Koronavirüs krizinin ortasında Türkiye de 'soft power' yarışına katılıyor

Siyasette çoğu zaman tehditler ve fırsatlar kol kola gider. Kovid-19, ülkelerin esnekliği için ciddi bir test olmanın yanı sıra dünya çapında birçok lider için de bir olmak ya da olmamak anıdır.

Ayrıca yurtdışında nüfuzunu artırmak için bir fırsattır. Kimin kime bir gecede tıbbi malzeme ve sağlık profesyoneli ekipleri gönderdiği en önemli dış politika konusu haline geliyor. 

Tüm büyük güçler -ABD, Çin, Rusya ve diğerleri - bu oyuna dahil oldular. Türkiye de bu partiye katılmak için can atıyor. 

Çinliler ilk hamle avantajına sahip. Pekin'in Mart ayı ortalarında koronavirüsten etkilenen İtalya ve İspanya'ya yardım gönderme motivasyonunun arkasında, zedelenmiş imajını düzeltmek de vardı.

Çin Komünist Partisi liderliği uzun zamandır küresel yönetişime katkısının yurtiçinde yüz milyonlarca insanı yoksulluktan ve mahrumiyetten kurtardığını öne sürüyor. Çin dünyadaki sorunlar konusunda pek sorumluluk almayarak ABD’nin küresel üstünlüğünü sıklıkla maskeliyordu. Şimdi durum değişti. 

Yanlış bir şekilde salgını kötüye kullanmak ve ihraç etmek, Batı hegemonyasının yerine geçmekle suçlanan Çin, kendisini uluslararası işbirliğinin sevecen bir asli unsuru olarak göstermeye çalışıyor. Doktorlar ve koruyucu maskeler artık Çin’in yumuşak gücünün merkezinde yer alıyor.

Rusya da Çin örneğini izledi. Geçtiğimiz hafta tıbbi malzemelerle dolu bir uçak ABD’deki salgının merkezi New York’a iniş yaptı. ABD Başkanı Donald Trump düzenli basın toplantılarının birinde, “Başkan Putin’den güzel bir jest” ifadelerini kullandı.

Ancak birçok yorumcu, Rusya Federasyonu'nun devlet fonu tarafından finanse edilen teslimatı propaganda amaçlı bir şov olarak değerlendirdi. Rusya aynı şekilde İtalya’ya da yardım etti. Rusya Savunma Bakanlığı, İtalya'ya her biri 60 ton yükü olan 15 uçakla, radyoloji, kimyasal ve biyolojik savunma birliklerinden 66 uzman, sekiz doktor ekibi ve bir tam laboratuvar olmak üzere 122 uzman gönderdiğini açıkladı.

Ancak, tahmin edilebileceği gibi bu girişim de tartışmalara yol açtı. İtalyan yorumcular istihbarat ajanlarının Rus ekibinin bir parçası olduğu konusunda şüpheleri olduğunu belirtiyorlar. Avrupa Dış Eylem Servisi’ne göre, Kremlin’in sponsor olduğu Sputnik gibi mecraların dezenformasyon yayması ve AB’nin İtalya’nın yardımına gelme konusundaki isteksizliğinden faydalanmaya çalışması Moskova’nın hayırseverliği ile zıtlık oluşturuyor. 

Soft power rekabeti Türkiye’nin sınırlarından çok da uzak olmayan bir yerde Batı Balkanlarda da sergileniyor. Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vučić Sırbistan'a tıbbi malzeme göndermesinden dolayı Çin’i överken AB'yi kınadı.

“Avrupa dayanışması mevcut değil. Bu kağıt üzerindeki bir masaldı. Bunlar, AB şirketlerinin Sırpların parasını alabilmek amacıyla Çinlileri dışlamak için ihale prosedürlerimizi düzeltmemizi isteyen aynı kişiler. Şimdi artık paramız onlar için yeterince iyi değil" diyor Vučić. Başkent Belgrad'da hükümet yanlısı bir tabloid tarafından parası ödenen “Kardeş Xi’’ye teşekkür eden reklam panoları ortaya çıktı. Çin mali yardımı, AB'nin bölgedeki yardımlarının yanında çok küçük kalmasına rağmen, koronavirüs sorunu Pekin'in Batı'ya karşı puan kazanmasına yardımcı oldu. Vučić ve Putin arasındaki bir telefon görüşmesinden sonra, Rus askeri uçakları Sırbistan'a 87 sağlık görevlisi, virolog, tıbbi ekipman ve 16 araç gönderdi.

Türkiye, Rusya ve Çin'i kenardan izleyemezdi. Sonuçta, Batı Balkanlar'ı mahallesinin bir parçası olarak görüyor. 6 Nisan'da Dışişleri Bakanı Nikola Dimitrov, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a Kuzey Makedonya’ya maske, koruyucu giysi ve test setleri gönderdiği için teşekkür etti. Ankara, iki dışişleri bakanının telefon görüşmesinin ardından Bosna-Hersek'e de yardım gönderme taahhüdünde bulundu. Arnavutluk Başbakanı Rama, aralarında özel bir dostluk bağı bulunan Erdoğan'dan Mart ayı sonlarında yardım talebinde bulundu. Türkiye'nin geçen Kasım ayında Arnavutluk'a depremden sonra insani yardım yolladığı için alkış aldığını da hatırlamakta fayda var. Türkiye'den tüm Batı Balkan ülkelerine 8 Nisan'da sevkiyatlar başladı.

Hem devlet hem de özel kurumlar aracılığıyla gönderilen insani yardımlar uzun bir süredir Türk diplomasisinin elindeki önemli araçlardan biri olmuştur. Bosna'dan Somali'ye, Afganistan'a Türkiye kendine bir yer edindi ve yumuşak bir güç geliştirdi. Ancak ülkenin bu krizden çıkar elde edebilmesi nihayetinde ülke içindeki gelişmelere de bağlı.

Vakaların ve ölümlerin sayısı katlanarak arttıkça, daha önce ayrıcalıklı olmayan gruplara erişiminde iyi bir kredi sağlayan AKP'nin gururu ve neşesi sağlık sistemi zorlanıyor. Komşulara, İtalya ve İspanya'ya maskeler ve test setleri göndermek takdire şayan. Bu eylem, İttifak’ın koordinasyonunu üstlendiğinden Ankara'nın NATO'ya olan bağlılığını da gösteriyor. Soft power kavramını ortaya atan Joseph Nye’nin iddia ettiği gibi yumuşak güç, kendi kurumlarının ve kamu politikalarının kalitesinden ve performansından hiçbir şekilde ayrı düşünülemez. 


© Ahval Türkçe

Bu makale yazarın görüşlerini yansıtır. Ahval’in yayın politikası ve editoryal bakış açısı ile her zaman uyumlu olmak zorunda değildir