Spor Dünyası'nın Karoşi günleri

Süper Ligin koronavirüsün yayılmasını engellemek için ertelenmesinin haberi daha tazeliğini korurken Fatih Terim'in twitter adresinden yaptığı açıklama konunun tartışılma eksenini bir anda değiştirdi. Erteleme kararının gecikme nedeni, liglerin başlangıç tarihinin belli olmaması tartışmaları artık anlamsız. Terim'in koronavirüs testinin pozitif çıktığını açıklaması, spor camiasının ortak konusu oldu. 

Beşiktaş ile oynanan derbi sonrasında maçın ertelenmemesini eleştiren Fatih Terim'de virüs tespit edilmesi, virüsün sorumlusu olarak Nihat Özdemir'e okların çevrilmesine neden oldu. Terim'e bir şey olursa vebali Özdemir'den soruluyor sosyal medyada. Sayın Özdemir'in günahını almayın, kendisi maçları erteleme yetkisi bile olmayan sıradan bir spor yöneticisinden başka bir şey olmadığını ispatladı. Bu yüzden maçları erteleme kararının verilmesini uzatan Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu'nu veya Recep Tayyip Erdoğan'ı sorumlu tutabilirsiniz.

Bu sürecin, kimine göre en iyi bakanı Fahrettin Koca gözükse de, kötünün iyisi kontenjanından öne çıkıyor. Kaybedeni ise Sayın Kasapoğlu. Gecenin bir saati binlerce öğrenciyi odasından atarak virüslü olup olmadığı belli olmayan binlerce kişiyi öğrenci yurtlarına plansız bir şekilde yerleştirirken, spor müsabakalarını ertelemek için de 10 gün kadar bekleyerek virüsün ekmeğine yağ sürdü.

Fatih Terim de, kulübün yöneticilerinden Abdürrahim Albayrak da yakalandıkları virüsten kurtulur kurtulmasına da, spor dünyasını yönetenler bu sene gerçekleşen iki doğal afette de, deprem ve salgın, esas dertlerinin insan hayatı olmadığını, yöneticilikten de hiç bir şey anlamadıklarını ispatlamış oldular. Umarım ki bu salgın, hayatlarını almaz ama yöneticilikten bihaber olan bu isimlerin koltuklarının altlarından alınmasına neden olur. Virüs tespit edilen tüm Fenerbahçe Spor Kulübü üyelerine de geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum.

Bu yıl bir de organize edilmesi Olimpiyat Oyunları vardı. Mart ayının başından bu yana oyunların ertelenebileceğini dile getirmekle birlikte gün be gün artan olimpiyat elemeleri iptalleri de bu savımı güçlendiriyordu. Japonya kanadından gelen haberler de hiç optimist değil. Sağlık Bakanı'ndan, Devlet Başkanı'na kadar son dönemde bu konuda çekincelerini dile getirmeye başlayan katılımcı ülkeler de oyunların ertelenme ihtimalini arttırıyor. Kanada ve Avustralya olimpiyat komiteleri oyunlara sporcu göndermeyeceklerini açıkladı.

Son olarak ABD de oyunlara sporcu göndermeyeceklerini açıkladı. Basketbol Olimpiyat Elemeleri de FIBA tarafından ertelenmişti. Hafta içinde de Uluslararası Olimpiyat Komitesi Başkanı Thomas Bach, Japonya Devlet Başkanı Shinzo Abe ile bir araya gelerek konuyu değerlendirecek. Olimpiyat Komitesinin Atletlerle yaptıkları anketlerden çıkan sonuç da yüzde 68 oranında oyunların ertelenmesi yönünde çıkmış. Bu süreçte Olimpiyat Meşalesi etrafından herhangi bir koruma ya da araç konvoyu olmadan tura başladı. Son iki seferdir şu meşalenin yaşadıklarını filme çeksek olimpiyat belgeselleri arasında özel bir yeri olur muhakkak.

2019 yılının yazını hatırlıyor musunuz? Haziran ve Temmuz aylarında spor organizasyonları inanılmaz bir yoğunlukta devam ediyordu. Hele ki futbolda! Uluslar Ligi Dörtlü Finali, Kadınlar Dünya Futbol Şampiyonası, 21 Yaş Altı Milli Takımlar Turnuvası, Copa America, Afrika Uluslar Kupası... Bunlar sadece futbolda organize edilen büyük turnuvalar. Atletizmi, ragbiyi, basketbolu sayamadım bile. 

Dünya üzerinde spor ekseninde sadece son 300 gün içindeki çılgın yoğunluktan içine düştüğümüz, bize ölüm gibi gelen bugünkü ani duraksamayı Karoşi* olarak isimlendirebiliriz.

Karoşi: Japonya'da çok çalışmaya dayalı ölümlere konan tanıdır bu. 


© Ahval Türkçe

Bu makale yazarın görüşlerini yansıtır. Ahval’in yayın politikası ve editoryal bakış açısı ile her zaman uyumlu olmak zorunda değildir 

Bu makale yazarın görüşlerini yansıtır. Ahval’in yayın politikası ve editoryal bakış açısı ile her zaman uyumlu olmak zorunda değildir.