Testinizin negatif çıkması koronavirüsü olmadığınızı göstermez!

Öksürüğünüz ve ateşiniz var, koronavirüsü olup olmadığınızı anlamak için test yaptırıyorsunuz ve sonuç sizin için sevindirici: Negatif. 

Fakat bir saniye, bekleyin. Ancak doktorunuz sizi koronavirüs imiş gibi davranmanızı isteyebilir. O halde evde kalın, kendinizi tecrit edin ve ebeveynlerinizi ziyaret etmeyin. 

Ama neden?

Konuyla ilgili olarak Washington Post gazetesinde yayınlanan bir makalede bu konuda bize ışık tutan önemli bilgiler bulunuyor. Hiçbir testin sonucunun yüzde yüz doğru olmadığının altı çizilen makalede, "Uzun zaman alan koronavirüsü testi, tıbbi testlerin nasıl yapıldığına dair bize basit bir ders gösteriyor. Bazı test sonuçları, yanlışlıkla bir kişinin rahatsız olduğunu gösterebilir, ancak aslında o rahatsızlık yoktur. Buna yalancı pozitif deniyor. Başka testler hasta olduğu halde hasta göstermeyebilir. Bu da yalancı negatiftir. Koronavirüsün sebep olduğu Kovid-19 hastalığı ile ilgili olarak uzmanlar, salgının bu aşamasında bu tür yanlışlıklardan daha fazla endişe ediyorlar" deniyor.  

Yeni bir test hızla oluşturulup uygulandığında doğruluğunun genellikle tam olarak bilinmediğinin altı çizilen makalede testlerin kontrollü laboratuvar şartlarında yapıldığı ancak gerçek dünyada ise insanlar tarafından alınan, taşınan ve gerçekleştirilen numunelere uygulandığı, bunun da hata olasılığını artırdığı belirtiliyor. 

Yeni koronavirüs testlerinde, bir kişinin burnunun veya boğazının arkasından bir örnek almak için bir çubuk kullanılır. Çubuk daha sonra koronavirüsten genetik materyali izole eden ve tespit eden bir laboratuvara taşınır. Herhangi bir tıbbi testin iki önemli özelliği vardır: Duyarlılık ve belirlilik. Testlerin laboratuvar koşullarında “hassas” olduğu kanıtlanmıştır - bu durumda, en küçük bir virüs dahi bu durumda tespit edilebilir. 

Testler ayrıca “spesifik” olmalıdır - örneğin, yeni SARS-CoV-2 için soğuk algınlığı koronavirüsleri gibi diğer patojenlerle karıştırılmadığından emin olmak gerekiyor. 

Kullanılan genetik testler laboratuvar koşullarında genel olarak çok hassas ve spesifiktir, ancak gerçek dünyada örneğin nasıl alındığı ve kişinin bulunduğu hastalık aşaması büyük bir etkendir. Durumu karmaşıklaştırmak için tek bir test yoktur - şimdi ticari laboratuvarlar, hastane laboratuvarları ve Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri tarafından birçok farklı test kullanılmaktadır. Ve sonuçların yorumu sadece teste değil, hastalığın ne kadar yaygın olarak yayıldığı ve laboratuvar uygulamaları gibi diğer dış faktörlere de bağlı olacaktır. Testlerin yorumlanması da sadece teste bağlı değil, hastalığın ne çapta yayıldığı ve laboratuvar uygulamaları gibi harici faktörler de önemlidir. 

Makaleye göre EMCrit adlı bir sağlık sitesi genetik testlerin yüzde 75 hassas olduğunu, dolayısıyla bir testte sonucun negatif çıkmasının o kişide hastalık olmadığını göstermeye yetmeyeceğini belirtiyor. 

New York eyelet laboratuvarı için onaylanan test dökümantasyonunda yalancı pozitif ya da yalancı negatif ihtimalini açıklayarak yalancı negatif testin kişinin enfeksiyon kapmadığı anlamına gelmediği vurgulanıyor. 

