Şub 15 2018

Dünya global bir kum kriziyle karşı karşıya

İnsanlar cennet gibi sahillere ve uçsuz bucaksız çöllere yayılan kumu gözlerinin önüne getirdiğinde, doğal olarak sonsuz bir kaynak var diye düşünüyorlar.

Ama Science dergisinde yeni yayınlanan bir görüş, global kum kaynaklarının istismar edilmesinin nasıl çevreye zarar verdiğini, toplulukları tehlikeye attığını, kıtlığa sebep olduğunu ve şiddetli çatışmalara yol açtığını tartışıyor.

Son sürat artan talep, dizginlenemeyen maden çalışmalarıyla birleşince, kıtlık için mükemmel formülü oluşturuyor. Kumun birçok bölgede giderek azaldığını gösteren dolu kanıt var.

Örneğin, Vietnam’daki yerel kum talebi, ülke rezervlerinin tamamından fazla. Ülkenin İmar Bakanlığı’nın yaptığı açıklamaya göre, bu dengesizlik devam ederse, ülkedeki inşaat kumu 2020 yılında bitebilir.

Bu sorun bilimsel tartışmalarda nadiren ortaya konuyor ve konu üzerine sistematik bir çalışma yapılmıyor. Bizim de bu konuya dikkatimizi medyanın ilgisi çekti.

Bilimadamları, yollar ve binalar gibi altyapı sistemlerinin çevreye neler yaptığını araştırmak için büyük çaba gösterse de, bu yapıları inşa etmek için gereken kum ve çakıl gibi inşaat malzemelerini çıkarmanın etkileri göz ardı edildi.

İki yıl önce, global kum kullanımı hakkında genel bir bakış açısı sağlayabilmek için bir çalışma grubu kurduk.

Bizim görüşümüz, çalışılabilir bir yöntem oluşturabilmek için en önemli konular, kum çıkarılan yerlerde neler olduğunu anlamak, nerelerde kullanıldığını bilmek ve etki eden noktaları öğrenmek.

Bu soruları, bir entegre sistemler yaklaşımıyla analiz ediyoruz ve böylece mesafe ve zaman üzerinden sosyoekonomik ve çevresel etkileşimleri daha iyi anlayabiliyoruz. Şimdiye kadar öğrendiklerimizi baz alırsak, kum madenciliği, kullanımı ve ticareti konusunda bazı uluslararası anlaşmalar düzenlemenin zamanı çoktan gelmiş.

Kamataka, Hindistan’daki Mabukala kööprüsünün batı sahilinde kum madaenciliği. 

Kum ve çakıl şu anda dünyada en çok çıkarılan malzemeler, fosil yakıtlar ve biyolojik kütleden (ağırlık olarak ölçüldüğünde) de daha çok.

Kum, betonda, yollarda, camda ve elektronik eşyalarda kullanılan kilit bir malzeme.  Arazi ıslahı projelerinde, kaya gazı çıkarmakta ve sahil doldurma planlarında kullanılmak üzere büyük miktarda kum çıkarılıyor. Houston, Hindistan, Nepal ve Bangladeş’teki yaşanan son sel vakaları, global kum talebinin daha da artmasına sebep olacak.

2010’da, sadece inşaat için toplam 11 milyar ton kum kazılıp çıkarıldı. Asya-Pasifik bölgesinden sonra en çok kum çıkarılan bölgeler Avrupa ve Kuzey Amerika. 2016’da sadece ABD’deki kum ve çakıl üretimi ve kullanımı, 8.9 milyar dolar değerindeydi, üretim geçen beş yıl içerisinde % 24 oranında artış gösterdi.   

Dahası, bu rakamların global çapta kum çıkarma ve kullanma konusunu büyük oranda hafife aldığını gördük. Devlet müesseselerine göre, birçok ülkedeki kayıt tutma dengesizliği sebebiyle çoğu gerçekten ne kadar um çıkarıldığını saklıyor olabilir.

Resmi istatistikler kum kullanımını eksik beyan ediyor ve genellikle, hidrolik çatlatma veya sahil doldurma gibi  inşaatla ilgili olmayan kullanımları raporlarına dahil etmiyor.   

Tarak gemisi, sahil doldurma çalışması için kıyıya kum ve su pompalıyor, Mermaid Sahili, Gold Coast, Avustralya. 20 Ağustos 2017. 

Geleneksel olarak kum, yerel bir ürün. Fakat bazı ülkelerdeki bölgesel sıkıntılar ve kum madenciliği yasakları, kumu global bir ticari ürün haline getiriyor. Uluslararası ticari değeri son sürat yükselerek, geçtiğimiz 25 yıl içinde altı kat arttı.

