Sil baştan başlamak gerek bazen

Kriz devam ediyor. Gittikçe de derinleşiyor. Avrupa'da futbol sezonunun mayısa kadar başlamayacağı açıklandı. Tokyo 2020 Olimpiyatları'nın da kesin bir dille önümüzdeki sene gerçekleşeceği duyuruldu. Takvim ve diğer detaylar üzerinde çalışılmaya devam ediliyor. Kalan sezonların tamamlanıp tamamlanmayacağı muamma. Dört sene boyunca Olimpiyat Oyunları için hazırlanan atletlerin kariyerlerine devam edip edemeyeceği bile bir muamma. Yani oynatmak isteseniz de oynayamayacak hale gelebilirler araya giren süre nedeniyle. Virüsten etkilenen sporcuların tekrar sahalara dönüp dönemeyeceği de. 

Birden fazla bilinmezin ve özgür bileşenin yer aldığı bir ortam üzerindeki etki şansının sıfıra yakın olunan bir durum üzerine dilek şart kipinde cümleler kurma işini layıkıyla yerine getirenler var. Bu aradan sonra futbolcuların psikolojisi nasıl olur sorusunun muhatabı spor medyası da, spor yazarı da değil.

Öyle olması durumunda geleceğe dair bir tahmin üretmekten başka bir şey yapılamaz. Oyuncuları tanıyan ve onlarla çalışan bir psikolog bu konuda gerçek bir cevap verebilir. İki ay sonra futbola başlanınca futbolcular belki de futbola çok daha aç bir şekilde dönecekler.

Belki de evde kaldığı için depresyona girecek bazıları da bilemiyoruz. Ya da uzun sakatlık sürecinde okuduğu kitaplardan etkilenip Budist olan Roberto Baggio gibi koronavirüs sonrası entelektüel seviyesini arttıran bir futbolcu da olacak. Ya da kısıtlamaların yaratıcı yaratıma olan katkısını kullanıp virüs krizini fırsata çevirerek kendi imkânlarıyla gelişim kaydeden yıldızlar çıkacak ortaya. Şu anda bu soruların cevapları, yani hikâyeleri yazılıyor, spor dünyası yaşadığı komadan çıkınca dinlemesi çok güzel olacak hikâyeler hem de...

Bugün konuşulanlara bakarak, bugünden itibaren yakın gelecek için hatta yarın için alınacak kararların nasıl alınabileceği üzerine kafa yorulabilir mesela. Ancak o kadar detayı bilebilecek kadar bir kulüp ekonomisi hâkimiyetim yok. Yine de Bayern Münich'ten Uli Hoeness, bundan sonra 100 Milyon Euro'lara transfer olmayacağını söylüyorsa, bu demek oluyor ki Bayern München VfB Stuttgart'tan 35 Milyon Euro'ya Benjamin Pavard'ı alamayacak, Galatasaray da 11 Milyon Euro'ya Ozan Kabak'ı satamayacak. Ya da Everton Manchester United'a Romelu Lukaku'yu 84.7 Milyon Euro'ya satıp oradan gelen parayla 24.5 Milyon Euro'ya Cenk Tosun'u alamayacak.

Birbirine pamuk ipliğine IBAN hesaplarındaki sıfırlarla bağlanmış olan kulüplerin hesaplarındaki sıfırların azalması ufuktaki ekonomik çöküşü hissettirirken buna odaklanmak er ya da geç çarkların döneceği güne sistemsel hazırlanmak çok daha mühim. Çünkü koronavirüsün yaşattığı sistem duraksaması ya da yanması sonrasında zaten ittire kaktıra gidilen yerel futbol ekonomisi ve yönetim sistemiyle devam etmek mümkün değil. Çünkü bundan sonra Arap yarımadasındaki takımların da Türkiye'deki yaşlılara ya da aşırı dolgun ücretlilere verecek gücü kalmayacak.

Kulüplerin önce futbolculara ödeyecek paralarının kaynağı tükenirken, şimdi de bonservis bedeli gelirlerinde yaşanacak küçülmeyi aşabileceği en iyi çözüm altyapısındaki oyunculara yönelmek. Transfer konusunda zaten eli bağlı olan kulüplerin önüne engel olarak, aşısı bulunsa bile, bu sefer belki de futbolcuların ülke değiştirmek istememesi de eklenebilir. Transfer yapamayacak kulüpler artık en iyi futbolcu yetiştirme yarışına girmeye başlasa çok daha sağlam adımlarla çıkabilir bu ekonomik çöküntüden. Bir kulübün kendini doğrultmasının en çok uygulanan örneğini bugünden sonra uygulamayacak olan kulüpler de zaten batsın gitsin.

Ülkedeki futbol sisteminin, hem ekonomik, hem de yönetim biçimi açısından yani, federasyonun seçilme biçiminden başlayıp kurulların oluşturulmasına kadar her şeyin yeniden tasarlanarak öneriye, sonrada uygulamaya geçilmelidir. Böyle bir krizde görüldü ki, kendisi zaten bir holding sahibi olan ve muhtemelen şu günlerde derdi çok daha başından aşkın olan, hem Türkiye'nin hem de dünyanın birçok yerinde inşaatı olan ve muhtemelen virüsün ekonomik etkilerini en derinden yaşayan birinin ülke futbolunu düşünecek, bir krizde her şeyi kontrol altına almak için gece gündüz çalışacak bir vakti yok. Sadece bu bile futbol federasyonunun profesyonellerce yönetilmesi gerektiğinin yeterli bir nedeni. Tek bir neden bile sil başta başlamak gerekliliği için yeterlidir bazen.


© Ahval Türkçe

Bu makale yazarın görüşlerini yansıtır. Ahval’in yayın politikası ve editoryal bakış açısı ile her zaman uyumlu olmak zorunda değildir 

Bu makale yazarın görüşlerini yansıtır. Ahval’in yayın politikası ve editoryal bakış açısı ile her zaman uyumlu olmak zorunda değildir.