelerimiz, TÜBİTAK gibi stratejik kuruluşlarımız gerçekten kritik roller üstleniyor. Ülkemizin teknolojik altyapısı ve kabiliyetleri TÜBİTAK'ın araştırma merkezleri ve enstitülerinin katkılarıyla her geçen gün daha da güçleniyor. Bugün yapacağımız açılışlarla inşallah buna yenilerini eklemek suretiyle Gebze ve Ankara'da 7 farklı altyapıyı teknoloji ekosistemine kazandıracağız."