Ara 25 2017

Ahmet Türk: Terör diye tüm Kürtlerle mücadele ediliyor

 

Kürt siyaseti tutuklanan HDP'li eş genel başkanlar, milletvekilleri ve belediye başkanları nedeniyle köşeye sıkışmış vaziyette. 

Baskının sınırları her geçen gün yerel siyasetçilerin de gözaltına alınıp tutuklanması ile genişliyor. Böylesi bir atmosferde Kürt siyasetçiler çözüm yolları üretmek için çabalıyor. Onlardan birisi de ömrünün büyük bir bölümünde Kürtlerin hakları ve siyasi kazanımları için mücadele etmiş olan Ahmet Türk.

Hükümetin Kürt politikasını eleştiren Türk, Kürtlerin kendi içlerinde ulusal birliği sağlamaları gerektiği görüşünde.

Diyarbakır'daki düzenlenen "Kürtler Süreci Tartışıyor" toplantısına Türk'ün yanısıra çok sayıda HDP'li vekil, aydın, yazar ve sivil toplum kuruluşu temsilcisi katılarak Kürt ulusal birliğinin sağlanması için atılacak adımları tartıştı. 

Artıgerçek'ten Bahar Kılıçgedik'e konuşan Türk, Türkiye, İran, Irak ve Suriye'de Kürtlere yönelik dostane olmayan tutum nedeniyle Kürtler arasında bir birlik sağlanmasının zorunlu hale geldiğini söyledi. 

Kürtlerin sesinin kısılmaya çalışıldığını ve kazanımlarının saldırı altında olduğunu ifade eden Türk sözlerini şöyle sürdürdü:

"...Kürtlerin seslerini kısmaya, nefesini kesmeye yönelik bu saldırı karşısında ne yapılabileceğini tartışarak, bu saldırılar karşısında ortak bir duruş sergilemeye ihtiyaç var. Biliyoruz ki halk sustuğu zaman, saldırganlık daha da büyük bir boyuta varabiliyor. Bu sürecin bu şekilde gitmeyeceğini, bu saldırıların haksızlığını, bütün halkımıza, dünyaya yansıtma çabasındayız."

Kürt siyasi partilerinin özeleştiri yapmaları gerektiğine değinen Türk, Kuzey Irak Kürdistan'ında başarısızlıkla sonuçlanan referandum için şu yorumu yaptı:

“Bu güne kadar demokratik siyaseti yürütenler, özgür demokratik bir yaşam inancıyla mücadele verenler, önce kendi eksikliğini ortaya koymalı. ‘Nerede yanlışlık yaptık, nerede eksiklik yaptık’ diye sormaları gerekiyor. Örnek olarak verirsek, bir referanduma gidildi. Tabii ki bu Kürtlerin hakkıdır. Ama bu referandumun başarısızlıkla sonuçlanmasının nedenleri nelerdir? Yanlış hesapları siyasetçiler yapınca niye halkla paylaşmadılar? Bu sürecin içinde halk, sivil toplum örgütleri olmadığı için biraz da siyasi partilerin, birkaç kişinin inisiyatifinde olduğu için bu gün büyük bir mağduriyet yaşanıyor. Başur’da artık serhıldana dönüşen protestolar gelişiyor. Bu nedenle, halkın geleceğini ilgilendirecek her konuda mutlaka sivil toplum örgütlerine, siyasi şahsiyetlere, aydınlara ve sendikalara danışılmalı."

Kürtlerin eksikliklerini tartışması gerektiğinin altını çizen Türk, demokratik bir örgütlenme ve anlayışın kendi içlerinde geliştirilmesi gerektiğine dikkat çekti. 

"Bu gün burada Kürtler için önemli olan, radikal demokrasidir. Sözde bir demokrasi değil, halkı, sivil toplum başta olmak üzere bir çok kesimi buna katacak, önerilerini alacak, bununla ilgili plan projeler hazırlayacak bir anlayışa ihtiyacımız var" diye konuşan Türk, Ortadoğu'nun bir bataklığa dönüştüğü uyarısında bulundu ve ekledi:

“Ortadoğu’da görüyoruz ki herkes Kürtlerin geleceklerini karartmaya yönelik bir çalışma içinde. Bir birine düşman olan Esad ile devlet (Türkiye), yarın yan yana gelecek. Diğerleri de yan yana gelecekler. Bütün mesele nedir? Ortadoğu’da veya bu coğrafyada Kürtler herhangi bir hakka sahip olmasın. Özgür demokratik bir yaşamı da çok görüyorlar. Birbirini eleştirenler, birbirine hakaret edenler, bugün yavaş yavaş biraraya geliyorlar. Böyle bir durum karşısında,  Kürtlerde kendi içlerinde bir birliği oluşturmak zorundadır. Bunu görerek, bu birlik nasıl sağlanır, bu gün bunun tartışmasını yapmak gerekiyor”

Haberin tamamını buradan okuyabilirsiniz

Related Articles

مقالات ذات صلة

İlgili yazılar