Dilek Gül
Oca 19 2018

HDP eş başkanlık yarışında kulislerde 4 isim öne çıkıyor


Ankara- Türklük, eş başkanlık, ırkçılık tartışmalarıyla 11 Şubat’taki kongresine hazırlanan HDP, Genel Merkezi’nde hummalı bir çalışma yürütüyor.

Ahval Haber olarak kapısını çaldığımız Genel Merkez’de eş başkanlık için isim tartışmalarından, kongre hazırlıklarına, kadınların cephesinden kongreye bakışa kadar pek çok sorunun yanıtını aradık.

‘‘HDP, tüm ezilenlerin ve sömürülenlerin demokratik halk iktidarını hedefleyen bir siyasi partidir.’’

Halkların Demokratik Partisi, parti tüzüğünde kendi dinamiğini ve siyasetini böyle tanımlıyor.
Tutuklu Eş Başkan Selahattin Demirtaş’ın aday olmayacağını açıklamasının ardından eş başkanlık koltuğuna kimin oturacağı merak konusu oldu. 

Haftalardır, Ankara Milletvekili Sırrı Süreyya Önder, HDP Sözcüsü Ayhan Bilgen, Şanlıurfa Milletvekili Osman Baydemir gibi isimler ön plana çıktı.

Özellikle, eski milletvekili Hasip Kaplan’ın sosyal medya üzerinden eş başkanlık seçimleriyle ilgili yaptığı açıklama hem kongre sürecini hem de eş başkanlık için adı geçen isimleri tartışmalı hale getirdi. 

Kaplan’ın “HDP kurultayında Demirtaş’ın yerine sakın bir Türk göz dikmesin, herkes haddini bilecek’’ açıklaması ‘ırkçılık’ üzerinden çokça eleştirildi, ama Kaplan açıklamasından geri adım atmadı.

Peki HDP’de ne oluyor? Ya da gerçekten bir şeyler oluyor mu? Bu gelen sesler neyin ayak sesleri?

HDP bu kongreyi oldukça önemsiyor. Zira eş başkanlar seçilecek, artılar ve eksiler tartışılacak, en önemlisi öz eleştiri verilecek. Bir anlamda bundan sonra izlenecek siyasetin çerçevesi çizilecek.  

HDP Genel Merkezi’ne biraz havayı solumak için gidiyoruz. Hem eş başkanlık hem de ırkçılık üzerinden yürütülen bu tartışmalardan bir rahatsızlık söz konusu. 

Yapılan bu tartışmaların HDP’yi dizayn etme görüşünde herkes hem fikir denilebilir. Harıl harıl hazırlıkların yapıldığı kongre ile ilgili bölge ilçelerinde yapılan konferanslar tamamlandı. Tüm eleştirilerle birlikte öneriler yapıldı, özellikle yerellerden de eş başkanlık için isimler alındı.

3. Olağan Büyük Kongresi’ni Arena spor salonunda yapacak olan HDP 20 binin üzerinde bir katılım bekliyor. 

11 Şubat’taki kongrede tutuklu eş başkanların mesajları okunacak, yine salonda tutuklu vekillerin resimleri yer alacak. Salondaki güvenlik partililer, dışarda ki güvenlik ise polis tarafından alınacak.

HDP’nin diğer kongrelerine kıyasla bu kongrede daha geniş bir davetli listesi olacak. Ahval’in edindiği bilgiye göre Ak Parti ve MHP’ye bir davet gitmeyecek. 

Bunun dışındaki diğer siyasi partiler davetli listesinde yer alacak. Ancak İYİ Parti’ye ya da Abdullah Gül, Abdullatif Şener gibi isimlere bir davet gidecek mi henüz muamma. Bazı isimler hala tartışılıyor.

Spor, iş, hukuk ve akademi dünyasının yanı sıra, işçiler, soma aileleri, siyasi tutukluların yakınları davet edilecek.

Yine, davet edilen sanatçılar, aydınlar ve gazeteciler arasında Barış Atay, Meltem Cumbul, Kadir İnanır, Xelil Xemgin, Barış Ünlü, Ahmet Şık’ın ailesi, Rakel Dink gibi isimler var.
Bu kongrede çatışma döneminde Cizre, Sur, Nusaybin’de hayatını kaybedenlerin aileleri ile Gezi’de hayatını kaybedenlerin aileleri de davet edilecek.

