Emre Alkin: Türkiye'de koronavirüsün zirve yapacağı ay...

Koronavirüsün dünyadaki yayılma hızıyla alakalı elime ulaşan raporlar ve muhtelif senaryolar bizlere gösteriyor ki, Türkiye'de hastalığın zirve yapıp düşmeye başlaması haziranı bulacak. ABD'de ise temmuz ayının ortalarına sarkması beklenebilir. Elbette, bunlar bazı senaryolara bağlı raporlar.

Dünya oldukça ciddi bir mesele ile karşı karşıya olduğunu daha yeni anlıyor diyebilirim. Çünkü tehlike "gözle görülür" bir halde değil. Mikrobiyoloji konusuna ortalama halkın bilgili olmasını beklemek mümkün değil ama yurt dışında iş dünyasının hükümetlerden talimat beklemeden harekete geçtiğini de görmezden gelmek mümkün değil. Türkiye'de ise maalesef iş dünyasının Ankara'dan talimat beklemeyi alışkanlık haline getirdiği de yaşadığımız örnekle ortaya çıktı.

Kamu Kurumları, okullar, üniversiteler, hastaneler ve belediyeler gibi kamu hizmeti yapanların Ankara'dan işaret beklemesi doğal. Ancak kendi kendine karar verme özgürlüğü olan birimlerin çalışanlarını koruması için karar vermekte bu kadar gecikmesi anlaşılabilir bir durum değil. Bunun birkaç sebepten kaynaklandığını tahmin ediyorum.

Öncelikle virüsün ne kadar tehlikeli olduğunu tam olarak kavrayamadıkları için "çok abartılıyor" diyerek faaliyetlerine ara vermiyorlar. Bir başka sebep de hijyen ve çevre standartlarına uymadan çalışmaya devam etmek istedikleri için, bu standartları gereken seviyeye çekecek maliyeti üstlenmekten uzak durmaları. "Dur diyene kadar devam edeceğiz" diyorlar tabiatıyla. Kendilerine "dur" denmedikçe bu faaliyetlerinin "meşru" olduğunu düşünüyorlar. Nihayetinde Türkiye'de pek az firmanın iş durmasını finanse edecek güce ya da finansman olanağına sahip olması, insan hayatını geri plana atan kararlara gerekçe hazırlamış oluyor.

“Kamulaştırmalar gelebilir...”

Tüm bunları düşünürken, yabancı kanalları izliyor ve raporları okumaya devam ediyorum. ABD'de bile maalesef birçok şirket hala faaliyetlerine devam ediyor. Buna rağmen işsizlik başvuruları uzun zamandır görülmemiş bir rekora imza attı. Son istatistikler milyonlarca Amerikalıların işsizlik maaşına başvurduğunu gösteriyor. ABD Hazine Bakanı "bu rakamlar anlamsız" dedi ama, sonraki cümleleri meselenin ciddiyetinin farkında olduğunu gösteriyordu.

G7 ülkeleri yaşanacak muhtemel resesyon karşısında kamulaştırmalara hazırlanıyor ya da hazırlanmalı desem yanlış olmaz. Buna rağmen borsalar ralli yapmaya devam ediyor. Bu durum sadece iş sahiplerinin değil, yatırımcıların da psikolojilerinin normal olmadığını gösteriyor.

Herkesin sakinleştiği yer, ya virüsün yayılmada zirve yapıp düşmeye başladığı nokta ya da herkesin "bundan da kötüsü olmaz" dediği nokta olacak diye düşünüyorum. Ekonomik önlemler değil, sağlık ile ilgili haberler herkesi yatıştıracak.


Bu yazı, Emre Alkin'in kişisel blogundan alınmıştır.