Doktoru Demirtaş'ın rahatsızlığını anlattı 'risk altında' deyip tahliyesini istedi

Türkiye'de koronavirüs nedeniyle her geçen gün ölüm ve vaka sayısında artış yaşanıyor. Cezaevleri de en büyük risk altında.

Koronavirüs nedeniyle en riskli gruplar içerisinde Edirne Cezaevi’nde tutuklu bulunan HDP’nin eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş da bulunuyor.

Daha önce cezaevinde solunum sıkıntısı yaşadığı için günler sonra hastaneye kaldırılan Demirtaş’ın sağlık sorununu cezaevi koşuları tetiklemeye devam ediyor.

Avukatları Demirtaş’ın bulunduğu cezaevi koşullarının salgına hazırlıklı olmadığını söylüyor. Demirtaş’ın doktoru Cegerğun Polat da yetkililere çağrıda bulundu.

Demirtaş için, “Derhal tahliye edilmeli” diyerek şunları söyledi:

“Cezaevinde konulan tanılar ve cezaevine girmeden önceki süreci değerlendirdiğimizde bu süreç Kovid- 19’la birlikte başka bir boyut kazandı. Kovid – 19’la en büyük risk oluşturan hiper tansiyon ve kronik solum yolu hastalığı ne yazık ki Demirtaş’ta da mevcut. Sayın Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın da açıklamaları ve uluslararası literatürde takip ettiğimiz bilgilerle beraber Selahattin Demirtaş en riskli gruplarından birine giriyor. Bununla birlikte cezaevi koşulları enfeksiyon kapmak için büyük riskler barındırıyor. Selahattin Bey’in koğuşunun olduğu yer, koşulları, sağlık alanına uzaklığı bu riskleri artırıyor.”

Polat sosyal medya hesabından da şu mesajı paylaştı:

“Sn. Demirtaş tutuklanmadan önce solunum yolları KRONİK rahatsızlığı nedeniyle ameliyat olmuştu. Şikayetleri devam ediyor. Tutuklanması sonrası HİPERTANSİYON tanısı almış ve yaklaşık 3 yıldır ilaç kullanmaktadır. Bakanın açıklamalarına göre COVİD 19 açısından yüksek risklidir…”

Duvar'da yer alan habere göre, Demirtaş’ın cezaevine girmeden önce sağlık sorunu yaşadığı çoğu kez gündem geldi. Demirtaş’ın cezaevinde yaşadığı hastalık süreci şöyle gelişmişti: 

26 Kasım 2019 tarihinde tutuklu bulunduğu hapishane hücresinde baygınlık geçirdi, hapishane hekimi tarafından hastaneye sevk kararı alındı. Ancak, hapishane idaresi kendisini sadece acil servise götürebileceklerini bildirdiğinde Demirtaş, detaylı tetkik yapılmak üzere bir uzman hekime muayene olması gerektiğini dile getirdi. Aradan dört gün geçmesine rağmen herhangi bir sevk işlemi yapılmadı. 2 Aralık tarihinde kardeşi yaptığı ziyarette durumu anlatmış, kamuoyuna açıkladıktan sonra Selahattin Demirtaş akşam saatlerinde Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi hastanesine götürüldü.

Karın bölgesinde yapılan MR tetkikinde damar duvarlarında yağ dokularının oluştuğu, damar duvarına yapışık yağ dokularının karın bölgesinden başka, vücudun diğer bölgelerinde de olması halinde hayati risk taşıdığını belirtildi. Yapışık yağ dokularının koparak kanla birlikte damarlarda dolaşabileceği, bu durumda vücudun herhangi bir bölgesinde damar tıkanıklığına neden olacağı, ayrıca kanında lipit yağ oranının 700 olarak tespit edildiği, bu değerin ideal değerin çok üzerinde olduğu, bunun da hayati risk teşkil ettiği şeklinde teşhislerde bulunuldu.

Demirtaş’ın sağlık durumunun yer aldığı özlük dosyası Türk Tabipleri Birliği’ne aylar önce sunuldu. Yapılan inceleme sonrası Demirtaş’ın cezaevinde kalmasının risk olduğu gerekçesiyle avukatları tahliye talep ederek gerekli yerlere başvuruları yaptı. Ancak bu konuda henüz bir karar alınmış değil.