Almanya'nın koronavirüsle mücadeledeki başarı sırrı

Çin'den yayılan yeni tip koronavirüs (Kovid-19), İtalya ve İspanya gibi Avrupa ülkelerinde derin bir krize yol açarken, ölü sayıları Çin'i de geride bıraktı.

Ancak Almanya, bu süreçte en başarılı grafiği çizen ülkelerin başında geliyor. 36 binin üzerindeki vaka sayısına rağmen hayatını kaybedenlerin 198 kişi olması (26 Mart 2020 itibarıyla) başarı olarak yorumlanıyor.

Independent'in Berlin muhabiri Jessica Bateman, "Yüksek miktarda test yapılması, hastaların yaşı ve güçlü sağlık sistemi ülkedeki düşük koronavirüs ölüm oranını açıklayabilir" diyor.

Birleşik Krallık, İtalya, Fransa ve İspanya'nın aksine Almanya, ülke çapında tecrit ilanı yerine ikiden fazla kişinin toplanmasının yasaklanması da dahil olmak üzere katı sosyal mesafe tedbirlerini tercih ediyor. Yalnızca ocak ayında ilk vakaların tespit edildiği Bavyera eyaleti, topyekun tecrit ilan etti.

Haberde aktarılana göre, Almanya'nın düşük ölüm oranı, uzmanları şaşırtıyor.

Teorilerden biri, bunun nedeninin salgının daha genç bir yaş grubuna yayılması olabileceği yönünde. Almanya'nın ana salgın kontrol ajansı Robert Koch Enstitüsü'ne (RKI) göre, koronavirüs testi pozitif çıkanların yaş ortalaması 47. Ölüm oranının yüzde 9 olduğu İtalya'da hastaların yaş ortalaması ise 63.

Uzmanlar Almanya'daki büyük salgınların karnaval kutlamalarından ve İtalya ve Avusturya'daki kayak gezilerinden dönen gençlerden kaynaklandığına inanıyor. Yaşlı yurttaşların ailenin daha genç üyeleriyle birlikte yaşama olasılığı da güney Avrupadakilere göre daha düşük.

Almanya diğer ülkelerde gelişen krizi de takip ederek sağlık sisteminin hazır olduğundan emin oldu. 

Hamburg-Eppendorf Üniversitesi Tıp Merkezi'nde bulaşıcı hastalıklar departmanı başkanı Profesör Marilyn Addo, “İlk vakaların tespit edildiği ocak ayından bu yana yüksek alarma geçtik ve hazırlanmak için zamanımız oldu” diye konuştu.

Addo ayrıca, Almanya'nın diğer ülkelerden ders çıkardığını, test kiti ve solunum maskesi stokladığını da ekledi. Yüksek hazırlık seviyesi Almanya'nın bir dizi kritik durumdaki İtalyan hastayı bile alabilecek kapasiteye sahip olduğu anlamına geliyor: Altı kişi, salı sabahı ülkenin doğusunda yer alan Saksonya eyaletindeki Leipzig havaalanına getirildi.

Ülke ayrıca Birleşik Krallık'taki kişi başına 3 bin 377 dolara (yaklaşık 21 bin TL) kıyasla kişi başına 5 bin 182 dolarlık (yaklaşık 33 bin TL) harcamayla dünyanın en güçlü halk sağlığı sistemlerinden birine sahip. Yine de İtalya'daki kadar büyük bir salgınla başa çıkamayacağına dair endişeler var.

Addo, “Sanırım şu sırada elimizden gelen en iyi şekilde hazırlanmış durumdayız. Hastanemizde yoğun bakımda yedi Kovid hastası var ve daha birçok kişi için yetecek yatak kapasitemiz var. Herkes şu anda nefesini tutuyor ve sırada ne olacağını bekliyor” diyor.

Ayrıca hastaneye günde 20 veya daha fazla sayıda kişi kabul edilirse onların da “bocalamaya başlayabileceğini” ekliyor.

Uzmanlar aynı zamanda Almanya'daki yüksek test seviyeleri sayesinde başka yerlerde tespit edilmeyen daha hafif vakaların da verilerde görünebildiğini söyledi.

Alman doktorlar derneği, geçen haftalarda 200 binden fazla koronavirüs testi yapıldığını tahmin ediyor. Buna karşılık 18 Mart'a kadar Britanya'da yalnızca 64 bin kişi test edilmişti.

Sözcü Marieke Degen, “RKI, vakaları mümkün olan en kısa sürede tespit etmek ve yayılımı yavaşlatmak için çok sayıda testin yine çok erken yapılmasını önerdi" diyor ve ekliyor:

"Muhtemelen bu yüzden vakaları çok erken tespit etmeye ve diğer durumlarda gözden kaçabilecek diğer hafif vakaları da görmeye başladık."

Yasal Sağlık Sigortası Hekimleri Ulusal Birliği'ne göre Almanya her gün yaklaşık 12 bin Kovid-19 testi yapma kapasitesine sahip. Fakat Addo birçok yerde testlere erişmenin hala sorun olduğunu ve enfeksiyon oranlarının artması durumunda bunun daha da kötüleşebileceğini söylüyor. “Daha fazla mobil test birimine ihtiyacımız var” diyen Addo, insanların acil servislere akın ettiğini ekledi.

Alman Sağlık Bakanlığı'nın danıştığı Berlin'deki Charité Hastanesi'nden virolog Christian Drosten ise, Die Zeit gazetesine testlerin talebi karşılayamaması ve hastalığın yaşlı nüfus arasında yayılması hâlinde ölüm oranının muhtemelen artacağını söyledi.

Drosten, “Virüsün daha tehlikeli hâle geldiği anlaşılacak, ancak bu istatistiksel, yapay bir sonuç, bir yanlış temsil (olacak)" diye ekledi. 

Sağlık uzmanları, önümüzdeki haftalarda enfeksiyon ve ölüm oranlarının nasıl değişebileceğini söylemek için henüz çok erken olduğu konusunda uyarıyor.

Marieke Degen, “Almanya'da, epideminin daha çok başında olduğumuzu unutmamak çok önemli. Giderek daha fazla ölüm görüyoruz ve her şeyin nasıl gelişeceğini bilmiyoruz" ifadesini kullanıyor.