Bodrum'un eski halinden eser yok: Korona nasıl etkiledi?

Sahiller cıvıl cıvıl. Binlerce turist, güneşin ve denizin tadını çıkarıyor. Sezonun başı olmasına rağmen oteller dolmaya başlamış ve Bodrum sokakları müzik sesleriyle yaza merhaba diyordu.

Geçen yıl mayıs ayı böyle başlamıştı. Peki ya şimdi? Mayıs ayının ilk günleri. Şimdi dolu, cıvıl cıvıl olması gereken Bodrum sahilleri ıssız…

Mavi deniz sadece uzaktan göz kırpıyor. Otel, işletme, mağaza ve restoranlar kapalı. Kumsala atılmış masa, sandalye boş. Şezlonglar depolarda tozlu. 

Ahşap, bambu, plastik masa ve sandalyeler Bodrum’un ambiyansını halen yansıtsa da o bomboşluk insanın içine dokunuyor. Bodrum sokaklarında dolaşırken devamlı içimi ürperten o soruyu soruyorum kendime:

“Bir gün bu masalarda tekrar oturabilecek miyiz acaba? Yine eskisi gibi sahilde soğuk birayla oturup güneşin batışını görebilecek miyiz?”

Belki de dünya genelinde bugünlerde en çok sorulan sorular bunlar. Daha önce günlük rutinin bir parçası haline gelen aktiviteleri yapabilmek, dışarıda bir arkadaşınla bir kafede oturup kahve içebilmek, eşinle-dostunla yemeğe çıkabilmek, mağaza mağaza dolaşıp alışveriş ve sahilde yürüyüş yapabilmek…

Bunların hepsi herkes için çok uzakta kalmış anılar sanki. Ve bir daha asla dönmeyecekmiş gibi...

İlçede şimdi bambaşka bir hava var. Tedirginlik had safhada.

Bodrum

Yaklaşık 180 bin resmi nüfusu olan Muğla’nın Bodrum ilçesi havaların ısınmasıyla ve de yaz sezonunun yaklaşmasıyla yeni bir koronavirüs kaygısı yaşıyor. Türkiye’deki vakaların artmasıyla apar topar büyük şehirlerden kaçıp Bodrum’daki yazlıklarına gelenler yerli nüfusu hayli tedirgin etmiş durumda.

Bodrum Belediye Başkanı Ahmet Aras, sadece 17 yoğun bakım yatağı bulunan ilçe için ne kadar “Bodrum’a gelmeyin” diye uyarılarda bulunsa da 70 bin kişi çoktan yazlıklarına yerleşmişti.

 Bodrum kalabalıklaştıkça sadece bir kısım vatandaş koronavirüsle ilgili uyarıları dikkate alıp evlerine çekildi ilk başta…

Günlük rutinler her şeye rağmen devam ederken yasaklar gelmeye başladı. Muğla’ya giriş çıkış yasağının gelmesiyle de ciddiyet arttı, Bodrum’un sokakları boşaldı… Evlerdeki makarna, pirinç stokları da arttı.

İlçe merkezi hayalet şehir gibi oldu… Kepenkler kapalı, sokaklar sessiz, köpekler kimsenin olmamasının verdiği rahatlıkla bir o kadar özgür, deniz kenarları ilk defa bu kadar ıssız…

Spiral maskeli market çalışanları, siyah ya da beyaz maske takmış müşteriler ve cerrah eldiveni takmış hemen hemen herkes distopik bir film sahnesini hatırlatıyor.

İlçede koronavirüs nedeniyle yaşanan ölümler oldu. Vaka sayısı İstanbul ve Ankara’da olduğu kadar korkutucu olmasa da tedbirlere devam edildi.

Zamanla ilçedeki koronavirüs vakaları kontrol altına alınmaya başladı. Yakın zamanda özel bir hastanedeki son Covid-19 hastası taburcu edildi, devlet hastanesinde iki ya da üç hasta kaldı.

Vakalardaki düşüş, hastanelerdeki yoğunluğun azalmasıyla da Türkiye genelindeki rehavet Bodrum’da da baş gösterdi ne yazık ki…

Sahil kenarlarında sabahları yürüyüş yapanların sayıları arttı, insanlar yakınlarını ziyarete başladı…

Kısa bir süre sonra kuaförlerin, berberlerin, mağazaların, AVM’lerin açılacağı yönündeki karar “normale dönüyoruz” sevinci yaşatsa da daha ağır olan hakim duygu şu:

 “İkinci dalga gelir mi?”

Şimdilik 24 ile giriş-çıkış yasağı sürüyor… En büyük kaygı ise İstanbul, Ankara ve İzmir gibi yoğun nüfusu olan ve vaka sayılarının yüksek olduğu bu illerin kapıları açılırsa ne olacak?

Bodrumlular ilçeye olabilecek büyük bir akından ve akabinde yeni bir dalganın patlak vermesinden endişe ediyor.

Bodrum

Bir yandan da uzun süredir kapalı olan restoran, kafe gibi işletmelerin sahiplerinde “bu sene battık” duygusu yaşanıyor. Çok sayıda kapalı işletmeden tadilat sesi gelse de, kapılar açıldığı durumda müşteri gelip gelmeyeceği büyük bir muamma. 

Oteller ramazan bayramı sonrası sezonu açsa da ne yazık ki temmuzdan önce müşteri beklemiyor. Otellerin, pansiyonların koronavirüse karşı nasıl hizmet vereceği ise henüz net değil.

Turizmciler ve hükümet arasında kapasite kullanımı konusunda pazarlıklar sürüyor. Yüzde 50’lik kapasite olması durumunda ise oteller açısından mesele “bizi kurtarmaz” boyutunda.

Çok sayıda site yönetimi bu sezon havuzları açmayı planlamıyor. Bir nevi tatil başkenti olan Bodrum’da denize girmek şu an pek mümkün görünmüyor. Ancak bir süre sonra plajlardaki işletmelerin açılmasıyla denize girmek de bir kabus haline gelecek.

Kalabalık, tıklım tıklım, boş şezlong bulmanın zor olduğu plajlarıyla ünlü Bodrum’da ölü, tatsız ve endişe dolu bir sezon geçecek gibi.

Şimdi sıcak havaların da başlamasıyla Bodrumluların aklında şu soru var:

“Bu yaz denize ya da havuza girebilecek miyiz?”

 Bu yıl kesin olan bir şey var: Bodrum’da hiçbir şey eskisi gibi olmayacak...


@Ahval Türkçe

Bu makale yazarın görüşlerini yansıtır. Ahval’in yayın politikası ve editoryal bakış açısı ile her zaman uyumlu olmak zorunda değildir.