ABD, Fransa ve Türkiye aynı tedaviye başlıyor

Dünya sağlık otoriteleri, 69 binden fazla can alan ve 1 milyon 200 binden fazla insanı hasta eden koronavirüse (Kovid-19) karşı çare arayışlarını büyük bir hızla sürdürüyor.

Sağlık sistemi güçlü ve ekonomisi güçlü, aralarında ABD, Almanya, İsrail ve Avustralya'nın da bulunduğu, çok sayıda ülke aşı, ilaç çalışmalarını gece-gündüz sürdürürken, Fransa, ABD ve Türkiye; hastalıkla enfekte olduktan sonra iyileşen kişilerden alınan plazma sıvısını, virüsle savaşan ya da virüsün bulaşma ihtimali yüksek kişilere verilmesi sürecinden oluşan tedavi yöntemini uygulamaya başlıyor.

Üç ülke de virüsle mücadeleden başarıyla çıkan hastaların kan plazmasını, özellikle durumu ağır olan hastalara transfer ederek hastalığın daha fazla can kaybına yol açmasının önüne geçmeye çalışacak. 

Uzmanlar, antikor açısından zengin kandan ayrıştırılan plazma sıvısının yeni hastalara aktarımı Ebola ve SARS gibi salgın hastalıklarda işe yaradığına işaret ediyor.

Fransız sağlık otoriteleri, kan plazmasının salı gününden itibaren hastalara nakline başlanacağını duyurdu.

İlk etapta, Paris'te tedavi gören 60 hastaya nakil gerçekleştirilecek ve 30 iyileşmiş hastadan kan plazması alınacak. Sürecin başarı ile sonuçlanıp sonuçlanmadığı ise birkaç hafta içinde belli olacak.

Tıpkı Fransa gibi Türkiye de benzer bir tedavi yöntemini devreye sokmaya hazırlanıyor.

Bu çerçevede Erciyes Üniversitesi Kovid-19 tedavisi için immün plazma çalışması başlattığını duyurdu.

Erciyes Üniversitesi Rektörü Prof. Mustafa Çalış, tedavi yönteminin kritik durumdaki hastalarda işe yarayabileceğini açıkladı. 

Çalış, bu doğrultuda, iyileştikten 14 gün sonra kan verme şartlarına sahiplerse Erciyes Üniversitesi kan merkezlerine beklediklerini, bu sayede, kendileri hastalığı atlatan ve sağlığına kavuşan hastaların, başka insanların tedavisine katkıda bulunabileceklerini ve hayat kurtarabileceklerini kaydetti. 

Çalış'ın açıklamalarının satır başları şöyle:

"Hastalığı yenmiş ve vücudu bağışıklık kazanmış kişilerden alınan antikorlar, hasta olan kişiye damar yolu ile veriliyor. Böylece kişinin kendi bağışıklığını geliştiremediği ya da eksik kaldığı durumlarda iyileşme sağlanabiliyor. Bu yöntem daha önce SARS ve Ebola salgınlarında da kullanılmıştı. Kovid-19 hastalığı ve SARS-CoV2 olarak bilinen yeni tip koronavirüs, modern tıp literatürüne yeni girdi. Dolayısıyla hastalığın tedavisinde bu yöntemin ne kadar etkili olacağı henüz çok geniş çaplı araştırmalarla ortaya konabilmiş değil. Ancak bu konuyla ilgili doktorlarımız, Kovid-19 tanısı konmuş hastalarla yapılan araştırmalardan ve daha önceki tecrübelerinden yola çıkarak bu tedavi yönteminin etkili olabileceğini belirtiyor.

Hastalığı geçirmiş, taburcu edilmiş veya elinde hastalığa dair tanısı olan hastalarımıza bu durumu öncelikle anlatıp onlardan onaylarını isteyeceğiz. Onları, gönüllülük esasıyla plazma toplama havuzuna dahil edeceğiz. Çünkü bir kişi haftada maksimum iki kez olmak üzere uzun süre verici olabilir. Hastanın son testinin negatif olması ve taburcu edilmesinin ardından 14 gün geçtikten sonra kan ve boğaz sürüntü testi yaparak vücutta virüs kalmadığından emin olacağız. Ardından eğer HIV ya da hepatit gibi kan vermesine engel başka bir hastalığı yoksa ve 18-65 yaş aralığındaysa bu kişilerden yaklaşık 45 dakika süren bir yöntemle plazmaları toplayacağız. Bu immüne plazmayı hızlı bir şekilde yoğun bakımlarda yatan hastalara göndereceğiz. Hastalarımızın iyileşmesinde katkısı olması dileklerimizle bu işlemi başlatıyoruz."

Plazma bağışı için "Kovid-19 tanısı alındıktan sonra uygulanan tedavi ile iyileşen ve taburcu olan 18-65 yaş aralığında olup kan verme özelliklerini taşıyan, kan vermeye engel teşkil eden hepatit, HIV, spilis gibi hastalıkları bulunmayan" kişi şartları aranıyor. Plazma bağışı Kızılay'ın İstanbul'daki Kartal, Zeynep Kamil, Çapa ve Başakşehir olmak üzere dört merkezinden alınabilecek. Ankara, İzmir ve diğer bölgelerdeki detaylı adresler de vatandaşlara ulaştırılacak.

ABD de Gıda ve İlaç Dairesi (FDA), hastanelere ve laboratuvarlara söz konusu tedavi yönteminin denenmesi için izin vermişti. ABD'de sağlık kurumları, kan plazma transferi için klinik çalışmalara başlamıştı.

Ülkede, iyileşen Kovid-19 hastalarından plazma toplama görevi New York Kan Merkezi'ne verildi. Merkez, bağışçılardan gelen plazmayı toplayacak, işleyecek ve hayatı tehlikesi bulunan hastalar için hastanelerin erişimine açık plazma bankasında tutacak.

Kan naklinin Kovid-19'a karşı işleyeceğinin garantisi olmadığını belirten Johns Hopkins Üniversitesi'nden Dr. Arturo Casadevall, "Denemeden bunu bilemeyeceğiz ancak tarihsel kanıtlar cesaret verici" ifadelerini kullanmıştı.

Eğer yöntem başarılı olursa, hastaların hayatta kalma şansının yükselmesi ve solunum cihazlarına daha az ihtiyaç duyulması bekleniyor.

Kan nakli, bir çeşit aşı görevi üstleniyor. Ancak aşıdan farklı olarak, yalnızca geçici bir koruma sağlayabiliyor. Aşı, bağışıklık sistemini vücudun belli bir virüse karşı kendi antikorlarını üretmesi için eğitiyor. Plazma nakli yaklaşımındaysa vücuda kısa ömürlü ve tekrarlanması gereken dozlarla başkasının antikorları enjekte ediliyor.