Salgına karşı ‘İstim arkadan gelsin’ politikası, endişeleri artırıyor

Aralık ayında Çin’in Vuhan kentinde ortaya çıkan ve hızla yayılan Kovid-19’a karşı Türkiye’de alınan önlemlerde gecikildiği eleştirileri artarken, önümüzdeki haftanın “kritik dönüm noktası” olacağı endişesi dile getiriliyor.

İlk resmi koronavirüs vakasının 11 Mart’ta açıklandığı Türkiye’de ‘Tedbirlerimiz virüsten güçlüdür’ diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan sürecin sorumluluğunu neredeyse tamamıyla Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın sırtına yıkmış durumda. İlk resmi hastanın duyurulmasından sonra bir hafta ortadan kaybolan Erdoğan ilk olarak 18 Mart’ta ‘Ekonomik İstikrar Kalkanı’ önlem paketini açıklarken kamuoyunun karşısına çıktı.

Ancak açıklanan ekonomik önlemler, Erdoğan’ın ‘Neşen yerinde’ diyerek şakalaştığı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu dışında diğer kesimlerde düş kırıklığına ve sorunları çözmekten uzak olduğu yorumlarına yol açtı.

Gerek salgına karşı alınan önlemlerde gerekse ekonomik sıkıntıların çözümünde, iktidarın sürekli şekilde gelişmelerin gerisinde ve eksik kaldığı, sorunun vahametini tam olarak algılayamadığı, bu yüzden de olayların peşine takıldığı gözleniyor. 

Nitekim daha sonra 23 Mart’ta CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun açıkladığı 13 maddelik önlem listesi ve 24 Mart’ta HDP Ekonomiden Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcısı Garo Paylan’ın duyurduğu 12 maddelik acil önlem çağrılarında dile getirilen önerilerin bazıları hükümet tarafından uygulamaya konulmak zorunda kalındı.

Erdoğan’ın açıkladığı önlem paketinde sağlık çalışanlarına yönelik herhangi bir şey yer almadı. Buna karşılık muhalefet aylardır atama bekleyen doktorların ve sağlık personelinin bir an önce atanmasını ve sağlık çalışanlarına en az üç ay süreyle iki kat maaş ödenmesini gündeme getirdi. Muhalefet partileri ayrıca bankaların kara listesinde yer alan işletmeler ve işyerleri için “sicil affı” çıkarılarak yeni krediye erişimlerinin sağlanmasını isterken faaliyeti durdurulan işyerleri için de kira, elektrik, doğalgaz desteği önerisinde bulundular.

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca önceki gün 32 bin yeni sağlık personelinin atanmasının kararlaştırıldığını, ayrıca sağlık çalışanlarına üç ay boyunca performans kriteri aranmaksızın en üst limit üzerinden maaş ödeneceğini açıkladı. Ayrıca TBMM’de torba yasaya eklenen değişiklikle ile sicil affı devreye konulurken, karşılıksız çek ve senetler için üç ay işlem yapılmaması kararlaştırıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından yayınlanan bir başka kararla da icra ve haciz işlemleriyle, buna ilişkin icra dosyaları Haziran sonuna kadar durduruldu.

CHP’li belediyelerin daha önce başlattığı sağlık çalışanlarının toplu ulaşımdan ücretsiz yararlanmasına yönelik uygulamadan sonra, yine Cumhurbaşkanı tarafından yayınlanan bir kararla tüm belediyelere sağlık çalışanlarına ücretsiz ulaşım imkânı sağlama mecburiyeti getirildi. CHP’li belediyeler su faturasını ödeyemediği için suyu kesilenlerin sularını açma kararı alınca, bu kez de Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tüm belediyelere ödenmeyen faturalar nedeniyle kimsenin suyunun kesilmemesine ilişkin genelge gönderdi.

Öte yandan en çok tartışma yaratan konuların başında gelen spor karşılaşmalarıyla ilgili olarak, muhalefet partilerinin liglerin tatil edilmesi çağrıları gerek Gençlik ve Spor Bakanlığı gerekse yasada statüleri özerk olmasına karşılık iktidarın kontrolündeki spor federasyonlarınca reddedildi. 

Sporculardan ve teknik direktörlerden, kulüp yöneticilerinden gelen tepkilere rağmen önce seyircili, sonra seyircisiz oynatılan futbol, basketbol, voleybol, hentbol liglerindeki karşılaşmalar tepkiler dalga dalga yayılınca 19 Mart’ta iptal edilerek, tüm ligler tatil edildi. Ancak bu kararda da iktidarın gecikti. Türkiye’nin önde gelen kulüplerinden Galatasaray’ın teknik direktörü Fatih Terim’in koronavirüs testi pozitif çıktı.

