Ara 09 2017

Haaretz: Kudüs Filistinlileri şartlı tahliye sanığı muamelesi görüyor

ABD Başkanı Donald Trump’ın Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanımasına en yoğun tepki şüphesiz Filistin’den geldi. Filistin halkı sokaklara döküldü, dört ölü ve çok sayıda yaralı var. Bu kararın Kudüs sakini Filistinlileri nasıl etkileyeceğine dair farklı analizler var. Kimi yorumcu bunun sadece sembolik bir karar olarak hiçbir şeyi değiştirmeyeceğini düşünürken, bazı uzmanlar yeni bir İntifada’nın başlangıcı olabileceği öngörüsünde bulunuyorlar.

İsrail’in Haaretz gazetesinde yayınlanan, ‘’Acemiler için Kudüs, 2’inci bölüm: Filistinliler ne ister’’ başlıklı yazıda David B. Green, Kudüs’ün nüfusunun yüzde 40’ını oluşturan  300,000 Filistinlinin İsrail yönetimi altında Doğu Kudüs’te istedikleri gibi harekete etme, çalışma ve okuma özgürlüğüne sahip olduklarını ancak, toplu olarak Kudüs’ün Arap sakinlerinin İsrail yönetimini benimsemediği anlatıyor.

Green yazısında Filistinlilerin Kudüs’te günlük yaşamlarını daha yakından inceliyor. Belediye seviyesinde temsil edilmedikleri için Filistin mahalleleri İsrail mahallelerine kıyasla daha kötü okullara, yollara, çöp toplama sistemlerine ve kanuni yaptırımlara sahipler. Arap mahallerinin sakinler nadiren yeni inşaat için ruhsat alabiliyor, dolayısı ile bütün inşaatlar yasa dışı ve belediye tarafından yıkım tehlikesi yaşıyor.

İsrail 1967’de Kudüs’ü ele geçirdiğinde, Arap mahallerinin arasına -- Gilo ve Pisgat Ze’eve gibi -- Yahudiler için inşa edilmiş devasa mahalleler ekledi. Bu duruma ilişkin Hebrew Üniversite’sinde Profesör Hillel Cohen, ‘’Kudüs ve Batı Şeria’da , İsrail gerçeği olan Filistin bölgelerindeki (Yahudi nufüsuna ait) mütemadi büyüme, Kudüs’ün bölünmesinde giderek zorlaştıran bir durum oluşturuyor,’’ ifadesini kullanıyor.

İsrail’liler Kudüs’ten bahsederken ‘’ebediyyen’’ ve ‘’bölünmez’’ başkent ifadelerini kullanmayı seviyorlar, ama gerçekte Kudüs’lü Filistinlilere şehirde şartlı tahliye ile yaşıyormuş gibi davranıyorlar.  Diğer yandan, Filistinliler politik oyunu boykot ederek haklarını talep etmek için meşru alternatifleri sınırlamış durumdalar.

İkinci İntifada’dan sonra, İsrail Batı Şeria güvenlik bariyerini kurdu ve bu yeni düzende bazı Filistin mahallaleri pek ‘tekin’ olmayan yerler olarak kaldı. Şimdi ise bazı İsrail’li politikacılar ‘’sorunlu’’ olarak gördükleri bu mahallelerin Kudüs belediyesinin yetki alanından çıkarılmasını öneriyor.

‘’Trump’ın önerisi Kudüs’ün ikili yapısını ve şehrin Arap sakinlerinin durumunu göz önünde bulundurmuyor,’’ diyor Green. Bu öneri ayrıca uluslararası kamuoyunun, İsrail’in Kudüs’ün herhangi bir bölümü üzerindeki egemenliğini tanımamasını da göz ardı ediyor.

Green, Kudüs uzmanlarının Filistinlilerin bu karara verdikleri yoğun tepkiyi şaşırtıcı bulmadıkların ifade ediyor. Filistin Yönetimi Bakanı Ziad AbuZayyad’a göre, ‘’Başkenti Kudüs olmadan bir Filistin devleti ve iki devlet çözümü mümkün değil.’’

Green, son olarak Kudüs sorusunda çözüme varamamış olmanın iyi ve kötü nedenleri olduğunu ancak tek bir manevra ile çözümlenecek bir sorun olmadığının kabul edilmesi gerektiğini ifade ediyor.