Kum çıkarmaktan elde edilen kaar, sıklıkla haksız kar etmeye yol açan eylemleri teşvik ediyor. Kum konusundaki rekabet sebebiyle her yere yayılan şiddete cevaben Hong Kong hükümeti, 1900’lerin başında kum çıkarma ve ticaretini yapma üzerinde devlet tekeli kurdu, bu durum 1981 yılına kadar devam etti.    

Bugün Hindistan, İtalya ve diğer bölgelerdeki organize suç grupları yasadışı kum ve toprak ticareti yapıyor. Singapur’un yüksek hacimli kum ithalatı, Endonezya, Malezya ve Kamboçya’yla arasında anlaşmazlıklara yol açtı.

Kum madenciliği hem insanlara hem çevreye zarar veriyor.

Kumu istismar ederek kullanmanın negatif sonuçları en çok, kum madenciliğinin yapıldığı daha fakir bölgelerde hissediliyor. Yoğun şekilde kum çıkarmak fiziksel olarak nehir yataklarını ve sahil şeritlerinin ekosistemlerini değiştirirken asılı çökeltiyi artırıyor ve erozyona sebep oluyor.


Poyang Gölü, Yangtze Nehri, 1995           Poyang Gölü 2013’te, kum madenciliğinin etkileri görülüyor. 

Kum madenciliğinin ayrıca insanlarını yaşamları üzerinde de ciddi etkileri var. Sahiller ve bataklık arazileri, kıyı şeridinde yaşayan topluluklar kabaran, dalgalı deniz arasında tampon görevi görüyor.

Aşırı kum çıkarma sonucunda artan erozyonlar bu toplulukları sel ve fırtına patlamalarına karşı daha korunmasız hale getiriyor.  

Water Integrity Network tarafından yakın zamanda hazırlanan bir rapora göre kum madenciliği, Sri Lanka’da 2004’te Hint Okyanusu’ndan gelen tsunami’nin etkisini daha da kötüleştirmiş. Mekong Deltası’nda kum madenciliği, sediman taşınmasını, bir baraj inşaatındaki kadar azaltarak deltanın sürdürülebilirliğini tehdit ediyor.  

Ayrıca, muhtemelen, kuru mevsimlerde tuzlu su intrüzyonunu da artırıyor, ve bu da yerli halkın su, yiyecek ve güvenliğini riske atıyor. Kum madenciliğinin sebep olduğu olası sağlık problemleri yeterince tanımlanmamış, ama daha derin bir çalışma gerektiriyor.

Kum çıkarma eylemleri, sonunda sıtma taşıyan sivrisineklere yataklık eder hale gelebilecek yeni durgun su havuzları  yaratıyor. Bu havuzların ayrıca, Batı Afrika’daki Buruli ülseri gibi bakteriyel deri enfeksiyonlarına yol açabilecek hastalıkları yaymakta da önemli rolü olabilir.

Birleşmiş Milletler Çevre Programı gibi organizasyonların çalışmaları sayesinde bu konuya medyanın ilgisi artıyor, ama problemin boyutu geniş çapta anlaşılmış değil. Var olan muazzam talebe rağmen kumun sürdürülebilirliği, bilimsel araştırmalarda ve politika forumlarında nadiren dile getiriliyor.

Sorunun karmaşıklığı şüphesiz bir faktör. Kum, ortak bir kaynak -herkese açık, ulaşması kolay ve düzenlemesi zor. Sonuç olarak kum madenciliği ve tüketiminin global olarak gerçek bedeli hakkında çok az bilgimiz var.

Kentsel alanlar genişlemeye devam ettikçe ve deniz seviyesi yükseldikçe talep daha da artacak. 2030 Sürdürülebilir Gelişme Gündemi ve Biyolojik Çeşitlilik Antlaşması gibi önemli uluslararası anlaşmalar, doğal kaynakların sorumluluk içerisinde kullanılmasını destekliyor, ama kum çıkarma, kullanma ve ticareti konusunda düzen sağlayan hiçbir uluslararası antlaşma yok.

Ulusal kanunlar yeterli olarak uygulanmadığında, zarar veren etkiler görülmeye devam edecek. Bizim inancımız, uluslararası topluluğun kum denetimi üzerine ve beraberinde küresel ve bölgesel kum bütçeleriyle birlikte global bir strateji geliştirmesi gerektirdiği yönünde.

Kuma da artık, ulusların gelecekte nasıl yöneteceğini düşündüğü temiz hava, biyolojik çeşitlilik ve diğer doğal sermayelerimizle eşit seviyede bir kaynak olarak muamele etmenin zamanı geldi.

https://www.weforum.org/agenda/2017/09/the-world-is-running-out-of-sand?utm_content=bufferc73b8&utm_medium=social&utm_source=twitter.com&utm_campaign=buffer