Ara 30 2017

Ortadoğu'nun su kaynağı can çekişiyor

 

Güneydoğu Toroslar'dan doğup Diyarbakır'dan geçerek Basra'ya kadar uzanan ve rotası üzerinde çeşitli balık türlerine, bitki örtüsüne hayat veren Dicle Nehri, üzerine inşa edilen barajlar nedeniyle giderek cılızlaşırken, güzergahı boyunca ona bağımlı olarak var olan ekolojik denge de giderek bozuluyor.

Bağdat'ı ikiye bölen ve Şattul Arap'ta Fırat'la birleşerek Basra Körfezi'ne dökülen Dicle nehri, aynı zamanda edebiyatta, müzikte ve kutsal kitaplarda da önemli bir yere sahip. 

Dicle Nehri'nin debisi, barajlarla azaltılırken taşıdığı su miktarının azalmasından, UNESCO Dünya Kültürel Mirası'nda yer alan Hevsel Bahçeleri de etkileniyor. 

DW Türkçe'den Aram Ekin Duran'ın haberine göre, Dicle Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Hidro-Biyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Erhan Ünlü, barajların su seviyesini düşürdüğünü ve bunun da balık türü ve sayısı üzerinde olumsuz etki yaptığını belirtiyor.

 

Dicle baraj

 

Ünlü, nehirdeki su seviyesinin azalmasının çevresinde yarattığı etkiye dair şunları söylüyor

"Balık türleri suyun azalması ve kışın havanın soğuk olması nedeniyle su miktarının daha yüksek olduğu derin yerlerde yaşamaya çalışıyor. Ama suyun azalması nedeniyle bu canlıların barınabilecekleri bir yer kalmıyor. En önemlisi fegimen akışını etkiliyor. Dolayısıyla alüvyonların ulaşmasını engelliyor ve besin zinciri bozuluyor. Böyle olunca da birçok canlı zarar görüyor."

Ünlü, asistanlığı sırasında Dicle Nehri'nde yaptıkları araştırmalar sırsında çok sayıda balık çeşidi ile karşılaştıklarını ancak şimdilerde nehrin çamur ve mil deryasına dönüştüğünü, kumul alanların ise yok olduğunu aktarıyor.

 

hevsel bahçeleri

 

Balık türleri ve yaşam alanlarının yok olmasıyla ilgili şu yorumu yapıyor Ünlü:

"Nehirde bulunan 46 balık türünün yaklaşık 20 tanesi endemik tür. Nehir sisteminde meydana gelecek bozulmalar veya nehir sisteminin değişikliğe uğraması, balık türleri habitatlarının, yaşam alanlarının değişmesi balık türlerini büyük ölçüde etkileyerek ve yok olmaya doğru götürecek."

Barajların, balıkların havzalar arası geçişini engellediğine, bu nedenden ötürü de nehir üzerindeki Kıralkızı Barajı, Dicle Barajı, Batman Barajı, Devegeçidi Barajı’nın hiçbirinde balık geçişi bulunmadığına dikkat çeken ünlü, nehir setleri önüne gelen balıkların da yoğun avlanma ile yok edildiğini kaydediyor.

 

dicle balık

 

Hevsel Koruma Platformu üyesi Güner Yanlıç ise, nehrin son 30 yıldaki en büyük kuraklıkla karşı karşıya kaldığını belirtirken, "Dicle Barajı’yla birlikte, debisinde büyük su azalmasına neden olmuştur. Buna ek olarak DSİ sulama kanalları nedeniyle tarımsal alanda kullanımı ve bunun özellikle bilinçsiz kullanımı debisini daha da azaltmaktadır. Mesele böyle olunca, Dicle Nehri son 30 yıl boyunca debisindeki suyun azalmasının en büyük dönemini yaşıyor.

Bismil’in girişine kadar yani bir 60 kilometreli alan boyunca isimsiz su, su tanımsız su olarak ya da Amed girişindeki Sade Deresi olarak geçilmekte resmi kaynaklarda. Böyle olunca da Dicle Nehri, nehir vasfını yitirdiği için Kıyı Koruma Kanunu’ndan muaf olunmakta ve her türlü talana açık olmakta" yorumunu yapıyor.

Haberin devamını buradan okuyabilirsiniz