Ara 14 2017

'Kudüs Zirvesi başarılı ancak...'

 

48 İslam ülkesinin katılımıyla başlayan ve İsrail işgali altındaki Doğu Kudüs'ün, Filistin'in başkenti olarak tanınmasıyla biten İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Olağanüstü Zirvesi, özünde ABD Başkanı Donald Trump'ın Kudüs'ü İsrail'in başkenti olarak tanıyan kararına bir tepki niteliğinde.

Dünya ülkelerine, Filistin'i ve Doğu Kudüs'ü de başkenti olarak tanıması çağrısının yapıldığı zirve, Hürriyet Gazetesi Yazarı Murat Yetkin'e göre başarılı. 

Sonuç bildirgesinde, yine dünya ülkelerine ABD'nin Kudüs kararını uygulamama çağrısının yanısıra, Washington yönetimine kararından vazgeçmesi uyarısı da yapıldı. Bir diğer önemli  çağrı da, İsrail'in 1967 sınırlarına dönerek Filistin işgalini sona erdirmesiydi. 

BM'nin devreye sokularak, Filistin'in statüsü konusundaki kararlarını hatırlatması ve zihinleri açmasının istendiği bildiri, Yetkin'e göre ne BM kararlarına aykırı bir içeriğe sahipti ne de kışkırtıcı bir uslüba sahipti. 

Yetkin, metnin başarısı konusuna şunları yazıyor:

Ama yine de Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas’ı dahi hayrete düşürecek şekilde “başarıyla sonuçlanmış ender” bir İslam İşbirliği toplantısı oldu; Abbas haklı, çünkü genel olarak İslam İşbirliği toplantılarında keskin laflarla havanda su dövülür.

Aslına bakarsanız bu toplantı öncesinde diplomatik gözlemcilerin beklentisi de fazla değildi. İtiraf edeyim ki benim de beklentim fazla değildi. Türkiye, İran, Malezya gibi Arap-olmayan Müslüman ülkelerin Kudüs konusunda daha kesin duruşlarının, son zamanlarda ABD-İsrail eksenine daha da yakın duran Suudi Arabistan tarafından sulandırılacağı tahmin ediliyordu. Nitekim ne Suud Kralı gelmişti zirveye, ne dışişleri bakanı; Arap dünyasının, hatta İslam dünyasının liderliği iddiasındaki Krallık, örneğin tıpkı gözlemci konumundaki Rusya gibi dışişleri bakan yardımcısı düzeyinde temsil ediliyordu.

Yetkin, sabah saatlerinde Kral Salman bin Abdülaziz tarafından İstanbul’a iletilen ve Filistinlilerin Kudüs üzerindeki hakkını teslim eden mesajının havayı olumlu yönde etkilediğine dikkat çekiyor. Bu adımın sebebi ise, "(Suudi Arabistan'ın)...Müslümanların ilk kıblesi Kudüs’ü layıkıyla savunamadan şimdiki kıblesi Kâbe’yi savunmanın zorluğunu hissetmiş olması ihtimalidir" diyor Yetkin. 

 

 

Related Articles

مقالات ذات صلة

İlgili yazılar