Sağlık hizmeti sağlayıcıları için bilgi formuna göre “Negatif bir sonuç Kovid-19 olmadığı anlamına gelmez ve tedavi veya hastayı yönlendirmek için tek temel sonuç olarak kullanılmamalıdır. Yalancı negatif sonuç olasılığı göz önünde bulundurulmalıdır” deniyor.

Bir kişinin koronavirüs hastalığına yakalanmış olmasına rağmen testlerinin negatif olmasının birkaç nedeni vardır. Havadaki virüs miktarı hala az olduğunda hastalığın da çok başında bulunulabilir. Örneğin alınmasında bir sorun olabilir.  Farklı sürüntü toplama tipleri - burnun arkası, boğaz, dış burun - farklı doğruluk seviyeleri gösterebilir. Ardından çubuğun tutulması veya taşınması ile ilgili sorunlar olabilir. Laboratuar hatası olabilir.

İlk raporlarda, Çin’in yaptığı genetik testlerin - ABD CDC tarafından geliştirilen testten farklı bir şekilde - çok hassas olmadığını, yani birçok vakanın kaçırıldığını ortaya koyduğu belirtilen makalede, Çin'de pozitif test elde etmek için birçok kez örnek alınan hastaların raporlarının bulunduğu, ayrıca Çinlilerin akciğer röntgenlerini kullanarak hastalığı teşhis etmeye çalıştıklarını, bu yöntemin çok daha duyarlı olmasından dolayı ise daha az vakanın ıskalandığı da vurgulanıyor. 

Makalede ABD’nin ise Çin’in tam tersine akciğer röntgeni uygulamasını önermediği belirtiliyor.

Ancak ABD'deki deneyim şimdiye kadar farklı görünüyor. Wisconsin Üniversitesi Tıp ve Halk Sağlığı Okulunda göğüs görüntüleme şefi Jeffrey P. Kanne, ABD'li uzmanların şu anda genetik test olmadan hastaları teşhis etmek için CT taramaları önermediğini söyledi. 

Grip vakaları azaldığı ve genel nüfusta Kovid-19 dolaştığından, herkesin koronavirüs belirtilerine sahip olma olasılığı yükseliyor. Dolayısıyla testlerinde negatif sonuç alanların dahi koronavirüsü taşıyor gibi hareket etmeleri ve kendilerini tecrit etmeleri gerektiği giderek daha fazla tavsiye ediliyor. 

Makalede, New York Şehri Sağlık ve Zihinsel Hijyen Departmanı hastalık kontrolü bölümü şef yardımcısı Demetre Daskalakis’in, geçtiğimiz günlerde hafif semptomları olan bir hastaya test istediği, ancak testin sonucunun negatif çıktığı da belirtiliyor. Daskalakis, “Ateş veya öksürük olması durumunda test yapılır, ancak ateş, öksürük ve nefes darlığı olması durumunda bu Kovid-19’dur. Test negatif çıksa bile” diyor.

Bir kişi test verdiği süre ile test sonucunu aldığı süre arasında da koronavirüsü kapabilir ya da kişi hastalığın henüz başında bulunduğu için verdiği test negatif çıkabilir. 

Stanford Üniversitesi nörobiyoloji ve biomühendislik uzmanı Michael Z. Lin, “Test bir tarama aracıdır. Kişi bunu olasılıklar açısından düşünmelidir, yani pozitif bir test sonucu virüsü kapmış olma olasılığının yüksek olduğunu gösterir. Bir kişinin test sonucu pozitif çıktıysa bu kişinin potansiyel bir bulaştırıcı olduğunu düşünüyoruz. Ancak negatif bir testi yorumlamak oldukça zordur. Eğer koronavirüsü belirtileri olan bir kişi ile hiç yakın olmadıysa ve o kişinin test sonucu negatif çıktıysa, bu muhtemelen doğru bir negative sonuçtur. Ancak hastalık bu kadar fazla yayılmışken, bir kişinin hastalığa maruz kalıp kalmadığını tespit etmek çok zor” diyor.