Enflasyonda ‘sepet oyunları’ koronavirüse yaradı

Gıda ve sağlık harcamaları dışında neredeyse ekonomide çarkları durma noktasına getiren koronavirüs salgın tehdidi, hızla artan fiyatlara rağmen, temel ihtiyaç kalemlerinin enflasyon sepetindeki ağırlıkları Ocak ayında düşürüldüğü için, enflasyon artışında fazla etki yaratmadı.

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı Mart 2020 Tüketici Fiyatları Endeksi (TÜFE) rakamlarında, geçen ay en yüksek fiyat artışı yüzde 45,37 ile sivri biberde görülürken, banka şubeleri yerine bireylerin ve işletmelerin internet bankacılığı ve online işlemlere ağırlık vermelerinden ötürü en yüksek düşüş ise yüzde 93,2 oranıyla banka para havale ücretlerinde görüldü.

Salgın tehdidi üzerine insanlara evden çıkmamaları çağrıları yapılırken bir yandan da banka şubelerine gidilmesini önlemek üzere internet ve online işlem kampanyaları başlatıldı. Elektronik para havalesi, tüm bankacılık, alışveriş, fatura, taksit ödemelerinin internet üzerinden yapılması çağrıları, kredi kartı kullanımının sert şekilde gerilemesine neden olurken, bankalar art arda ‘sanal kredi kartı’ dağıtmaya başladı.

Bu da bankacılık işlemlerinden alınan hizmet bedellerinin düşmesini, hatta sıfırlanmasını beraberinde getirdi ve Mart ayı enflasyonuna da olumlu yansıdı.

Mart’ta salgının değiştirdiği yaşam biçiminden ötürü en yoğun talep, gıda maddeleri, kuru bakliyat, temizlik ve hijyen malzemeleri, eczacılık ürünleri, ilaç, koronavirüse karşı bağışıklığı güçlendirici vitamin takviyeleri, sağlık harcamaları kalemlerinde ortaya çıktı.  Buna karşılık toplu ulaşımın durma noktasına gelmesi, şehirlerarası seyahat yasakları, yurt içi ve dışı uçuşların durdurulmasıyla önceki aylarda enflasyon artışında etkili olan ulaşım giderleri ve petrol fiyatlarındaki düşüşe bağlı indirimlerden ötürü de akaryakıt, enerji enflasyonu geriledi.

Geçtiğimiz ay fiyatı en çok artış gösteren diğer ürünler arasında koronavirüse karşı bağışıklığı güçlendirdiği dile getirilen soğan, sarımsak ve limon yer alıyor. Buna göre yüzde 25,59 ile limon, 15,79 ile sarımsak, yüzde 11,43 ile kuru soğan, internet kullanımının artmasına paralel olarak yüzde 7,51 ile bilgisayar ekipmanları ve yüzde 6,85 ile ilaçlar fiyatı en çok artan ürünler olarak öne çıkıyor.

Dolayısıyla mart ayı enflasyonunu daha çok koronavirüs ile beraber gıda ve sağlıktaki yükselişler, artan talep belirledi. Gıdada ve sağlıkta yaşanan yükseliş aylık enflasyonu yüzde 0,57 yükseltti. Yıllık enflasyon ise şubat ayındaki yüzde 12,37 düzeyinden yüzde 11,86’ya geriledi.

Kolonya ve sağlık ürünlerindeki artışlar oldukça yüksek düzeylerde gerçekleşmiş olsa da Ocak ayında yapılan düzenleme ile pek çok temel kalemin enflasyon sepetindeki ağırlıkları aşağı çekildiği için aylık enflasyon üzerindeki etkileri fazla olmadı, sınırlı kaldı.

Gıda, Konut, Ulaşım gibi çok geniş kesimlerin harcamalarında en büyük payı alan üç kalemin enflasyon sepetindeki ağırlığı düşürülerek, iktidarın ‘tek haneli enflasyon’  hedefini tutturma planı çerçevesinde yapılan bu düzenlemeler gerek akademisyenler gerek iş dünyası ve sendikalar gerekse muhalefet tarafından yoğun eleştirilere neden olmuştu.

TÜİK’in verileri ile reel ekonomideki enflasyonun örtüşmediği dile getirilerek TÜİK’in fiyatları derlediği marketlerin, iş yerlerinin kamuoyuna açıklanması isteniyordu. Örneğin geçen yıl yerel seçimler öncesinde fiyatları olağanüstü yükselen soğan ve patates için iktidara bağlı belediyeler Tanzim Satış Çadırları kurarken, soğan ve patates depolarına da baskınlar düzenlenmiş, üreticiler, hal esnafı ‘gıda teröristleri’ ilan edilmişti. 

