Almanya koronavirüs ile mücadeledeki başarısını neye borçlu?

Koronavirüs dünyadaki demokrasilerin dayanaklılığını test ederken, Almanya sessiz sedasız gerçekleştirdiği testlerle krize karşı ciddi bir savaş veriyor. 

Kökeni Kutsal Roma Germen İmparatorluğu’na dayanan, ancak Nazi döneminden sonra merkeziyetçi yapısı zayıflatılan Alman federal yapısında sağlık, eğitim ve kültürel işler gibi kilit politika alanları, 16 eyaletin yetki alanına giriyor ve her eyelet bu konularda kendi bağımsız politikasını izleyebiliyor. 

The Guardian gazetesinde yayınlanan bir yazıda Kovid-19 salgınının başlangıcında, böylesine güçsüz bir merkezi yönetim sisteminin ister istemez Başbakan Angela Merkel’i zor bir durumla yüz yüze getirdiği belirtiliyor. Merkel sosyal mesafe tedbirlerinin ilk bölümünü duyururken dahi eyaletlerin bunlara uyup uymamakta özgür olacaklarını belirtti. 

Sosyal mesafe kuralları uygulamaya konunca pek çok eyelet bunları farklı şekillerde uygulamaya başladı. Berlin’de bir yayın evinden alışveriş yapmak serbest iken, parka gitmek yasaklanmıştı. Ancak güneydeki Baden-Württenberg’de ise tam tersiydi. Krizden en az etkilenen doğudaki eski Komünist bloku üyesi eyaletler okulların kapatılmasına pek istekli görünmezken, diğer eyaletler kendilerinin geri kalacaklarını düşünerek bu eyaletlere tepki gösterdiler. 

Eyalet sistemi farklı bölgeler arasında dinamik bir iş ortamı oluşturma konusunda faydalıydı ancak tüm ülkeyi senkronize etmek zordu. 

Ancak gazeteye göre yürürlüğe konan tecrit politikasıyla birlikte bir buçuk hafta içinde Almanya, merkezileştirmektense gücü dağıtan bir sistemin avantajlarını keşfetmeye başladı.

Ülke elde ettiği yüksek test oranları ile örnek alınacak model bir ülke haline geldi. Pek çok ülke tecrit ve karantina tedbirlerinden kurtulmanın tek çaresi olarak test sayılarının artırılmasını görüyor.

Alman halk sağlığı hizmetleri merkezi bir yönetim tarafından değil, belediye ve kırsal bölge idareleri tarafından yönetilen yaklaşık 400 kamu sağlığı ofisince sağlanmaktadır.

Böyle bir ortam, bazıları üniversitelere veya hastanelere bağlı, bazıları özel olarak işletilen orta ölçekli işletmeler - büyük ölçüde merkezi otoriteden özerk bir şekilde hareket eden çeşitli laboratuvarlara izin veriyor.

Stuttgart Marienhospital Laboratuvarı Tıp Enstitüsü'nden Matthias Orth, “Bir teste devam edebilmek için sağlık bakanından bir telefon almak zorunda değilim.’’ diyor.

Şu anda Kovid-19 için her hafta yaklaşık 250 laboratuvar 300 bin ile 500 bin arasında test yapıyor.