Yurt dışından ise İrlanda Kurtuluş Ordusu'nun (IRA) siyasi kanadı olarak kabul edilen Sinn Fein'in lideri Gerry Adams, Avrupa Sol Partisi, Fransa ve Almanya’dan sosyalist parti temsilcileri davet edildi.

Bu kongrede ilk kez Ortadoğu temsiliyetine daha büyük önem veriliyor. Bunun nedeni ise Ortadoğu’da yaşanan gelişmeler. O nedenle Ortadoğu’da direnişin sembolleri olan bir çok isim kongreye davet edilecek. 

Mesela, Filistin direnişinin önemli isimlerinden Leyla Halid ve insan hakları aktivisti Şirin Ebadi bu isimlerden bazıları. Ayrıca Rojava kantonlarından bir katılım olacak. Bu katılımla Afrin meselesi hakkındaki parti düşüncesi daha sesli cümlelerle ifade edilecek.

Peki gelelim en tartışmalı ve merak edilen kısma; eş başkanlar kimler olacak?
Ahval’in edindiği bilgilere göre uzun zamandır konuşulan isimler vitrinin ön yüzü gibi.

Vitrinin arkasındaki isimler ise HDP Eş Genel Başkan Yardımcısı Saruhan Oluç ile Sezai Temelli, HDP İstanbul milletvekili Pervin Buldan ve Özgür Kadın Hareketi (TJA) Ayla Akat. 
Bu isimlere bakılacak olursa HDP yine bir denge gözeterek bundan sonraki süreci yürütecek.
 
Konuyla ilgili ulaştığımız Ayla Akat; ‘‘kendi ismi üzerinden konuşulan bu kulis bilgisinin gerçekliği yok’’ dedi.
 
‘‘Önümüzdeki süreç çok önemlidir. Bulunduğum alan dışında tekrar siyasete dönmeye niyetim yok. Bu tartışmalar çok erken oldu, özellikle erkek arkadaşlarımız üzerinden yürütüldü, bu bizim yönetim anlayışımıza da çok uzak.
Bu konuşulan isimler dışında başka isimler de ortaya çıkabilir. Ama esas olan şudur en güçlü yönetimle sürece cevap olacak arkadaşlara görev verileceğine inanıyorum. Kendi ismim üzerinden dönen tartışmalar da yapılır ama bunun gerçekliği yoktur. ‘’
 
HDP Eş Genel Başkan Yardımcısı Sezai Temelli ise Selahattin Demirtaş’ın görevi bırakıyor olması nedeniyle duygusallığın henüz aşılamadığını vurguladı.
 
Temelli, medyada bahsi geçen isimlerin doğruluğu olmadığını açıkladı. Henüz parti içinde bir isim tartışması olmadığını söyleyen Temelli, bu isimlerin zaten medya önünde çok bilindiğini o nedenle ilk akla gelen isimler olduğunu dile getirdi.
 
‘‘Kongrenin ve önümüzdeki dönemin politik çerçevesi biçimlendiriliyor. 25 Ocak’tan sonra hem parti meclisi üyeleri hem de eş başkanlık için havuzlar oluşturulacak. Her zaman yaptığımız gibi doğrudan demokrasi yöntemimizle bu havuz içindeki isimlerle ilgili konuşmaya başlayacağız. O nedenle partide eş başkanlık için isimlerin konuşulması doğru olmaz, etik de değil.’’
 
Temelli’ye ismi konuşulmayan biri olarak eş başkanlık için adı telaffuz edilenlerden biri de sizsiniz diye söyleyince bir gülüşme oluyor; herkes her ismi konuşuyor diye de ekliyor.
 
‘‘Parti kime görev verirse o kişi bunu kabul eder, bu hepimiz için geçerlidir. Ama sanırım, partinin görev verme meselesi ya da durumu söz konusu olmayacak. Bütün bileşenlerimizle bir isme ulaşacağız. Bundan çok eminim. 
Dolayısıyla bu ismin kim olduğu çok önemli değil.  O nedenle işin görev verme kısmına varacağını düşünmüyorum. Çok deneyimli kadroların yürüttüğü bir siyaset. Bu kadrolar sadece Meclis’te değil, bu mücadelenin yürütüldüğü her yerde.
 
