Covid-19 global ekonomide yara izi bırakacak

“Aşı geliyor” dediler, fos çıktı. “Ekonomiler bir daha kapanmaz” dediler, fos çıktı.  Şimdi de “evet vaka sayıları tüm dünyada artış sergiliyor, ama ölüm oranı ve hasatanede kalma süresi kısaldı” diye öz-sevinç gösterileri yapıyorlar. Kim bunlar? Ne istiyorlar? Bunlar iyimser ekonomistler ve bizim dediklerimize “deli saçması” muamelesi yapıp, pembe gözlüklülerin her lafını Odin’in kelamı sanan ahmak fon yöneticileri.

Ben Gönülsüz Bir Mesih’im. Her Mesih gibi kendi köyümden kovulduğum gibi, Odin’in Valhalla’sına kavuşmadan önce bol miktarda sopa yemek de “mesleğin doğal parçası”.

Size gerçekleri anlatmak ve psikoza girip, acilen Valhalla kapısında kuyruğa girmeniz için gönderildim. Bu makalede size Covid-19’un dünya ekonomisinde bırakacağı “yara izini” (scarring) anlatacağım. “Scarring” de boş vakti nerdeyse parabolik olan ekonomistlerin “potansiyel altı büyüme” yerine uydurdukları fasulyeden bir terim.  Kadim Yunanlılar’dan bu yana bilinen ve leşi çıkıncaya kadar  analiz edilen süreçlere her yıl yeni isim takmasanız, Nobel Armağan’ı sahipsiz kalacak sanki.

Evet, kızgın bir günümdeyim. Çünkü bu mütevazi hayatımda tek zevkim bir kaç hafta Londra, San Fransisko, veya Bahamalar’a kaçıp “iş temaslarında” bulunmaktı, Covid-19 onu da elimden aldı. Samimi söylüyorum, 2025’e kadar evden çıkmayacağım gibi, “neme lazım” anlayışıyla telefonlara bile bakmıyorum. Cuma günü zatürre aşısı oldum, ama galiba kutu hatalıydı, çünkü herkesi ısırmaya başladım. Acaba diyorum, yanlışlıkla kuduz aşısı mı yaptılar?

Önce size aşı konusunda gerçekleri Dünya Sağlık Örgütü’nün ağzından aktarayım:

“DSÖ Genel Direktörü Dr. Tedros Adhanom Ghebreyesus, koronavirüs için yaklaşık 200 aşı adayının klinik çalışmalarının devam ettiğini, mevcut aşı adaylarının işe yarayacağına dair hiçbir garantilerinin olmadığını söyledi”.

Zaten aşı etkili olsa da, dağıtacak para yok:

“Yarın başlayacak Birleşmiş Milletler (BM) 75. Genel Kurul toplantıları öncesi ülkelere çağrıda bulunan Ghebreyesus, DSÖ salgına karşı küresel aşı ve tedavi programına (ACT Accelerator) destek istedi.

Ghebreyesus, program için 35 milyar dolar gerektiğini ama şu ana kadar sadece 3 milyar dolar toplanabildiğini, DSÖ’nün Covid-19 aşısı ve tedavisinde hedefe ulaşabilmesi için acilen 15 milyar dolara ihtiyaç duyulduğunu vurguladı”.

İngiltere yarın-öbürgün sokğa çıkma yasağına geri dönecek, süper-marketler şmididen yağmalandı.  Hindistan, Güney Afrika Cumhuriyeti, İspanya, Fransa, Brezilya, ve Türkiye  de yakında yine karantina ve sokağa çıkma yasaklarına sahne olacak.  Hala “ossun, Covid var da, ekonomiye zararı yok” tezini savunanlara ne diyeyim ben.

Dünya ekonomisinde “scarring” konusunda OECD, Dünya Bankası gibi kurumlar geniş olarak yazdılar. Ama bunlar geneldi. Financial Times’da yazan ünlü ekonomist ve Fulcrum Varlık Yönetimi  yönetim kurulu başkanı Gavyn Davies’ten tercüme ediyorum  yara izinin büyüklüğü ile ilgili en güncel tahminleri:

OECD’e  göre “yara izinin” ekonomiye yansıması hanehalkının tasarruf oranının yükselmesi, ve başta çok borçlular olmak üzere şirketlerin sabit sermaye yatırımlarını askıya alması şeklinde tezahür ediyor. Bendeniz naçizane olarak halen okulda olan gelecek kuşak işgücünün eğitim-donanım düzeyinin düşmesini eklerim. Biraz daha kendimi sıkarsam, zaten 4cü Sanayi Devrimi ile  şimdiden kendini gösteren yapısal işsizlik sorununun çok hızla sosyal bir rahatsızlığa döneceğini de eklerim.

Davies’e geri dönelim: Kışın yoğun şirket iflas ve konkordatoları bekliyor. Zayıf sürü üyelerinin kurda yem olması uzun vadede Rahmetli Schumpeter’in “yapıcı yıkım” teziyle örtüşüyor. Yani, eski ağaçlar yanacak ki, külleri fidanlara gübre olsun. Bunları tüm devletler de biliyor, ama yara izinin boyutları hususunda hesaplamalar henüz bir konsensusa doğru daralmış değil.

Davies’in ekibi, önümüzdeki 3 yılda dünya ekonomisinin seyredeceği patikayı tahmin ederek, bunun Covid-19’dan ne boyutta etkilendiğini ölçmeye çalışıyor.

Sonuçlar oldukça moral bozucu, ama iyi haberle başlayalım:  2022 yılı sonunda dünya toplam çıktısı, ya da global gelir 2019’da göre %4 daha yüksek hesaplanıyor.

Öte yanda, 2022 sonunda Covid-19’un dünya ekonomisine negatif etkisi toplam 3 puan. Bu oran Gelişmiş Ülkeler için 3.3 puan.  Bence  sürekli büyüyen ve biraz da verilerle oynayan Çin’i dışlarsak, kayıplar daha okkalı olur ya, neyse.

OECD’nin bir de kötümser senaryosu var, buna göre, dünya ekonomisi 2021’de temel senaryonun üstüne bir 3 puan daha büyüme kaybediyor. Enflasyon 1 puan düşüyor.

Bu kısmı “Abi, boşver bunları, dolar ne olacak?” diyenler için önemli: Global hisse fiyatları ve enerji dışı emtialar Covid-19 öncesi patikaya nazaran %15 ve %10 daha düşük seyrediyor. Global faiz hadleri zaten dibe vurduğu için, geleneksel resesyonlarda gözlediğimiz düşen faizlerin ekonomik aktiviteye pozitif etkisi de bu kez sınırlı kalacak.

“Piyasalar dünya ekonomisinin dip yaptığı ilkbahardan bu yana çok iyimser” diye bitiriyor Gavyn Davies. “İşin zor kısmı asıl şimdi başlıyor”.  Acaba Saray’ın Financial Times’a aboneliği var mı?  Çünkü hükümet üyelerinden gelen açıklamalar yukarda OECD ve Gavyn Davies’in tarif ettiği gelecekte, “Alis Harikalar Diyarı’nda” filminin kötü bir Yeşilçam taklidinden öteye gitmez.

Bu yazı Paraanaliz'den alınmıştır