Ardından da Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın da akrabası olan Başakşehir Kulübü Başkanı Göksel Gümüşdağ’ın da testinin pozitif çıktığı açıklandı. Özellikle Erdoğan’a yakın müteahhitlerden Nihat Özdemir’in başkanlığını yürüttüğü Türkiye Futbol Federasyonu’na (TFF) ve Spor bakanlığına yönelik tepkiler isyan boyutuna ulaştı ve istifa talepleri gündeme geldi. Fatih Terim’in kızı Merve Terim ise sosyal medya mesajında TFF yöneticilerine beddua ederek “Allah hepinizin belasını versin” diye yazdı.

Ekonomide, sporda olduğu gibi salgını önlemeye yönelik olarak alınan önlemlerde de sürekli şekilde geç kalındığı yönündeki eleştiriler giderek artarken, bu gecikmelerin salgının kontrolünü güçleştireceği iddiaları artık yoğunlaşmış vaziyette. Son 14 günde hızlanan vaka ve ölü sayısı artışı, hükümetin Çin’de ilk vakanın görüldüğü Aralık ayından bu yana seyahat yasakları, karantina önlemleri, test ve tanı konusunda ağır kaldığı iddialarını güçlendirirken endişeleri de artırıyor.

Sağlık Bakanı Koca ilk olarak Çin’e yoğunlaşıldığını söylerken bu dönemde seyahatlerin serbest olduğu Avrupa’dan gelen vakaların gözden kaçtığı ve topluma karıştığı artan tanıların temaslarından anlaşılıyor. Bunun yanı sıra Avrupa’ya seyahatlerin kısıtlandığı süreçte ise bu kez Suudi Arabistan’da umreye giden binlerce kişinin dönüşte kontrolsüz ve karantinasız bir şekilde ülkeye giriş yaptığı, saptanan koronavirüs vakalarıyla ortaya çıktı.

Tepkiler üzerine 11 bin kişilik son umreciler karantinaya alınsa da daha önce gelenlerin kaçında virüs olduğu belirsiz. Başlangıçta camileri ve toplu ibadeti yasaklamamakta ısrarlı davranan iktidar virüsün “Sabır ve dua ile bertaraf edileceği” mesajlarını vermesine karşılık, salgının boyutları büyümeye başlayınca camileri kapattı, cemaatle kılınan Cuma namazları ve Kandil ibadetleri yasaklandı.

Muhalefetin ve bazı bilim insanlarının “tam tecrit ve ülke çapında karantina, sokağa çıkma yasağı” önerilerine de kulak tıkayan iktidar yaşlı ölümleri hızlanınca 65 yaş ve üstündekilere sokağa çıkma yasağı getirdi.

İktidarın salgın tehdidine rağmen süreçleri geriden izlemesi ve önlemleri gecikmeli olarak almasına ve yurt çapında sokağa çıkma yasağı ilan edilmemesine yönelik eleştirilere gerek Sağlık Bakanı Koca gerekse İçişleri Bakanı Süleyman Soylu “Şimdilik sokağa çıkma yasağı ilanının düşünülmediği, herkesin kendi Olağanüstü Hal’ini ilan etmesi” karşılığını veriyor.

CHP İstanbul Milletvekili Erdoğan Toprak ise “Kriz bir bütündür, perakende yönetilemez” çıkışında bulunarak; “Maçlar önce seyirciyle sonra seyircisiz, sonra yasak getirdiler. Sokak önce serbest sonra 65 yaşa yasak. Umreden gelenler önce serbest sonra karantina. Şimdi kendi OHAL’inizi ilan edin diyorlar” mesajını paylaştı.

Salgın nedeniyle çalışmalarını Beştepe’deki Cumhurbaşkanlığı Sarayı’ndan yürüten, bakanlarla da telekonferans üzerinden görüşen Cumhurbaşkanı Erdoğan ise alınan önlemlere ilişkin infografik tablolara yer verdiği resmi twitter hesabından yaptığı paylaşımında; “İlk günden itibaren koronavirüs salgınına karşı tüm kurumlarımız ve imkânlarımızla milletimizin yanında yer aldık. Tedbirlerle ve ekonomik destek paketleriyle vatandaşlarımızı bu krizin etkilerinden korumaya devam edeceğiz. Biz güçlü bir milletiz, hep birlikte başaracağız” dedi.

Ancak artık Türkiye’nin yeni gündemi, twitterda en çok takip edilen isim haline gelerek “fenomen” olan Sağlık Bakanı Dr. Fahrettin Koca’nın, her akşam gece yarısına doğru attığı, koronavirüs tanı, test, hasta ve ölü sayılarını bildiren mesajına kilitlenmiş durumda.  


© Ahval Türkçe

Bu makale yazarın görüşlerini yansıtır. Ahval’in yayın politikası ve editoryal bakış açısı ile her zaman uyumlu olmak zorunda değildir 

Bu makale yazarın görüşlerini yansıtır. Ahval’in yayın politikası ve editoryal bakış açısı ile her zaman uyumlu olmak zorunda değildir.

Related Articles

مقالات ذات صلة

İlgili yazılar