11 Şubat’ta yapılacak olan kongrenin sıradan olmadığını aksine çok stratejik olduğunu söyleyen Temelli; ‘’bunu muhalefet şölenine çevirmek istiyoruz’’ dedi.
 
‘‘2018 yılı Türkiye açısından çok kritik bir yıl olacaktır. Bu Afrin meselesinden tutun seçim ittifaklarına kadar, uyum yasalarından tutun yaşadığımız iktisadi krize kadar. Atılacak her adımın Türkiye açısından ne kadar önemli olduğu ortada. 
Bugünkü iktidarın Türkiye’yi getirdiği yer belli ve böyle giderse varacağımız sonucu da artık kestirmek çok net. Ülkeyi uçurumdan aşağıya sürüklüyorlar. 
Bunu durdurmak ve deyim yerindeyse faşizmi geriletmek gerekiyor. Demokratik yaşamı hayata geçirmeliyiz. Burada asgari müştereklerin bitirilme aşamasına gelmiş bulunuyoruz. 
HDP bu çağrıyla herkesin sesi olmak istiyor. Bu kongre sonrası demokratik hakların olduğu bir ortamda seçime gitmek istiyoruz.’’
 
Irkçılık ve Türklük tartışmaları bir yana HDP Kadın Meclisi de tüm bu tartışmaların ama özellikle de eş başkanlık tartışmasının sadece erkekler üzerinden yürütülmesine tepkili.
 
HDP Kadın Meclisi Sözcüsü Besime Konca; ‘‘Biz kadınlar olarak bu kongreye bir yıldır hazırlanıyoruz. OHAL’e rağmen sokakta olan ve her koşulda sözünü söyleyen kadınlar olarak bu ezber alışkanlığına ve toplumsal cinsiyet ayrımcılığına karşıyız’’ dedi.
 
‘‘Erilleşen bir siyasetle karşı karşıyayız. Bütün bu tartışmaların sadece erkekler üzerinden yürütülmesi cinsiyetçi bakış açısının varlığını korumasıdır. Biz en başta öz eleştirisini yapan bir partiyiz. 
Ama bu indirgemeci, çok zorlamalı yorumlarla ve geride kalan kaygılarla HDP’yi tartışmak doğru değil. Kim seçilirse seçilsin Erdoğan- Bahçeli ittifakına karşı arkadaşlarımız işlerini en iyi şekilde yürütecektir.
Herkes rol ve misyonunu doğru şekilde kullanırsa kolektif siyasetimize devam ederek daha da güçleneceğiz. Ne güzel ki bir sürü arkadaşımızın ismi geçiyor demek ki HDP’de eş başkanlık krizi yok.’’
 
HDP’nin kadın özgürlükçü bir parti olduğunu söyleyen Konca; ‘Partimiz klasik siyasetin karşısında duruyor. Bu süre zarfında yaptığımız çeşitli kampanya ve konferanslarla siyasetimizi görünür kılmayı hedefledik.
 
‘‘Son kongre tartışmaları ile birlikte üyemiz olan ya da olmayan demokrasiyi savunan kadınlarla yuvarlak masa tartışmaları aldık. İzmir, İstanbul, Ankara ve Diyarbakır’da feminist kadınlarla buluştuk ve önümüzü açan değerlendirmeler yaptık. 
Emek, demokrasi ve yerelden yönetim gibi alanlarda çalışmalar yaptık. Gerçekleştirdiğimiz on sekiz konferansta iki yıllık sürecimiz ve Türkiye siyaseti tartışıldı. 
Kadınlara yönelik giderek artan bir şiddet var ve bu her yerde biz bundan sonraki süreçte hep birlikte daha büyük bir dayanışma göstereceğiz. 
Hep birlikte dayanışma noktasında bazen eksiklikler oldu ama bundan sonraki hedefimiz yaşanılan her olaya birlikte tepki vermek. Yani bu çalışmalarda toplumsal alanda mücadele eden kadınlar ve kurumların daha fazla siyasete dahil etme kararı çıktı. HDP Kadın Meclisi olarak bu kongreye bu şekilde hazırlandık.’’