Bu yıl ise hem ihracatı izne bağlanan hem de üretim ve tedarikinde sıkıntı olmayan soğan ve patateste üretim maliyetlerindeki artıştan dolayı fiyatlar yükseldi. Martta patates fiyatları bir ayda yüzde 30,39, kuru soğan yüzde 11,43 zamlandı. Ancak belirttiğim gibi enflasyon sepetindeki ağırlıklar düşürüldüğü için bu fiyat artışları enflasyona yansımadı.

Mart ayında salgın tehdidiyle en çok yükselen gruplardan birisi de sağlık harcamaları. Bu kalemde enflasyon artışı yüzde 2,78 olmasına karşılık sepetteki ağırlığı nedeniyle enflasyon artışına etkisi sadece 0,08 puan. Çünkü enflasyon sepetinde sağlık harcamalarının payı yüzde 2,80 düzeyinde. Oysa bu gruptaki kalemlere bakıldığında ilaçlar yüzde 6,85, maske gibi tıbbi malzeme ve diğer sağlık ürünlerinin fiyatları bir ayda yüzde 3,79 yükselmiş. Yani insanların korona yüzünden bütçelerinden sağlık harcamalarına ayırdıkları pay artmış, fiyatlar yükselmiş ama sepetteki ağırlık düşürülünce vatandaşın ödediği bu yüksek bedeller enflasyona yansımamış.

Salgın sürecinde adeta patlama yapan online alışveriş ve e-ticaret kapsamında, kargo ve koli taşımacılık hizmetlerindeki aylık fiyat artışı yüzde 15,47 ancak enflasyona yansıması yine 0,08 puan. 

Küresel piyasalarda Rusya-Suudi Arabistan anlaşmazlığıyla petrol fiyatlarında yaşanan olağanüstü düşüşler, enflasyon sepetinde de ulaştırma grubunu oluşturan kalemlere olumlu katkı yapmış görünüyor. Her ne kadar kuruş düzeyinde indirimler yapılsa da Mart ayı genelinde benzin fiyatlarında yüzde 14,3, mazotta yüzde 9,90 oranındaki gerilemeler, ulaştırma hizmetleri grubundaki TÜFE artışını yüzde 1,91 aşağı çekti. Bu da aylık enflasyonun 0,29 puan daha düşük çıkmasına katkı sağladı. 

AVM’lerin ve mağaza zincirlerinin kapanması, giyim, ayakkabı harcamalarını neredeyse durdurmuş görünüyor. Aynı şekilde, ülke çapında Cumhurbaşkanlığı kararıyla faaliyetleri durdurulan 150 bine yakın kafe, lokanta, bar, restoran, kahvehane, nargile kafe vb. yanında turizm sektörünün dibe vurmasıyla, lokanta-otel-yeme-içme ve konaklama hizmetleri kalemindeki harcamalar hızla aşağı indi. Bu kalemdeki aylık enflasyon artışı da sınırlı kaldı.

Toplumu tehdit eden koronavirüs enflasyona ise ‘yaramış’ görünüyor. Pek çok kalemde tüketim, talep ve harcamaların durması, çoğu sektörün faaliyetini durdurmasıyla, yoğunluk gıda-sağlık üzerine odaklanmış vaziyette. 

Bu iki kalemin de enflasyon sepetindeki ağırlıkları düşürüldüğü için şayet salgın önlemleri daha artırılıp, sıkılaştırılarak 2-3 ay daha sürerse-ki öyle görünüyor-enflasyonda önemli düşüşler yaşanabilir, tek haneli enflasyon bile görülebilir.  İktidarın, çarkları neredeyse duran bir ekonomide, tek haneli enflasyondan kendisine övgü ve başarı öyküsü çıkartması da şaşırtıcı olmaz. 

Kaldı ki faaliyeti duran, kapanan işyerleri, sayıları hızla artan karantina bölgeleri nedeniyle TÜİK, önümüzdeki dönemde sahadan veri toplamakta, fiyat derlemekte zorlanacağı için, gelecek aylarda muhtemelen ‘olsa olsa’ yöntemiyle, kâğıt üzerinde hesaplanıp açıklanacak daha düşük enflasyon verileriyle yetinmek, itirazsız kabullenmek durumunda kalabiliriz.    


@Ahval Türkçe

Bu makale yazarın görüşlerini yansıtır. Ahval’in yayın politikası ve editoryal bakış açısı ile her zaman uyumlu olmak zorunda değildir.